İCRA VE İFLÂS KANUNU*

       Kanun No: 2004                                                                                                                                                                                                                                                                                           Kabul Tarihi: 9/6/1932

  

BİRİNCİ BAP

Teşkilat ve Muhtelif Hükümler

 

İcra daireleri ve memurları

Madde 1.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/1 md.) Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.

Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca atanacak bir icra müdürü ile yeteri kadar yardımcı ve mahallince atanacak katip, mübaşir ve sair müstahdemler bulun­durulur.

Ayrıca icra müdürü olmıyan yerlerde bu vazife mahkeme yazı işleri müdürleri tarafından görülür.

Adalet teşkilatı sulh mahkemesinden ibaret bulunan yerlerde Adalet Bakan­lığı bu mahkemelere görmeye yetkili olduğu işlerce icra yetkisini vere­bilir. Bu tak­dirde icra müdürüne ait görev ve yetkiler mahkeme yazı işleri müdürü, yokluğu ha­linde zabıt katibi tarafından yerine getirilir.

Birden ziyade asliye mahkemesi olan yerlerde Adalet Bakanlığı icra dairele­rini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine bağlamaya yetki­lidir.

İflâs daireleri

Madde 2.- Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflâs dai­resi bulunur.

Birinci madde iflasları daireleri hakkında da caridir.

İcra iflâs dairelerinin birleştirilmesi

Madde 3.- İcra ve iflâs işleri bir dairede birleştirilebilir.

İcra mahkemesi

Madde 4.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/1 md.) İcra ve iflâs dai­releri­nin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu­nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlı­ğınca icra mahkemesinin birden fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda icra mahke­mesi daireleri numaralandırılır. İcra mahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Ku­rulunca belirlenir. Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine adlî yargı adalet komis­yonu baş­kanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflâs dairelerinin muamelele­rine yönelik şikâyetleri ve itirazları inceler, bu dai­relerin gözetim ve denetimle­rini yapar, idarî işlerine bakar.

İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bu­lacak şi­kayet ve itirazların icra mahkemesi o mahkemenin hâkimidir.

Sorumluluk

Madde 5.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/1 md.) İcra ve iflâs dairesi görev­lilerinin kusurlarından doğan tazminat da­vaları, an­cak idare aleyhine açılabilir. Dev­letin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklı­dır. Bu davalara adliye mahkeme­lerinde bakılır.

Zimmet

Madde 6.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/2 md.) İcra dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza al­tına alı­nan paraların, ilgili memur tarafın­dan zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçiri­len miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden ve tazmin yo­lunda bir hükme hacet kal­maksızın Hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır. Devletin asıl so­rumlu­lara rücu hakkı saklıdır.

Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı

Madde 7.- Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğ­rendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçme­siyle zamanaşımına uğrar.

Şu kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanun­ları bu fiili daha uzun bir müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza zamanaşımı cari olur.

Tutanaklar

Madde 8.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/4 md.) İcra ve iflâs daireleri yap­tıkları muamelelerle kendilerine vakı talep ve be­yanlar hakkında bir tutanak yapar­lar. Sözlü itirazlar ile talep ve be­yanların altları ilgililer ve icra müdürü veya yar­dımcısı veya katibi tarafından imzalanır.

 

İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir.

İcra ve iflâs dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar mu­teberdir.

Para ve değerli eşyanın tevdii

Madde 9.- (Değişik: 6/8/1997 – 4301/19 md.) İcra ve iflâs dai­releri al­dıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri, nihayet ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar Adalet Bakanlığınca uygun görülen banka­lardaki hesaplarına ya­tırmaya, banka bulunmayan yer­lerde icra veya mah­keme kasalarında muhafazaya, kasa bulunmayan yerlerde ise mal sandıkla­rına bırakmaya mecburdurlar.

İş görmekten memnuiyet

Madde 10.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/6 md.) İcra ve iflâs işle­rine ba­kan memur ve müstahdemler

1. Kendisinin,

2. Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımla­rının,

3. Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şah­sın,

Menfaati olan işleri göremeyip derhal icra mahkemesine haber vermeye mec­burdur. İcra mahkemesi müracaatı yerinde görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde katiplerinden birine verir.

