İCRA VE İFLÂS KANUNU*

       Kanun No: 2004                                                                                                                                                                                                                                                                                           Kabul Tarihi: 9/6/1932

  

BİRİNCİ BAP

Teşkilat ve Muhtelif Hükümler

 

İcra daireleri ve memurları

Madde 1.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/1 md.) Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.

Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca atanacak bir icra müdürü ile yeteri kadar yardımcı ve mahallince atanacak katip, mübaşir ve sair müstahdemler bulun­durulur.

Ayrıca icra müdürü olmıyan yerlerde bu vazife mahkeme yazı işleri müdürleri tarafından görülür.

Adalet teşkilatı sulh mahkemesinden ibaret bulunan yerlerde Adalet Bakan­lığı bu mahkemelere görmeye yetkili olduğu işlerce icra yetkisini vere­bilir. Bu tak­dirde icra müdürüne ait görev ve yetkiler mahkeme yazı işleri müdürü, yokluğu ha­linde zabıt katibi tarafından yerine getirilir.

Birden ziyade asliye mahkemesi olan yerlerde Adalet Bakanlığı icra dairele­rini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine bağlamaya yetki­lidir.

İflâs daireleri

Madde 2.- Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflâs dai­resi bulunur.

Birinci madde iflasları daireleri hakkında da caridir.

İcra iflâs dairelerinin birleştirilmesi

Madde 3.- İcra ve iflâs işleri bir dairede birleştirilebilir.

İcra mahkemesi

Madde 4.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/1 md.) İcra ve iflâs dai­releri­nin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu­nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlı­ğınca icra mahkemesinin birden fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda icra mahke­mesi daireleri numaralandırılır. İcra mahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde iş dağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Ku­rulunca belirlenir. Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine adlî yargı adalet komis­yonu baş­kanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflâs dairelerinin muamelele­rine yönelik şikâyetleri ve itirazları inceler, bu dai­relerin gözetim ve denetimle­rini yapar, idarî işlerine bakar.

İcra yetkisini haiz sulh mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bu­lacak şi­kayet ve itirazların icra mahkemesi o mahkemenin hâkimidir.

Sorumluluk

Madde 5.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/1 md.) İcra ve iflâs dairesi görev­lilerinin kusurlarından doğan tazminat da­vaları, an­cak idare aleyhine açılabilir. Dev­letin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklı­dır. Bu davalara adliye mahkeme­lerinde bakılır.

Zimmet

Madde 6.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/2 md.) İcra dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza al­tına alı­nan paraların, ilgili memur tarafın­dan zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçiri­len miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden ve tazmin yo­lunda bir hükme hacet kal­maksızın Hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır. Devletin asıl so­rumlu­lara rücu hakkı saklıdır.

Zarar ve ziyan davasının zamanaşımı

Madde 7.- Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğ­rendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçme­siyle zamanaşımına uğrar.

Şu kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanun­ları bu fiili daha uzun bir müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza zamanaşımı cari olur.

Tutanaklar

Madde 8.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/4 md.) İcra ve iflâs daireleri yap­tıkları muamelelerle kendilerine vakı talep ve be­yanlar hakkında bir tutanak yapar­lar. Sözlü itirazlar ile talep ve be­yanların altları ilgililer ve icra müdürü veya yar­dımcısı veya katibi tarafından imzalanır.

 

İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir.

İcra ve iflâs dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar mu­teberdir.

Para ve değerli eşyanın tevdii

Madde 9.- (Değişik: 6/8/1997 – 4301/19 md.) İcra ve iflâs dai­releri al­dıkları paraları ve kıymetli evrak ve değerli şeyleri, nihayet ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar Adalet Bakanlığınca uygun görülen banka­lardaki hesaplarına ya­tırmaya, banka bulunmayan yer­lerde icra veya mah­keme kasalarında muhafazaya, kasa bulunmayan yerlerde ise mal sandıkla­rına bırakmaya mecburdurlar.

İş görmekten memnuiyet

Madde 10.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/6 md.) İcra ve iflâs işle­rine ba­kan memur ve müstahdemler

1. Kendisinin,

2. Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımla­rının,

3. Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu bir şah­sın,

Menfaati olan işleri göremeyip derhal icra mahkemesine haber vermeye mec­burdur. İcra mahkemesi müracaatı yerinde görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde katiplerinden birine verir.

İcra hâkimi ve yardımcılarının reddi

Madde 10/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/7 md.) İcra hâkimi veya yar­dımcı­ları reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Mu­hakeme­leri Kanunundaki hü­kümler uygula­nır. Ret talebinde bulunan dilekçe­sinde ret sebep­lerini delilleri ile birlikte bildirmek zorundadır.

Ret talebinin reddi hakkındaki kararın temyizi, icra hâkiminin işe bakıp karar vermesine mani değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın bozulması halinde reddedilen hâkimin verdiği kararın yerine getirilmesi geri bıra­kılır. Bozma kararına uyularak ret talebi kesin surette kabul edilirse karar kaldırılır. 40 ıncı madde hü­kümleri kıyasen uygulanır.

Memnu işler

Madde 11.- Tetkik vazifesini gören hâkimler ve icra ve iflâs memur ve müs­tahdemleri, dairelerince takip edilmekte olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle olursa olsun kendileri veya başkaları he­saplarına bir akit ya­pamazlar. Yaparlarsa hükümsüzdür.

İcra dairesine ödeme

Madde 12.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/8 md.) İcra dairesi, takibedil-mekte olan bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafın­dan ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu mik­tar borcundan kurtu­lur.

Gözetim ve denetim

Madde 13.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/3 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003 – 4949/2 md.) İcra ve iflâs daireleri, 4 üncü maddedeki esaslara göre icra mahkemesi hâkiminin daimî gö­zetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler Cumhu­riyet savcıları ve adalet müfettişleri vasıtası ile dene­time tabi tutulur. Cum­huriyet savcıları bu dai­releri yılda en az bir defa denetlerler.

İcra ve iflâs memur ve yardımcılarının disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerinden dolayı, haklarında Devlet Memurları Kanununun disiplin ceza­larına ilişkin hükümleri uygulanır.

