T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

 

 

SAYI    :B030HİG0000003-9-2005                                                

KONU  :İhtiyati Tedbir                                                                                          ..../..../2005

               

 

 

 

 

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANLIĞI

 (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığına)

 

 

 

            İlgi yazınız ve eklerinin incelenmesinden; ................... ili, ............ ilçesinde bulunan 73 parsel sayılı, ................ adına kayıtlı, 23250 m2 lik taşınmazın tapu kaydında, ......... 2.Sulh Hukuk Mahkemesince konulan 10.01.1962 tarihli ve 19 yevmiye nolu tedbir şerhi bulunması nedeniyle, sözü edilen taşınmazın ................. adına tesciline ilişkin, .................... 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.09.2004 tarihinde kesinleşen 29.12.2003 tarih ve 2002/1237 Esas, 2003/1178 Karar sayılı kararının infazı talebinin karşılanmasında; ihtiyati tedbir şerhini koyduran .............. 2.Sulh Hukuk Tereke Hakimliğinin “tedbir kararına konu dosya arşivdeki aramalara rağmen bulunamadığından dolayı tedbirin kalktığına veya devam ettiğine dair bir bilgi de mevcut olmadığından gereğinin takdirinin müdürlüğünüze ait olduğu ......” şeklindeki yazısı karşısında tereddüte düşülmekle, konu hakkında Bakanlığımızdan görüş talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

 

            İhtiyati tedbir kararı, dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek ve böyle bir sonuç doğuracak nitelikte olmayan, ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi veya önemli bir zararı dava süresince önlemek için ve yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere verilen muvakkat bir karar olup, bu karar doğrultusunda, konusu para ya da kural olarak paradan başka şeylere (haklara, menkul mallara, gayrımenkullere) ilişkin davalarda, taraflar arasında çekişmeli olan ve dava konusu yapılan şey için önleyici ve koruyucu nitelikte bir işlem yapılmaktadır.

 

            Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 101.maddesine göre ihtiyati tedbir, menkul ve gayrimenkul malların aynının çelişmeli olması halinde, bunun haciz veya yedi adle tevdiine, çekişmeli şeyin muhafazası için lazım gelen her türlü tedbirin alınmasına, Medeni Kanun ile muayyen hallerde nafaka alınmasına, ayrılık veya boşanma davası üzerine gerekli muvakkat tedbirlerin konulmasına ilişkin olabilir. Aynı Kanunun 103.maddesi uyarınca, 101.madde dışındaki hallerde de ihtiyati tedbir kararı alınabilmesi mümkün olup, bu suretle ihtiyati tedbirin bürünebileceği şekilleri tayin bakımından hâkime geniş bir serbesti tanınmıştır.

 

            İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce istenebileceği gibi dava açıldıktan sonra da, davaya bakmakta olan mahkemeden istenebilmekte ve mahkemece talep haklı görülürse ihtiyati tedbir kararı verilmektedir.

 

            Taşınmazlar açısından konu irdelendiğinde; mahkemelerce dava konusu olan veya dava konusu yapılacak olan ve aynı (mülkiyeti) taraflar arasında çekişmeli bulunan bir taşınmazın başkasına devredilmesini önlemek için devrinin yasaklanmasına karar verilebileceği, buna göre de, ihtiyati tedbir olarak, aynı çekişmeli bulunan dava konusu taşınmazın haczine karar verildiği takdirde, bu haczin temlik hakkının tahdidi olarak tapu siciline şerh verildiği, ihtiyati tedbir olarak, mahkemece 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1011.maddesinde düzenlenen geçici tescile de karar verilebileceği görülmektedir.

 

            Her iki halde de, yani haciz ve geçici tescil halinde, taşınmaz üzerindeki mülkiyetten gayri ayni hak iddiaları güvence altına alınmış olur. Ancak bu tedbirler yeterli değildir. Çünkü gerek temlik hakkının tahdidini içeren şerhte, gerek geçici tescilde davalı taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunabilir. Bu sakıncayı önlemek içinde uygulamada ihtiyati tedbir olarak, taşınmazın ferağdan menine karar verilmektedir. H.U.M.K’nun 101.maddesinde her ne kadar “haciz” terimi kullanılmakta ise de, mahkemeler ihtiyati tedbir kararlarını taşınmaz malın aynına taallûk eden bir ihtilaf sebebiyle verdiklerinden, ihtiyati tedbir kararının tapu dairelerine tevdii üzerine sicile şerh verilmesi halinde, bu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir kararı kalkmadıkça üçüncü şahıs lehine hak doğurucu hiçbir işlem yapılmaması gerekmektedir. Nitekim, bu husus, 07.07.1967 gün ve 1390 sayılı genelgeniz ile teşkilatınıza da duyurulmuştur.

 

            İhtiyati tedbir kararının kalkması sonucunu doğuran haller ise; H.U.M.K’nun 109.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde esas hakkındaki davanın açılmamış olması; H.U.M.K’nun 111.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının verilmesini gerektiren durum ve şartların değişmesi halinde mahkemece ihtiyati tedbirin kaldırılması ve H.U.M.K’nun 112.maddesine göre mahkemece ihtiyati tedbirin devamına karar verildiği yazılı değilse, esas hakkındaki hükmün tefhim veya tebliğ edilmesi halleridir.

 

            Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; somut olaydaki ............. 6.Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2002/1237 Esas, 2003/1178 Karar sayılı kararın infazı ile ilgili olarak yapılacak değerlendirme sonucunda ne gibi bir işlem yapılması gerektiğinin idarenizce belirlenmesi uygun olacaktır.

 

            Bilgilerine arz ederim.

 

 

Genel Müdür