İcra hâkimi ve yardımcılarının reddi

Madde 10/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/7 md.) İcra hâkimi veya yar­dımcı­ları reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Mu­hakeme­leri Kanunundaki hü­kümler uygula­nır. Ret talebinde bulunan dilekçe­sinde ret sebep­lerini delilleri ile birlikte bildirmek zorundadır.

Ret talebinin reddi hakkındaki kararın temyizi, icra hâkiminin işe bakıp karar vermesine mani değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın bozulması halinde reddedilen hâkimin verdiği kararın yerine getirilmesi geri bıra­kılır. Bozma kararına uyularak ret talebi kesin surette kabul edilirse karar kaldırılır. 40 ıncı madde hü­kümleri kıyasen uygulanır.

Memnu işler

Madde 11.- Tetkik vazifesini gören hâkimler ve icra ve iflâs memur ve müs­tahdemleri, dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle olursa olsun kendileri veya başkaları he­saplarına bir akit ya­pamazlar. Yaparlarsa hükümsüzdür.

İcra dairesine ödeme

Madde 12.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/8 md.) İcra dairesi, takibedil-mekte olan bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafın­dan ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu mik­tar borcundan kurtu­lur.

Gözetim ve denetim

Madde 13.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/3 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003 – 4949/2 md.) İcra ve iflâs daireleri, 4 üncü maddedeki esaslara göre icra mahkemesi hâkiminin daimî gö­zetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler Cumhu­riyet savcıları ve adalet müfettişleri vasıtası ile dene­time tabi tutulur. Cum­huriyet savcıları bu dai­releri yılda en az bir defa denetlerler.

İcra ve iflâs memur ve yardımcılarının disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerinden dolayı, haklarında Devlet Memurları Kanununun disiplin ceza­larına ilişkin hükümleri uygulanır.

Birinci teftiş

Madde 13/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/9 md.) 13 üncü maddeye göre Cum­huriyet savcılarınca ilk defa yapılacak tef­tişin, geçen bir yıllık işlemlere şamil olmak üzere her sene Ocak ayı içinde yapılması ve düzenlenecek raporların birer örneğinin icra ve iflâs dairesi ile Cumhuriyet savcılı­ğında saklanması, diğer örneğinin ise en geç o ayın sonunda Adalet Bakanlığına gön­derilmesi gereklidir.

Teftişlerin yapılması, savcılıkların açık olması hallerinde bunun kimler tara­fından yerine getirileceği ve teftiş raporlarının nasıl düzenleneceği yö­netmelikte belirtilir.

Tüzük, Yönetmelik ve Yargıtay kararları

Madde 14.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/10 md.) Bu Kanunun uygulama şekli tüzükle, icra ve iflâs daireleri ile icra mahkemelerinde tutulacak defterlerle dosyaların ve diğer basılı kağıtların dü­zenlenme şekil­leri Adalet Bakanlığınca hazır­lanacak yönetmelikle tayin ve tesbit olunur.

 (Yürürlükten kalktı: 6/6/1985 – 3222/47 md.)

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/3 md.) Yargıtay, icra ve iflâs işle­rine ait karar­la­rın tamamını düzenli olarak yayımlar. Buna ilişkin esaslar Yar­gıtay tarafından yö­netmelikle düzenlenir.

Harçlar

Madde 15.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) İcra ve iflâs harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmak­sızın tahsil olunur.

İcra takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra mahkemesi tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve mütea­kip maddelerine tevfikan ittihaz olunur.

Şikayet ve şartlar

Madde 16.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Kanunun hallini mahke­meye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflâs dairelerinin yaptığı mu­ameleler hakkında kanuna muhalif olma­sından veya hadi­seye uygun bulunmama­sından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenil­diği tarih­ten yedi gün içinde yapı­lır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bıra­kılma­sından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

Şikayet üzerine yapılacak muameleler

Madde 17.- Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan mua­mele ya bozulur, yahut düzeltilir.

Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.

Yargılama usulleri

Madde 18.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/11 md.) İcra mahkemesine arzedilen hususlarda basit yargılama usulü uygulanır.

Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/4 md.) Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; du­ruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruş­maya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine gel­diği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zo­run­luluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.

 

MÜDDETLER

 

Başlaması ve bitmesi

Madde 19.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/12 md.) Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.

Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müdde­tin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde biter.

Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takipeden günde biter.

Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.

Müddetlerin değiştirilmemesi

Madde 20.- Bu Kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün mukave­leler hükümsüzdür. Ancak her hangi bir müddetin geçmesinden isti­fade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şa­hıslara tesir etmez.