Birinci teftiş

Madde 13/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/9 md.) 13 üncü maddeye göre Cum­huriyet savcılarınca ilk defa yapılacak tef­tişin, geçen bir yıllık işlemlere şamil olmak üzere her sene Ocak ayı içinde yapılması ve düzenlenecek raporların birer örneğinin icra ve iflâs dairesi ile Cumhuriyet savcılı­ğında saklanması, diğer örneğinin ise en geç o ayın sonunda Adalet Bakanlığına gön­derilmesi gereklidir.

Teftişlerin yapılması, savcılıkların açık olması hallerinde bunun kimler tara­fından yerine getirileceği ve teftiş raporlarının nasıl düzenleneceği yö­netmelikte belirtilir.

Tüzük, Yönetmelik ve Yargıtay kararları

Madde 14.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/10 md.) Bu Kanunun uygulama şekli tüzükle, icra ve iflâs daireleri ile icra mahkemelerinde tutulacak defterlerle dosyaların ve diğer basılı kağıtların dü­zenlenme şekil­leri Adalet Bakanlığınca hazır­lanacak yönetmelikle tayin ve tesbit olunur.

 (Yürürlükten kalktı: 6/6/1985 – 3222/47 md.)

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/3 md.) Yargıtay, icra ve iflâs işle­rine ait karar­la­rın tamamını düzenli olarak yayımlar. Buna ilişkin esaslar Yar­gıtay tarafından yö­netmelikle düzenlenir.

Harçlar

Madde 15.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) İcra ve iflâs harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmak­sızın tahsil olunur.

İcra takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra mahkemesi tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve mütea­kip maddelerine tevfikan ittihaz olunur.

Şikayet ve şartlar

Madde 16.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Kanunun hallini mahke­meye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflâs dairelerinin yaptığı mu­ameleler hakkında kanuna muhalif olma­sından veya hadi­seye uygun bulunmama­sından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenil­diği tarih­ten yedi gün içinde yapı­lır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bıra­kılma­sından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

Şikayet üzerine yapılacak muameleler

Madde 17.- Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan mua­mele ya bozulur, yahut düzeltilir.

Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.

Yargılama usulleri

Madde 18.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/11 md.) İcra mahkemesine arzedilen hususlarda basit yargılama usulü uygulanır.

Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/4 md.) Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; du­ruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruş­maya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine gel­diği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zo­run­luluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.

 

MÜDDETLER

 

Başlaması ve bitmesi

Madde 19.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/12 md.) Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.

Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müdde­tin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde biter.

Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takipeden günde biter.

Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.

Müddetlerin değiştirilmemesi

Madde 20.- Bu Kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün mukave­leler hükümsüzdür. Ancak her hangi bir müddetin geçmesinden isti­fade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şa­hıslara tesir etmez.

İcra tebliğleri

Madde 21.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/13 md.) İcra dairelerince yapıla­cak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olur. Bu tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir.

İlâmda ve 38 inci maddeye göre ilâm hükmünde sayılan belgelerle ipo­tek se­nedinde yazılı olan adresi değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter vasıtasiyle bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı takdirde Tebligat Kanununun 35 inci maddesi uygulanır.

Adres değişikliği, yukarıdaki fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tara­fından diğer tarafa tebliğ olunduğu halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanunu­nun 35 inci maddesinden faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği bütün zararları yüzde 15 fazlasiyle ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343 üncü maddedeki ceza da uygulanır.

İcranın durdurulması

Madde 22.- Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı dur­dur­maz.

Kanundaki ıstılahlar

Madde 23.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Bu Kanunun tatbikında: (ipotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, 
irat senetlerini, gemi ipotekle­rini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş taşın­maz rehinlerini, taşın­maz mü­kellefiyetlerini, 
bazı taşınmazlar üzerindeki hususi imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelele­rini,
 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/5 md.) (Taşınır rehni) tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940 ıncı maddesinde 
öngörülen re­hinleri, ticarî işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri, 
Sadece (rehin) tabiri, (ipotek) ve (taşınır rehni) tabirlerine giren bü­tün ta­şı­nır ve taşınmaz rehinlerini ihtiva eder.
 (Taşınmaz) tabiri, gemi siciline kayıtlı olan gemilere de şamildir. Diğer ge­miler bu Kanun hükmünce taşınır sayılır.

 

İKİNCİ BAP

İlâmların İcrası

 

I. PARA VE TEMİNATTAN BAŞKA BORÇLAR HAKKINDA İLÂMLARIN İCRASI

Taşınır teslimi

Madde 24.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/14 md.) Bir taşınırın teslimine dair olan ilâm icra dairesine verilince icra mü­dürü bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.

İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyad­ları ile şöhret ve yerleşim yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu, ilâmın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya tem­yiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakıl­ması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri ic­raya devam olunacağı yazılır.

Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir.

Yedinde bulunmazsa ilâmda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilâmda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki [1] rayice göre takdir olunur.

Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yer­lerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak ce­vaba göre tayin edilir.

İlgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır.

26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları, gemi siciline kayıtlı olmıyan ge­miler hakkında da uygulanır.

 

Çocuk teslimi

Madde 25.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Çocuk teslimine dair olan ilâm icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde çocu­ğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilâm hükmü zorla icra olunur.

Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur.

Çocukla şahsi münasebet tesisine dair ilâmın icrası

Madde 25/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/15 md.) Çocukla şahsi münasebetle­rin düzenlenmesine dair ilâm hükmünün ye­rine ge­tirilmesi talebi üze­rine icra mü­dürü, küçüğün ilâm hükümleri dairesinde lehine hü­küm verilen tarafla şahsi münase­bette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilâm hükmünun zorla yerine getiri­leceğini borçluya 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilâm hükmüne aykırı hareketin 341 inci mad­dedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır.

Borçlu bu emri tutmazsa ilâm hükmü zorla yerine getirilir. Borçlu ala­caklının şikayeti üzerine ayrıca 341 inci maddeye göre cezalandırılır.

Çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icra­sında uzman bulundurulması

Madde 25/b.- (Ek: 17/7/2003 – 4949/7 md.) Çocukların teslimine ve ço­cukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrası, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yer­lerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir.

Taşınmaz tahliye ve teslimi

1. Borçlunun elinde ise

Madde 26.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Bir taşınmaz veya bir ge­minin tahliye ve teslimine dair olan ilâm icra daire­sine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği sure­tiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emre­der.

Borçlu taşınmazı veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilâmın hükmü zorla icra olunur.

Alacaklıya teslim olunan taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmak­sızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.

Bunların içinde bulunup da ilâmda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkür eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklı­dan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra daire­since hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almak­tan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü icra mahkemesinin karariyle bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. (Değişik son cümle: 17/7/2003 – 4949/8 md.) Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlı­ğınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırılır.

2. Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise

Madde 27.- Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hüküm­den evvel tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir. Şu kadar ki suini­yet sahibi üçüncü şahıs­lara karşı umumi hükümler mahfuzdur.

 (Ek: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Gemi siciline kayıtlı olan gemi, borçlunun elinde bulunmazsa alacaklı borçlunun gemiyi işgal etmekte olan şahsa karşı sahip olduğu hakları haiz olur. Şu kadar ki, gemi üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline geçirilmiş bir akit sebebiyle işgal edilmekte ise birinci fıkra hükmü tatbik olunur.

Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu ve gemi sicil dairelerine tebliği

Madde 28.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mah­keme da­vacının talebine hacet kal­maksızın hükmün tefhimi ile beraber hula­sasını tapu ve gemi sicili dairelerine bildi­rir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmaz veya gemi­nin kaydına şerh verir. Bu şerh Medeni Kanunun 920 nci maddesinin ikinci fıkrası ve tescil edilmiş gemiler hakkında da Ticaret Kanu­nunun 879 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tabidir.

Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu veya gemi sicili dairesine bildirir.

Taşınmaz hakkındaki hükümden sonra yedin tebeddülü

Madde 29.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Hükmün tapu veya gemi sicili dairesine bildirilmesinden sonraki te­beddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur.

Şu kadar ki, o yer veya gemide bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildi­ren bir tapu veya gemi sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.

Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâmlar[2]

Madde 30.- Bir işin yapılmasına mütedair ilâm icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilâmda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder.

Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse ya­pılması için lazımgelen masraf icra müdürü tarafından ehlivukufa takdir et­tirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat et­mezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.

İlâm, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi ta­rafından ilâmın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilâm hük­müne muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldı­racak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine getirilir.

İrtifak haklariyle gemi üzerindeki intifa haklarına mütedair ilâmlar

Madde 31.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Bir irtifak hakkının veya gemi siciline kayıtlı olan bir gemi üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına ya­hut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilâm icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde 7 günlük bir icra emri gönde­rir. Borçlu muhalefet ederse ilâmın hükmü zorla icra olu­nur.

II. PARA VE TEMİNAT VERİLMESİ HAKKINDAKİ İLÂMLARIN İCRASI

İcra emri ve muhtevası

Madde 32.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/16 md.) Para borcuna veya temi­nat verilmesine dair olan ilâm icra dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazı­lanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat veril­mezse icra mahkemesinden veya tem­yiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mah­kemeden icranın geri bırakıl­masına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapıla­cağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olu­nacağı, mal beyanında bulunmaz veya[3] hakikata muha­lif beyanda bulunursa hapis ile cezalandı­rılacağı ihtar edilir.

İcranın geri bırakılması

Madde 33.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/17 md.) İcra emrinin tebliği üze­rine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun          za­ma­naşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re`sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mah­keme önünde ikrar olunmuş se­netle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.

İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re`sen ya­pılmış veya tasdik olun­muş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.

İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak tem­yiz süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul edile­cek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefa­leti göstermek şartiyle temyiz yoluna gidebilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine temyiz süresi içinde yeter malı haczedil­mişse bu fık­rada yazılı teminatı göstermeye lüzum yok­tur.

Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.

İlâmın zamanaşımına uğradığı iddiası

Madde 33/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/18 md.) İlamın zamanaşımına uğra­dığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğra­dığı iddiaları icra mahkemesi tara­fından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya de­vamına karar verilir.

Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğin­den sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilâmın zamanaşımına uğra­dığı hususu kesin hüküm teşkil eder.

İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası bu­rada da uygulanır.

III. MÜŞTEREK HÜKÜMLER

İcranın nereden isteneceği

Madde 34.- İlâmların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Ala­caklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yerini icra dairesine havalesini isteyebilir.

Takibin başlaması

Madde 35.- Takip, ilâmın icra dairesine tevdii ile başlar. İstiyen alacaklıya kayıt numarasını mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber verilir.

İcranın geri bırakılması için verilecek mühlet

Madde 36.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/19 md.) İlâmı temyiz eden borçlu hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıyme­tinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehin veya mu­teber banka kefaleti göste­rirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı kar­şıla­yacak malı mahcuz ise icranın geri bırakıl­ması için Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafın­dan kendi­sine münasip bir mühlet verilir. Bu mühlet ancak zaru­ret halinde uzatılabi­lir.

Borçlu, Devlet veya adli müzaherete nail bir kimse ise teminat gös­termek mecburiyeti yoktur.

Ücreti ilgililer tarafından verilirse Yargıtayca icranın geri bırakılması hak­kındaki karar icra dairesine telgrafla bildirilir.

Nafaka hükümlerinde böyle bir mühlet verilemez.

Yargıtayca hüküm bozulduğu takdirde borçlunun müracaatı üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmiyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.

Yargıtayca ilâmın onanması halinde, alacaklının talebi üzerine, başkaca mua­meleye hacet kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir, mal ve haklar ise, malın nev`ine göre icra memurluğunca paraya çevrilir. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

Haciz veya iflâs istemek yetkisi

Madde 37.- İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemiyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir.

