T.C.

ADALET BAKANLIĞI

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

 

SAYI   :B030HİG0000003-172-2004                                                                                  ANKARA

KONU : Velayet                                                                                                               ..../..../2004

             

 

 

 

İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA

(Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü)

 

 

İLGİ :a-01.04.2004 tarih ve 15439 sayılı yazınız.

            b-14.04.2004 tarih ve 15516 sayılı yazınız.

 

 

            Türk Medenî Kanununun Velâyet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin görüş isteminde bulunan ilgi (a) ve (b) yazılarınız, ekleri ve konu incelendi.

 

            4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 335.maddesi uyarınca; “Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklarda ana ve babanın velâyeti altında kalır.”

 

            Evlilik birliği devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. (MK.mad.336). Aynı Kanunun 352.maddesine göre de; “Ana ve baba velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler; kural olarak hesap ve güvence vermezler. Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hakim müdahale eder.” Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş, hakime çocuğun malvarlığının dökümünü gösterir bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorundadır. (MK.mad.353)

 

            20 Ağustos 2003 tarihli ve 25195sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Medenî Kanununun Velâyet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün, “Çocuğun ve Mallarının Korunması” kenar başlıklı İkinci Bölümünün 4.maddesi; “Ana ve babadan birinin ölümü halinde nüfus memuru veya evliliğin mahkeme kararı ile sona ermesi halinde kararı veren mahkeme, sağ kalan veya velâyet kendisine verilen eşin yerleşim yeri aile mahkemesine, yoksa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirlediği mahkemeye durumu derhal bildirir. Mahkeme, belirleyeceği süre içinde, sağ kalan veya velâyet kendisine verilen eşten çocuğun varsa, mal varlığının dökümünü gösteren bir defter vermesini ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşecek önemli değişiklikleri de bildirmesini ister.

 

            Hakim, ana ve babanın, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemeleri halinde, Türk Medenî Kanununun 360 ve 361 inci maddelerinde öngörülen önlemleri alır ve gerekli işlemleri yapar.” hükmü yeralmakta olup, bu hükümden de anlaşılacağı üzere; herhangi bir nedenle ölüm halinde nüfus memuru, boşanma halinde Asliye Hukuk Mahkemesi hüküm kesinleştiğinde keyfiyeti, hayatta kalan veya velâyet hakkını kullanma yetkisi kendisine verilen ana veya babanın ikametgahındaki görevli mahkemeye derhal haber verir.

 

            Bu maddede atıf yapılan Türk Medenî Kanununun 360 ve 361.maddelerinde de çocuğun mallarının korunmasında alınacak önlemler ve yönetimin ana ve babadan alınması konuları hükme bağlanmıştır.

 

            Bu yasal düzenlemeler gözetildiğinde ve Tüzüğün yukarıda yazılı maddesinde yeralan “Ana ve babadan birinin ölümü halinde nüfus memuru..... mahkemeye durumu derhal bildirir.” hükmü karşısında, çocuğun mallarının korunması için nüfus memurunun durumu derhal mahkemeye bildirmesi gerektiği düşünülmektedir.

 

            Bilgilerinize arz olunur.

           

 

 

Genel Müdür