İcra tebliğleri

Madde 21.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/13 md.) İcra dairelerince yapıla­cak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olur. Bu tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir.

İlâmda ve 38 inci maddeye göre ilâm hükmünde sayılan belgelerle ipo­tek se­nedinde yazılı olan adresi değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter vasıtasiyle bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı takdirde Tebligat Kanununun 35 inci maddesi uygulanır.

Adres değişikliği, yukarıdaki fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tara­fından diğer tarafa tebliğ olunduğu halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanunu­nun 35 inci maddesinden faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği bütün zararları yüzde 15 fazlasiyle ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343 üncü maddedeki ceza da uygulanır.

İcranın durdurulması

Madde 22.- Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı dur­dur­maz.

Kanundaki ıstılahlar

Madde 23.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Bu Kanunun tatbikında: (ipotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, 
irat senetlerini, gemi ipotekle­rini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş taşın­maz rehinlerini, taşın­maz mü­kellefiyetlerini, 
bazı taşınmazlar üzerindeki hususi imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelele­rini,
 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/5 md.) (Taşınır rehni) tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940 ıncı maddesinde 
öngörülen re­hinleri, ticarî işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri, 
Sadece (rehin) tabiri, (ipotek) ve (taşınır rehni) tabirlerine giren bü­tün ta­şı­nır ve taşınmaz rehinlerini ihtiva eder.
 (Taşınmaz) tabiri, gemi siciline kayıtlı olan gemilere de şamildir. Diğer ge­miler bu Kanun hükmünce taşınır sayılır.

 

İKİNCİ BAP

İlâmların İcrası

 

I. PARA VE TEMİNATTAN BAŞKA BORÇLAR HAKKINDA İLÂMLARIN İCRASI

Taşınır teslimi

Madde 24.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/14 md.) Bir taşınırın teslimine dair olan ilâm icra dairesine verilince icra mü­dürü bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.

İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyad­ları ile şöhret ve yerleşim yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu, ilâmın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya tem­yiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakıl­ması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri ic­raya devam olunacağı yazılır.

Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.

Yedinde bulunmazsa ilâmda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilâmda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki [1] rayice göre takdir olunur.

Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yer­lerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak ce­vaba göre tayin edilir.

İlgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır.

26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları, gemi siciline kayıtlı olmıyan ge­miler hakkında da uygulanır.

 

Çocuk teslimi

Madde 25.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Çocuk teslimine dair olan ilâm icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde çocu­ğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilâm hükmü zorla icra olunur.

Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur.

Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilâmın icrası

Madde 25/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/15 md.) Çocukla şahsi münasebetle­rin düzenlenmesine dair ilâm hükmünün ye­rine ge­tirilmesi talebi üze­rine icra mü­dürü, küçüğün ilâm hükümleri dairesinde lehine hü­küm verilen tarafla şahsi münase­bette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilâm hükmünun zorla yerine getiri­leceğini borçluya 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilâm hükmüne aykırı hareketin 341 inci mad­dedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır.

Borçlu bu emri tutmazsa ilâm hükmü zorla yerine getirilir. Borçlu ala­caklının şikayeti üzerine ayrıca 341 inci maddeye göre cezalandırılır.

Çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icra­sında uzman bulundurulması

Madde 25/b.- (Ek: 17/7/2003 – 4949/7 md.) Çocukların teslimine ve ço­cukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrası, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yer­lerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir.

Taşınmaz tahliye ve teslimi

1. Borçlunun elinde ise

Madde 26.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Bir taşınmaz veya bir ge­minin tahliye ve teslimine dair olan ilâm icra daire­sine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği sure­tiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emre­der.

Borçlu taşınmazı veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilâmın hükmü zorla icra olunur.

Alacaklıya teslim olunan taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmak­sızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.

Bunların içinde bulunup da ilâmda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkür eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklı­dan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra daire­since hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almak­tan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü icra mahkemesinin karariyle bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. (Değişik son cümle: 17/7/2003 – 4949/8 md.) Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlı­ğınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırılır.

2. Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise

Madde 27.- Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hüküm­den evvel tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir. Şu kadar ki suini­yet sahibi üçüncü şahıs­lara karşı umumi hükümler mahfuzdur.