İlâm mahiyetini haiz belgeler

Madde 38.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/20 md.) Mahkeme huzurunda ya­pılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re`sen tanzim edilen noter se­net­leri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilâmların icrası hak­kındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefa­letleri müteselsil kefalet hük­mündedir.

Zamanaşımı

Madde 39.- İlâma müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.

Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.

İcranın iadesi

Madde 40.- Bir ilâmın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.

Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra nakzedılipte aleyhinde icra yapıl­mış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kati bir ilâmla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski ha­line iade olunur.

Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gel­mez.

Umumi hükümler

Madde 41.- Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan di­ğer hükümleri ilâma müstenit takiplerde de cereyan eder.

 

ÜÇÜNCÜ BAP

İlâmsız Takip

 

I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI

Para borcu ve teminat için takip

Madde 42.- Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflâs suretiyle cereyan eder.

İflasa tabi şahıslar hakkındaki takip

Madde 43.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/21 md.) İflas yolu ile takip, an­cak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacir­ler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıs­lar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kim­seler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.

Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bıra­kıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.

Ticareti terk edenler

Madde 44.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/22 md.) Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gös­teren bir mal beyanında bu­lunmaya mecburdur. Keyfiyet tica­ret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve ala­caklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vası­talarla ilân olunur. İlân masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.

Bu ilân tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflâs yolu ile takip yapılabilir.

Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müd­detle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez.

Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi ni­yetle elde ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/11 md.) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bil­diri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.

Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen ka­nuni müd­det içinde değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece icra müdürü marifetiyle ve bu Kanun hükümleri daire­sinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu mad­dede yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.

Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar

Madde 45.- Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şa­hıslar­dan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip ya­pabilir. Ancak rehi­nin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alaca­ğını iflâs veya haciz yoliyle takip edebilir.

Poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.

İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intiha­bına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflâs yollarına müracaat olunabilir.

 (Ek: 27/5/1933 – 2228/1 md.; Yürürlükten kalktı: 29/6/1956 – 6763/42 md.)

Haciz yoliyle takip

1. Umumiyetle

Madde 46.- Takip diğer bütün hallerde haciz yoliyle yapılır. Borçlu tüccar sı­fatını yeni iktisap etmişse bundan evvel aleyhinde talep edilmiş hacizler iflasına hükmolunmadıkça eskisi gibi icra olunur.

2. Hukuku amme borçları

Madde 47.- Para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi hak­kındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu Kanunun hükümleri cereyan eder.

Zabıt ve müsadere edilen eşyanın paraya çevrilmesi

Madde 48.- Devletin cezai ve mali kanunları mucibince zabıt ve müsaadere edilmiş olan şeylerin paraya çevrilmesi o kanunların hükümlerine göre yapılır.

Rehin karşılığı ödünç verenler

Madde 49.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/23 md.) Rehin karşılığı yapılan ödünç verme işlerinde Medeni Kanun ile Türkiye Cum­huriyeti Ziraat Bankası ve Türkiye Emlak Kredi Bankasının özel kanunla­rında paraya çevirmeye dair hükümleri saklıdır.

II. YETKİ

Yetki ve itirazları

Madde 50.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhake­meleri Ka­nununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu ka­dar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.

Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi ta­ra­fından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.

İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Mu­hakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.

III. TATİLLER VE TALİKLER

Tatiller

1. Bütün borçlular hakkında

Madde 51.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/24 md.) Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. An­cak, gece iş görülen yer­lerde gece vakti hasılat haczi mümkün­dür. Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapıla­bileceği gibi muhafaza tedbir­leri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir.

Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip mu­amelesi yapı­lamaz.

2. Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde

Madde 52.- Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.

3. Terekenin borçlarında

Madde 53.- Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır.

İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olun­mamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder.

Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çev­rilmesi veya haciz yollariyle kabildir.

4. Tutukluluk ve hükümlülük halinde

Madde 54.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/25 md.) Mümessili olmıyan bir tu­tuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olma­dıkça, icra müdürü bir mümessil tayin et­mesi için kendi­sine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip icra dai­resine bildirmiyen tu­tuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapıla­bilir.

5. Askerlik halinde

Madde 54/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/26 md.) Askerlik hizmetinin de­vamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuş­ları (uzman veya uzatmalı çavuş ve onba­şılar hariç) aleyhine takipte, icra müdürü, bir mümessil tayin etmesi için kendi­sine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyenler hakkında takibe devam olu­nur.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapıla­bilir.

6. Borçlunun ağır hastalığı halinde

Madde 55.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/27 md.) Takip borçlunun mümes­sil tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır has­talığın resmi belge ile tahakkuku lazım­dır.

Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz ya­pılabilir.

Talikın müddetlerin cereyanına tesiri

Madde 56.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/28 md.) Takip talikleri esna­sında müddetlerin cerayanı durmaz. Müddetin ni­hayeti bir talik gününe rastlarsa müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatılır.

IV. İCRA TEBLİĞLERİ

İcra tebliğleri

Madde 57.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/29 md.) İcraya ait tebliğlerde Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak borçlu, kendilerine kanunen mümessil tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra müdürü kısa bir zamanda mümessil tayin edilmesini ait olduğu makamdan ister.

Tebliğ, Medeni Kanunun 159 ve 396 ncı maddelerine göre mezun olan­ların meslek veya sanatına mütaallik muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendile­rine yapılır.

V. TAKİP TALEBİ

Takip talebi ve muhtevası

Madde 58.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/30 md.) Takip talebi icra müdü­rüne yazı ile veya sözlü olarak yapılır.

Talepte şunlar gösterilir:

1. Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, (Ek ibare: 2/4/1998 – 4358/3 md.) vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerini; ala­caklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye`de göstereceği yerleşim yeri (yerle­şim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır);

2. Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, (Ek ibare: 2/4/1998 – 4358/3 md.) alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik nu­marası, şöhret ve yer­leşim yeri;

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçı­ların adı, soyadı, şöhret ve yerleşim yerleri;

3. (Değişik: 17/7/2003 – 4949/12 md.) Alacağın veya istenen te­minatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;

Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.

Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir.

Takip masrafları

Madde 59.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/4 md.) Takip masrafları borç­luya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği mu­amelenin masrafını ve ayrıca takip tale­binde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre ya­pabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans ola­rak peşinen öder.

Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

VI. ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ

1. Ödeme emri ve muhtevası

Madde 60.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/31 md.) Takip talebi üzerine icra dairesi bir ödeme emri yazar.

Emir

1. 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları,

2. Borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, borç teminat ve­rilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,

3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra taki­binde senedin kendisinden sadır sayılacağı,

Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak du­ruş­mada hazır bulunması; buna uymazsa vakı itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği,

Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hak­kına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi,

İhtarını,

4. Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre içinde 74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulun­mazsa hapisle tazyik olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını,

5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beya­nını,

İhtiva eder.

Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderi­lir, di­ğeri icra dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha ve­rilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki mu­teber sayılır.

Alacaklıya verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir.

2. Ödeme emrinin tebliği

Madde 61.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/32 md.) Ödeme emri borçluya ta­kip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir. Takip belgeye daya­nıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır.

Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmı­nın bir mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesna olmak üzere her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır.

Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi bunların ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğe gönderir.

Kanunen eklenmesi gereken müddetler saklıdır.

Borçlu hakkında bir icra dairesinde ayrı ayrı günlerde birden ziyade takip talebinde bulunulmuş ise bunlardan hiçbirinde kendisinden daha eski olan talepten önce ödeme emri tebliğe gönderilemez.

İtiraz

1. Süresi ve şekli

Madde 62.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/33 md.) İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itiba­ren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildir­meye mecbur­dur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003 – 4949/13 md.) İti­raz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan mas­raftan memur şahsen sorumlu­dur.

 (Değişik 17/7/2003 – 4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu mad­deye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemle­rine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla bir­likte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.

Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.[4]

(Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 – 4949/103 md.)

Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itira­zında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senet­teki imzayı kabul etmiş sayılır.

Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.

2. İtiraz sebepleri

Madde 63.- (Değişik: 17/7/2003 – 4949/14 md.) İtiraz eden borçlu, iti­razın kaldırılması duruşmasında, alacaklının da­yandığı senet metninden anlaşılan­lar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişlete­mez.

 

3. Alacaklıya verilecek nüsha

Madde 64.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) İtiraz, alacaklıya mahsus ödeme emri nüshasına kaydedilir. İtiraz vakı ol­mazsa bu husus dahi işaret olunur.

Bu nüsha itirazdan sonra veya itiraz müddetinin bitmesi üzerine alacaklıya verilir.

4. Gecikmiş itiraz

Madde 65.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/35 md.) Borçlu kusuru olmaksı­zın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edeme­miş ise paraya çevirme muame­lesi bitinceye kadar itiraz edebilir.

Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gös­terir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur.

İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadi­senin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üze­rinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadı­ğına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi ha­linde borçludan alınan mas­raflar kendisine iade olunur.

Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itira­zın kal­dırılmasını sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir.

Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü ka­rarının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahke­meye baş­vurmazsa haciz kalkar.

5. İtirazın hükmü

Madde 66.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/36 md.) Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde de­ğilse ala­caklının talebi üzerine icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulun­muşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.

Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini istiyebilir.

 

 

6. İtirazın hükümden düşürülmesi[5]

a. İtirazın iptali5

Madde 67.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mah­kemeye baş­vurarak, genel hükümler daire­sinde alacağının varlığını ispat su­retiyle itirazın ipta­lini dava edebilir.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının hak­sız­lığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin ta­hammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

 (Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 – 4949/103 md.)

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hüküm­ler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

b. İtirazın kesin olarak kaldırılması[6]

Madde 68.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikra­rını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetki­leri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müste­nitse, alacaklı itirazın kendisine teb­liği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içeri­sinde itirazın kaldırılması is­tenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz.

Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.
İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur.
Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilâm 
getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri 
sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.
 (Değişik: 9/11/1988 - 3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hâkim, 
68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği tak­dirde 
alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu
 oranında para cezasına mah­kûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava so­nuna kadar tehir 
olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait ol­madığını ispat ederse bu ceza kalkar.
Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini 
imza tatbikatı için hazır bulundur­maya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti 
olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun da­yandığı belgede yazılı miktar hak­kındaki itirazın kaldırılması talebinden vaz­geçmiş sayılır.
(Ek: 6/6/1985 - 3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988 - 3494/2 md.) (De­ğişik birinci cümle: 17/7/2003 - 4949/16 md.) 
İtirazın kaldı­rılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, 
diğer tarafın talebi üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazmi­nata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası 
açarsa, ya­hut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava so­nuna kadar tehir olunur ve dava lehine 
sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan taz­minat kalkar.
c. İtirazın geçici olarak kaldırılması[7]
Madde 68/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/39 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/17 md.) Takibin dayan­dığı se­net 
hususî olup, imza itiraz sıra­sında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı iti­razın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay 
içinde itirazın geçici olarak kaldı­rılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan iza­hat alır.
Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde 
yapılacak du­ruşmada, ma­zeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki 
çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir.
Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve at­tıracağı imza ile yapılacak mukayese ve incelemelerden 
veya diğer delil ve karine­lerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın mu­vakkaten 
kaldırılmasına karar verir. Hâkim lüzum gö­rürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bi­lirkişi 
incelemesi de yaptıra­bilir.
İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hü­kümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü 
fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
 (Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması 
halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılma­sına ve borçlunun sözü edi­len senede 
dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkû­miyetine karar verilir. Duruşmaya gelme­yen borçlunun 
itirazının muvakkaten kaldı­rılmasına ve hakkında para ceza­sına karar verilebilmesi için keyfiyetin daveti­yeye yazılması şarttır.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) İcra hâkimi, imzanın borç­luya aidi­ye­tine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede 
dayanan takip konusu ala­cağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası 
açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kaza­nırsa bu ceza kalkar.
Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç ala­caklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, 
hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren 
borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı ta­kip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin 
yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.
 (Ek: 6/6/1985 - 3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) İti­razın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde
 borçlu, bu talebin reddi ha­linde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm 
edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat da­vası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan 
tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kal­kar.
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işle­yen kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması
Madde 68/b.- (Ek: 9/11/1988 - 3494/4 md.) Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredi­lerde 
krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleş­mesinde belirt­tiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen
 dö­nemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmele­rinde yazılı faiz tahak­kuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap 
özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003 - 4949/18 md.) Sözleşmede gösterilen adresin 
değiştiril­mesi, yurt içinde bir adre­sin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğu­rur; yeni adresin 
bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski ad­rese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Süresi içinde gönderilen[8] hesap özetinin muhtevasına, alındığından itiba­ren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap 
özetinin gerçeğe aykırılı­ğını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir.
Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve[9] krediyi kullandıran tarafından 
usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen bel­gelerden sayılırlar. 
Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu hüküm 
bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu ol­duğu hallerde de aynen uygulanır. 