 (Ek: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Gemi siciline kayıtlı olan gemi, borçlunun elinde bulunmazsa alacaklı borçlunun gemiyi işgal etmekte olan şahsa karşı sahip olduğu hakları haiz olur. Şu kadar ki, gemi üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline geçirilmiş bir akit sebebiyle işgal edilmekte ise birinci fıkra hükmü tatbik olunur.

Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu ve gemi sicil dairelerine tebliği

Madde 28.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mah­keme da­vacının talebine hacet kal­maksızın hükmün tefhimi ile beraber hula­sasını tapu ve gemi sicili dairelerine bildi­rir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmaz veya gemi­nin kaydına şerh verir. Bu şerh Medeni Kanunun 920 nci maddesinin ikinci fıkrası ve tescil edilmiş gemiler hakkında da Ticaret Kanu­nunun 879 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tabidir.

Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu veya gemi sicili dairesine bildirir.

Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü

Madde 29.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Hükmün tapu veya gemi sicili dairesine bildirilmesinden sonraki te­beddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur.

Şu kadar ki, o yer veya gemide bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildi­ren bir tapu veya gemi sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.

Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâmlar[2]

Madde 30.- Bir işin yapılmasına mütedair ilâm icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilâmda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder.

Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse ya­pılması için lazımgelen masraf icra müdürü tarafından ehlivukufa takdir et­tirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat et­mezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.

İlâm, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi ta­rafından ilâmın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilâm hük­müne muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldı­racak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine getirilir.

İrtifak haklariyle gemi üzerindeki intifa haklarına mütedair ilâmlar

Madde 31.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Bir irtifak hakkının veya gemi siciline kayıtlı olan bir gemi üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına ya­hut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilâm icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde 7 günlük bir icra emri gönde­rir. Borçlu muhalefet ederse ilâmın hükmü zorla icra olu­nur.

II. PARA VE TEMİNAT VERİLMESİ HAKKINDAKİ İLÂMLARIN İCRASI

İcra emri ve muhtevası

Madde 32.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/16 md.) Para borcuna veya temi­nat verilmesine dair olan ilâm icra dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazı­lanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat veril­mezse icra mahkemesinden veya tem­yiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mah­kemeden icranın geri bırakıl­masına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapıla­cağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olu­nacağı, mal beyanında bulunmaz veya[3] hakikata muha­lif beyanda bulunursa hapis ile cezalandı­rılacağı ihtar edilir.

İcranın geri bırakılması

Madde 33.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/17 md.) İcra emrinin tebliği üze­rine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun          za­ma­naşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re`sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mah­keme önünde ikrar olunmuş se­netle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.

İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re`sen ya­pılmış veya tasdik olun­muş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.

İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak tem­yiz süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul edile­cek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefa­leti göstermek şartiyle temyiz yoluna gidebilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine temyiz süresi içinde yeter malı haczedil­mişse bu fık­rada yazılı teminatı göstermeye lüzum yok­tur.

Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.

İlâmın zamanaşımına uğradığı iddiası

Madde 33/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/18 md.) İlamın zamanaşımına uğra­dığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğra­dığı iddiaları icra mahkemesi tara­fından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya de­vamına karar verilir.

Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğin­den sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilâmın zamanaşımına uğra­dığı hususu kesin hüküm teşkil eder.

İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası bu­rada da uygulanır.

III. MÜŞTEREK HÜKÜMLER

İcranın nereden isteneceği

Madde 34.- İlâmların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Ala­caklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yerini icra dairesine havalesini isteyebilir.

Takibin başlaması

Madde 35.- Takip, ilâmın icra dairesine tevdii ile başlar. İstiyen alacaklıya kayıt numarasını mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber verilir.

İcranın geri bırakılması için verilecek mühlet

Madde 36.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/19 md.) İlâmı temyiz eden borçlu hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıyme­tinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehin veya mu­teber banka kefaleti göste­rirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı kar­şıla­yacak malı mahcuz ise icranın geri bırakıl­ması için Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafın­dan kendi­sine münasip bir mühlet verilir. Bu mühlet ancak zaru­ret halinde uzatılabi­lir.

Borçlu, Devlet veya adli müzaherete nail bir kimse ise teminat gös­termek mecburiyeti yoktur.