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/18 md.) Krediyi kullanan tarafın kredi he­sabının kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname içeri­ğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının kesilmesi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiş bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin muhtevasına itiraz edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan kal­dırmaz. Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri hak­kında ikinci fıkra hükümleri uygulanır.

İtirazın muvakkaten kaldırılmasının hükümleri

Madde 69.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/40 md.) İtirazın muvakkaten kal­dırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine mu­vakkat haciz konur.

İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden iti­baren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerle­şim yeri mahke­mesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinle­nebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde 15 ini ilk duruşma gü­nüne kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur.

Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa iti­razın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir.

Davanın reddi hakkındaki kararı temyiz eden borçlu, ayrıca 36 ncı madde hü­kümlerini yerine getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet istiyebilir.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/5 md.) Borçtan kurtulma davasında haksız çı­kan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde kırkından aşağı olma­mak üzere mü­nasip bir tazminatla mahkûm edilir.

Karar ve müddet

Madde 70.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/41 md.) İcra mahkemesi, iti­ra­zın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder ve 18 inci madde hük­müne göre kararını verir.

İcra mahkemesinin karariyle takibin talik veya iptali

Madde 71.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/42 md.) Borçlu, takibin kesinleş­mesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacak­lının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tas­dikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir.

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğra­dığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

Menfi tesbit ve istirdat davaları

Madde 72.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabi­lir.

İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üze­rine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabi­linde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacak­lıya verilmemesini istiyebilir.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticele­nirse ih­ti­yati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen te­minattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağla­nır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğ­radığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alaca­ğın yüzde kırkından aşağı olamaz.

Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da öden­miş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.

Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu ol­madığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mah­kemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.

Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulun­duğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkeme­sinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecbur­dur.

Hususi hükümler

Madde 73.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/44 md.) Rehnin paraya çevril­mesi yoliyle takipteki ödeme emirleri için 146, 147, 149/b, 150, 150/a; iflâs yoliyle adi takipteki ödeme emirleri için 155 ve 156 ve kambiyo senetleri hakkındaki hususi takip usullerindeki ödeme emir­leri için 168 ilâ 170 ve 171 ve 172 nci maddelerdeki hususi hükümler uygula­nır.

 

DÖRDÜNCÜ BAP

Haciz Yoliyle Takip

 

I. MAL BEYANI

Beyanın muhteviyatı

Madde 74.- Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıs­lar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek mikta­rın nevi ve mahi­yet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre ge­çim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeye­bileceğini yazı ile veya şifa­hen icra dairesine bildirmesidir.

Beyan mecburiyeti müddeti, başlangıcı

Madde 75.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/8 md.) İtirazının iptaline veya kat`i veya muvakkat surette kaldırılmasına ka­rar ve­rilen borçlu, bu kararın kendi­sine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki mad­dede gösterildiği üzere be­yanda bulunmaya mecburdur.

İptal veya kaldırma kararı borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kara­rın tefhiminden başlar.

Hapis ile tazyik

Madde 76.- (Değişik: 24/5/1962 – 51/1 md.) Mal beyanında bulunmıyan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulunun­caya kadar icra mahkemesi hâkimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez.

Sonradan kazanılan veya ziyadeleşen malların beyanı

Madde 77.- İcra dairesine vakı olan beyanda malı olmadığını bildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut beyandan imtina etmiş olan borçlu sonra­dan kazandığı malları ve kazancında ve gelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkür daireye taahhütlü mektupla veya şifahi olarak bildirmeğe mecburdur.

II. HACİZ

Haciz

1. Talep müddeti

Madde 78.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Ödeme emrindeki müd­det geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı refolunduktan sonra mal beyanını bekle­meksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilir.

 (Değişik: 6/6/1985 – 3222/9 md.) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunla­rın vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra daire­sinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit söz­leşmesinin ihlaline kadar ge­çen zaman hesaba katılmaz.

Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu ve­sika hiç bir harç ve resme tabi değildir.

Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.

Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebi­nin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme ta­lebi üzerine yeniden harç alınır. Yenileme masraf ve harçları borçluya tahmil edil­mez.

2. Hacze başlama müddeti

Madde 79.- İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar.

(Değişik 6/6/1985 – 3222/10 md.) Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar. Bu halde hacizle ilgili şikayetler, istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahke­mesince çözümlenir. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/19 md.) Resmî sicile kayıtlı mal­ların haczi, takibin yapıldığı icra dairesince, kaydına işletilmek suretiyle doğru­dan da yapılabilir.

Haciz yapan memurun salahiyeti      

Madde 80.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) İcra müdürü haczi kendi yapabileceği gibi yardımcı veya katiplerinden birinede yaptırabilir.

Borçlu haciz sırasında malın bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bu­lundurul­ması mümkün olmazsa haciz, gıyabında yapılır.

Talep vukuunda borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmağa vesair eşyayı gös­termeğe mecburdur. Bu yerler icabında zorla açtırılır.

 (Değişik: 18/2/1965 – 538/45 md.) Haczi yapan memur, borçlunun üze­rinde para, kıymetli evrak, altın veya gümüş veya diğer kıymetli şey­leri sakladığını anlar ve borçlu bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şah­sına karşı kuvvet istimal edilebilir.