Ücreti ilgililer tarafından verilirse Yargıtayca icranın geri bırakılması hak­kındaki karar icra dairesine telgrafla bildirilir.

Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet verilemez.

Yargıtayca hüküm bozulduğu takdirde borçlunun müracaatı üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmiyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.

Yargıtayca ilâmın onanması halinde, alacaklının talebi üzerine, başkaca mua­meleye hacet kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir, mal ve haklar ise, malın nev`ine göre icra memurluğunca paraya çevrilir. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

Haciz veya iflâs istemek yetkisi

Madde 37.- İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemiyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir.

İlâm mahiyetini haiz belgeler

Madde 38.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/20 md.) Mahkeme huzurunda ya­pılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re`sen tanzim edilen noter se­net­leri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilâmların icrası hak­kındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefa­letleri müteselsil kefalet hük­mündedir.

Zamanaşımı

Madde 39.- İlâma müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.

Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.

İcranın iadesi

Madde 40.- Bir ilâmın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.

Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra nakzedılipte aleyhinde icra yapıl­mış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kati bir ilâmla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski ha­line iade olunur.

Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gel­mez.

Umumi hükümler

Madde 41.- Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan di­ğer hükümleri ilâma müstenit takiplerde de cereyan eder.

 

ÜÇÜNCÜ BAP

İlâmsız Takip

 

I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI

Para borcu ve teminat için takip

Madde 42.- Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflâs suretiyle cereyan eder.

İflasa tabi şahıslar hakkındaki takip

Madde 43.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/21 md.) İflas yolu ile takip, an­cak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacir­ler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıs­lar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kim­seler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.

Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bıra­kıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.

Ticareti terk edenler

Madde 44.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/22 md.) Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gös­teren bir mal beyanında bu­lunmaya mecburdur. Keyfiyet tica­ret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve ala­caklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vası­talarla ilân olunur. İlân masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.

Bu ilân tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflâs yolu ile takip yapılabilir.

Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müd­detle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez.

Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi ni­yetle elde ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/11 md.) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bil­diri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.

Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen ka­nuni müd­det içinde değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece icra müdürü marifetiyle ve bu Kanun hükümleri daire­sinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu mad­dede yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.

Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar

Madde 45.- Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şa­hıslar­dan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip ya­pabilir. Ancak rehi­nin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alaca­ğını iflâs veya haciz yoliyle takip edebilir.

Poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.

İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intiha­bına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflâs yollarına müracaat olunabilir.

 (Ek: 27/5/1933 – 2228/1 md.; Yürürlükten kalktı: 29/6/1956 – 6763/42 md.)

Haciz yoliyle takip

1. Umumiyetle

Madde 46.- Takip diğer bütün hallerde haciz yoliyle yapılır. Borçlu tüccar sı­fatını yeni iktisap etmişse bundan evvel aleyhinde talep edilmiş hacizler iflasına hükmolunmadıkça eskisi gibi icra olunur.

2. Hukuku amme borçları

Madde 47.- Para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi hak­kındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu Kanunun hükümleri cereyan eder.

Zabıt ve müsadere edilen eşyanın paraya çevrilmesi

Madde 48.- Devletin cezai ve mali kanunları mucibince zabıt ve müsaadere edilmiş olan şeylerin paraya çevrilmesi o kanunların hükümlerine göre yapılır.

Rehin karşılığı ödünç verenler

Madde 49.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/23 md.) Rehin karşılığı yapılan ödünç verme işlerinde Medeni Kanun ile Türkiye Cum­huriyeti Ziraat Bankası ve Türkiye Emlak Kredi Bankasının özel kanunla­rında paraya çevirmeye dair hükümleri saklıdır.

II. YETKİ

Yetki ve itirazları

Madde 50.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhake­meleri Ka­nununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu ka­dar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.

Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi ta­ra­fından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.

İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Mu­hakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.

III. TATİLLER VE TALİKLER

Tatiller

1. Bütün borçlular hakkında

Madde 51.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/24 md.) Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. An­cak, gece iş görülen yer­lerde gece vakti hasılat haczi mümkün­dür. Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapıla­bileceği gibi muhafaza tedbir­leri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir.

Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip mu­amelesi yapı­lamaz.

2. Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde

Madde 52.- Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.

3. Terekenin borçlarında

Madde 53.- Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır.

İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olun­mamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder.

Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çev­rilmesi veya haciz yollariyle kabildir.

4. Tutukluluk ve hükümlülük halinde

Madde 54.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/25 md.) Mümessili olmıyan bir tu­tuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olma­dıkça, icra müdürü bir mümessil tayin et­mesi için kendi­sine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip icra dai­resine bildirmiyen tu­tuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapıla­bilir.

5. Askerlik halinde

Madde 54/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/26 md.) Askerlik hizmetinin de­vamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuş­ları (uzman veya uzatmalı çavuş ve onba­şılar hariç) aleyhine takipte, icra müdürü, bir mümessil tayin etmesi için kendi­sine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyenler hakkında takibe devam olu­nur.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapıla­bilir.

6. Borçlunun ağır hastalığı halinde

Madde 55.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/27 md.) Takip borçlunun mümes­sil tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır has­talığın resmi belge ile tahakkuku lazım­dır.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz ya­pılabilir.

Talikın müddetlerin cereyanına tesiri

Madde 56.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/28 md.) Takip talikleri esna­sında müddetlerin cerayanı durmaz. Müddetin ni­hayeti bir talik gününe rastlarsa müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatılır.

IV. İCRA TEBLİĞLERİ

İcra tebliğleri

Madde 57.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/29 md.) İcraya ait tebliğlerde Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak borçlu, kendilerine kanunen mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra müdürü kısa bir zamanda mümessil tayin edilmesini ait olduğu makamdan ister.

Tebliğ, Medeni Kanunun 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olan­ların meslek veya sanatına mütaallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendile­rine yapılır.

V. TAKİP TALEBİ

Takip talebi ve muhtevası

Madde 58.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/30 md.) Takip talebi icra müdü­rüne yazı ile veya sözlü olarak yapılır.

Talepte şunlar gösterilir:

1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, (Ek ibare: 2/4/1998 – 4358/3 md.) vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerini; ala­caklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye`de göstereceği yerleşim yeri (yerle­şim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır);

2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, (Ek ibare: 2/4/1998 – 4358/3 md.) alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik nu­marası, şöhret ve yer­leşim yeri;

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçı­ların adı, soyadı, şöhret ve yerleşim yerleri;

3. (Değişik: 17/7/2003 – 4949/12 md.) Alacağın veya istenen te­minatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.

Takip masrafları

Madde 59.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/4 md.) Takip masrafları borç­luya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği mu­amelenin masrafını ve ayrıca takip tale­binde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre ya­pabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans ola­rak peşinen öder.

Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

VI. ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ

1. Ödeme emri ve muhtevası

Madde 60.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/31 md.) Takip talebi üzerine icra dairesi bir ödeme emri yazar.

Emir

1. 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,

2. Borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, borç teminat ve­rilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,

3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra taki­binde senedin kendisinden sadır sayılacağı,

Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak du­ruş­mada hazır bulunması; buna uymazsa vakı itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği,

Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hak­kına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi,

İhtarını,

4. Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre içinde 74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulun­mazsa hapisle tazyik olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını,

5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beya­nını,

İhtiva eder.

Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderi­lir, di­ğeri icra dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha ve­rilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki mu­teber sayılır.

Alacaklıya verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir.

2. Ödeme emrinin tebliği

Madde 61.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/32 md.) Ödeme emri borçluya ta­kip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir. Takip belgeye daya­nıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır.

Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmı­nın bir mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olmak üzere her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır.

Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi bunların ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğe gönderir.

Kanunen eklenmesi gereken müddetler saklıdır.

Borçlu hakkında bir icra dairesinde ayrı ayrı günlerde birden ziyade takip talebinde bulunulmuş ise bunlardan hiçbirinde kendisinden daha eski olan talepten önce ödeme emri tebliğe gönderilemez.

İtiraz

1. Süresi ve şekli

Madde 62.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/33 md.) İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itiba­ren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildir­meye mecbur­dur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003 – 4949/13 md.) İti­raz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan mas­raftan memur şahsen sorumlu­dur.

 (Değişik 17/7/2003 – 4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu mad­deye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemle­rine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla bir­likte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.

Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.[4]

(Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 – 4949/103 md.)

Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itira­zında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senet­teki imzayı kabul etmiş sayılır.

Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.

2. İtiraz sebepleri

Madde 63.- (Değişik: 17/7/2003 – 4949/14 md.) İtiraz eden borçlu, iti­razın kaldırılması duruşmasında, alacaklının da­yandığı senet metninden anlaşılan­lar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişlete­mez.

 

3. Alacaklıya verilecek nüsha

Madde 64.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) İtiraz, alacaklıya mahsus ödeme emri nüshasına kaydedilir. İtiraz vakı ol­mazsa bu husus dahi işaret olunur.

Bu nüsha itirazdan sonra veya itiraz müddetinin bitmesi üzerine alacaklıya verilir.

4. Gecikmiş itiraz

Madde 65.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/35 md.) Borçlu kusuru olmaksı­zın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edeme­miş ise paraya çevirme muame­lesi bitinceye kadar itiraz edebilir.

Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gös­terir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur.

İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadi­senin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üze­rinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadı­ğına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi ha­linde borçludan alınan mas­raflar kendisine iade olunur.

Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itira­zın kal­dırılmasını sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir.

Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü ka­rarının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahke­meye baş­vurmazsa haciz kalkar.

5. İtirazın hükmü

Madde 66.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/36 md.) Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde de­ğilse ala­caklının talebi üzerine icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulun­muşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.

Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini istiyebilir.

 

 

6. İtirazın hükümden düşürülmesi[5]

a. İtirazın iptali5

Madde 67.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mah­kemeye baş­vurarak, genel hükümler daire­sinde alacağının varlığını ispat su­retiyle itirazın ipta­lini dava edebilir.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının hak­sız­lığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin ta­hammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

 (Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 – 4949/103 md.)

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hüküm­ler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

b. İtirazın kesin olarak kaldırılması[6]

Madde 68.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikra­rını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetki­leri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müste­nitse, alacaklı itirazın kendisine teb­liği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içeri­sinde itirazın kaldırılması is­tenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz.

Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.
İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur.
Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilâm 
getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri 
sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.
 (Değişik: 9/11/1988 - 3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hâkim, 
68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği tak­dirde 
alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu
 oranında para cezasına mah­kûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava so­nuna kadar tehir 
olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait ol­madığını ispat ederse bu ceza kalkar.
Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini 
imza tatbikatı için hazır bulundur­maya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti 
olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun da­yandığı belgede yazılı miktar hak­kındaki itirazın kaldırılması talebinden vaz­geçmiş sayılır.
(Ek: 6/6/1985 - 3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988 - 3494/2 md.) (De­ğişik birinci cümle: 17/7/2003 - 4949/16 md.) 
İtirazın kaldı­rılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, 
diğer tarafın talebi üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazmi­nata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası 
açarsa, ya­hut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava so­nuna kadar tehir olunur ve dava lehine 
sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan taz­minat kalkar.
c. İtirazın geçici olarak kaldırılması[7]
Madde 68/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/39 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/17 md.) Takibin dayan­dığı se­net 
hususî olup, imza itiraz sıra­sında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı iti­razın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay 
içinde itirazın geçici olarak kaldı­rılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan iza­hat alır.
Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde 
yapılacak du­ruşmada, ma­zeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki 
çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir.
Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve at­tıracağı imza ile yapılacak mukayese ve incelemelerden 
veya diğer delil ve karine­lerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın mu­vakkaten 
kaldırılmasına karar verir. Hâkim lüzum gö­rürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bi­lirkişi 
incelemesi de yaptıra­bilir.
İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hü­kümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü 
fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
 (Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması 
halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılma­sına ve borçlunun sözü edi­len senede 
dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkû­miyetine karar verilir. Duruşmaya gelme­yen borçlunun 
itirazının muvakkaten kaldı­rılmasına ve hakkında para ceza­sına karar verilebilmesi için keyfiyetin daveti­yeye yazılması şarttır.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) İcra hâkimi, imzanın borç­luya aidi­ye­tine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede 
dayanan takip konusu ala­cağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası 
açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kaza­nırsa bu ceza kalkar.
Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç ala­caklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, 
hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren 
borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı ta­kip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin 
yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.
 (Ek: 6/6/1985 - 3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) İti­razın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde
 borçlu, bu talebin reddi ha­linde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm 
edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat da­vası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan 
tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kal­kar.
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işle­yen kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması
Madd