Zabıta memurlariyle muhtarların vazifeleri

Madde 81.- Zor kullanma hususunda bütün zabıta memurları icra mü­dürünün yazılı müracaatı üzerine kendisine muavenet ve emirlerini ifa et­mekle mükelleftir­ler.

Köylerde haczi yapan memurun emirlerini muhtarlar da ifaya mecbur­durlar.

Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar

Madde 82.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/46 md.) Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:

1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösteri­len mal­lar,

2. Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasiyle borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,

3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,

4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; de­ğilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alât ve edevat ve kitapları ve ara­bacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,

5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih ede­ceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunla­rın üç aylık yem ve yataklıkları,

6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu,

7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ, bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alât ve edevat,

Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesi­nin mai­şetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve ya­taklıkları,

8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere te­sis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,

9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağ­lanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiye­leri,

Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numa­ralı Ka­nun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,

10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,

11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak muta­zarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,

12. Borçlunun haline münasip evi (ancak evin kıymeti fazla ise bede­linden ha­line münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır).

Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.

Kısmen haczi caiz olan şeyler

Madde 83.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilâma müste­nit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandık­ları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.

 (Değişik: 12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

Önceden yapılan anlaşmalar

Madde 83/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/47 md.) 82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair ön­ceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.

Yavrulu hayvanların haczi

Madde 83/b.- (Ek: 18/2/1965 – 538/47 md.) Hayvan hacizlerinde, ana­ları tarafından beslenme ve bakılmaya muhtaç olan yavrular analarından ayrı haczedilemiyecekleri gibi bunların anaları da yavrularından ayrı haczedilemezler.

Taşınmaz rehni kapsamındaki eklentinin haczi

Madde 83/c.- (Ek: 9/11/1988 – 3494/7 md.) Taşınmaz rehni ipo­tek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı olarak haczedi­lemez.

Türk Kanunu Medenisinin 777 nci maddesi hükmü saklıdır.

 

Yetişmemiş mahsullerin haczi

Madde 84.- Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri yetişmeleri zama­nından en çok iki ay evvel haczolunabilir. Bu suretle haczedilen mahsul­lerin borçlu tarafından başkasına devri haczeden alacaklıya karşı hükümsüz olup icranın deva­mına mani olmaz.

Alacağı taşınmaz rehinle temin edilmiş olan alacaklının mütemmim cüz olarak merhunun yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakka halel gelmez. Şu kadar ki mürtehin rehinin icraca paraya çevrilmesi için mahsulle­rin yetişmesinden evvel takip talebinde bulunmuş olmalıdır.

Taşınır ve taşınmaz malların haczi

Madde 85.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Borçlunun kendi ye­dinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşın­mazlarından ve alacak ve hakların­dan alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yete­cek miktarı haczolunur.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/8 md.) Borçlu, yahut borçlu ile bir­likte malı elinde bulunduran şahıslar[10] taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkının bulunması veya taşınır malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına geçerilmesini ta­lep etmek, haczi yapan memur da borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları[11] bu beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mal­lar ile üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.

Ancak haczolunan taşınmaz artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun it­fasına yetecek taşınır mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse ta­şınmaz üzerinde haciz baki kalmak üzere önce gösterilen taşınır veya alacak da haczolunur.

Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve ha­sılat ve menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez.

Hasılatı paraya çevirme masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraf­larını tecavüz etmeyeceği muhakkak olan şeyler haczolunmaz.

Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.

Taşınır mallarda haczin neticeleri

Madde 86.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/48 md.) Borçlu, alacaklının muva­fakati ve icra müdürünün müsaadesi alınmaksı­zın mahcuz taşınır mallarda ta­sarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.

Haczedilmiş olan taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümle­rine da­yanarak iyi niyetle iktisabettiği haklar saklıdır.

İyi niyet kaidelerine aykırı olarak mahcuz taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın iktisabettiği haklar, alacaklının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği nispette batıldır.

Kıymet takdiri

Madde 87.- Haczi yapan memur, haczettiği malın kıymetini takdir eder. İca­bında ehli vukufa müracaat edebilir.

Mahcuz malları muhafaza tedbirleri

1. Taşınırlar hakkında

Madde 88.- Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçe­ler ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dai­resi muhafaza eder.

Diğer taşınır mallar masrafı peşinen alacaklıdan alınarak münasip bir yerde muhafaza altına alınır. Alacaklı muvafakat ederse istenildiği zaman verilmek şartiyle muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/21 md.) Üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedilince, alacaklının muvafakatı ve üçüncü şahsın kabulü hâlinde üçüncü şahsa yediemin olarak bırakılır.

İcra dairesi üçüncü bir şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza al­tına alabilir. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/21 md.) Ticarî işletme rehni kapsamın­daki taşınırlar ise, icra dairesince satılmalarına karar verilmesinden sonra muha­faza altına alınabilir. Bu mallar paraya çevrilmediği takdirde geri verilir.

 (Ek: 6/6/1985 – 3222/11 md.; Değişik: 17/7/2003 – 4949/21 md.) Adalet Bakanlığı, mahcuz malların muhafazası için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabileceği gibi; Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vak­fına da açtırabilir veya işletme hakkını verebilir. (Ek cümleler: 14/7/2004 – 5219/4 md.) Alınacak depo ve garaj ücretleri Adalet Bakanlığınca belirlenir. Bu yerlerin çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterilir.

 (Ek: 6/6/1985 – 3222/11 md.; Değişik: 17/7/2003 – 4949/21 md.) İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine hacizli malın bırakıl­mış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafaza­sına gerek kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde geri almasını ilgililere re`sen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü icra mahkemesinin kararı ile taşınır mal satış­larına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan mik­tar 9 uncu madde hükmüne göre muhafaza olu­nur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilâflar icra mahkemesinin tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.

2. Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında

Madde 89.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı hac­zedilirse icra müdürü; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bun­dan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine tes­lim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi tak­dirde malın bedelini icra daire­sine ödemek zorunda kalacağını bildirir (haciz ihbar­namesi). Bu haciz ih­bar­namesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.

Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya ha­ciz ih­barnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbar­namesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya bor­cun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarna­mede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarname­nin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı tes­lim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimme­tinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı tes­lime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıl­dığı veya yerleşim yerinin bulun­duğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bil­dirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda veri­len kararın kesinleşme­sine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde kırkından aşağı olma­mak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit da­vaları maktu harca tabidir.

Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, ala­caklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılma­sını ve ayrıca tazmi­nata mahkûm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazmi­nat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.

Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde ha­ciz ih­barnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik cümle: 17/7/2003 – 4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü ni­yetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.

Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla de­ğerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir.

Haciz ihbarnamesi, bir hükmi şahsın veya müessesenin merkez ve şu­belerin­den hangisine tebliğ edilmiş ise, beyanda bulunma mükellefiyeti yalnız ihbarnameyi tebellüğ eden merkez veya şubeye aittir.

Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harç ve resme tabi değildir.

Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bu­lunan memurlar hakkında da uygulanır.

3. Diğer haklar için

Madde 90.- İcra dairesi haczedilen hakların muhafazasına ve alacaklardan günü gelenlerin tahsiline çalışır ve lazım gelen masrafların peşin ödenmesini istiyebilir.

4. Taşınmazlar hakkında

Madde 91.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/50 md) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/10 md.) Taşınmazın haczi ile ta­sarruf hakkı Medeni Kanunun 920 nci maddesi anla­mında tahdide uğrar. Sicile kay­dedilmek üzere haciz keyfiyeti, ne mik­tar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dai­resi tarafından ta­puya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bu­lunduğu daireye bildiri­lir. Adresi değişen alacaklı masrafını vermek sureti ile yeni adresinin tapuya bildirilmesini icra dairesinden istemeye mecburdur.

Hacze yeni alacaklılar iştirak eder veya haciz kalkarsa bu hususlar da yu­karda adı geçen dairelere haber verilir.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/23 md.) Hacizli taşınmazın el değiştirmesi hâ­linde 148/a maddesi uygulanır.

I– Taşınmaz haczinin şümulü,

II– Alacakları rehinle sağlanmış alacaklıların mahfuz hakları,

III– İdare ve işletme.

Madde 92.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/51 md.) Bir taşınmazın haczi ha­sılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz ta­şınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.

İcra dairesi, taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kira­cılara ha­cizden haber verir.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/24 md.) Daire, taşınmazın idare ve işletmesi ile eklentinin korunması için gerekli tedbirleri alır. Bu tedbirler meyanında icra dairesi, eğer taşınmazda kiracı varsa bu kiracıya, işleyecek kiraları icra dairesine ödemesini emreder. Zarar görme ihtimali bulunan ek­lenti, rehin alacaklısının talebi üzerine, işletmenin faaliyetine engel olmaya­cak şekilde muhafaza altına alınır. İdare ve muhafaza masrafları satış be­delinden öncelikle ödenir.

Ticaret Kanununun 892 nci maddesi hükmü saklıdır.

Mahsullerin toplanması, borçlunun hakkı

Madde 93.- İcra dairesi mahsullerin toplanması için lazım gelen ted­birleri alır.

Borçlunun geçineceği yoksa kendisinin ve ailesinin geçinmeleri için kafi miktar mahsulden veya satıldıkça bedelinden münasip miktar kendisine bıra­kılır.

İştirak halinde tasarruf edilen mallar

Madde 94.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/52 md.) Bir intıfa hakkı veya tak­sim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yer­leşim yerleri bilinen ilgili üçüncü şahıslara key­fiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir taşınmazdaki tasfiye so­nundaki hissesi haczedilmiş olursa icra müdürü haciz şerhi­nin taşınmazın kaydına işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat yapar.[12] (Ek cümleler: 17/7/2003 – 4949/25 md.) Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıka­rılma­mışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafın­dan şirkete tebliğ oluna­rak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defte­rine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Tica­ret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır. Haczedi­len payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer taşınırlarda icra dairesi başka­sına devre mâni tedbir­leri alır.

Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üze­rine icra dairesi alacaklı­nın bu muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildirir.

Borçlunun zilyed bulunduğu bir taşınmaz üzerindeki fevkalade zama­naşımı ile iktisabını istemek hakkının haczedilmesi halinde, icra dairesi zilyedliğin başkasına devrine mani olacak tedbirleri alır ve alacaklıya bir ay içinde taşınmazın borçlusu adına tescili için dava açması yetkisini verir. Mahkemenin tescil kararı ile taşınmaz bu alacaklı lehine mahcuz sayılır.

İkinci fıkra hükmü, almaya hak kazandığı veya almakta bulunduğu emekli veya yetim maaşını istifa için icap eden yoklama muamelesini yaptırmıyanlar hakkında yetkili makama bildirmek suretiyle tatbik olunur.

Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur.

Mahcuz malların muhafazası masrafları

Madde 95.- Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur.

İstihkak iddiasına itiraz

A. Borçlunun zilyedliği

1. Hazırlık safhası

Madde 96.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/53 md.) Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gös­terdiği yahut üçüncü bir şahıs tara­fın­dan o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçi­rir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.

İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olma­dığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istih­kak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.

Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı ta­kipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıl­dığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya is­tihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar.

2. Üçüncü şahsın istihkak iddiası

Madde 97.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/54 md.) İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra müdürü dosyayı hemen icra mah­kemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar ve­rir.

İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder.

Takibin talikıne karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.

Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.

Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı temyiz olunamaz.

Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zar­fında dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.

Kiralanan yer veya sicile kayıtlı gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkra­sında yazılı hü­kümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.

Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.

Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi tak­dirde aynı takipte bu iddi­ayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacı­nın talebi üzerine icra hâ­kimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.

İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulu­nursa icra hâkimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılı­ğında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacak­lıya verilmesi hususunda ay­rıca karar verir.

İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usu­lüne göre bakılır.

Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra müdürüne dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddia­sını ispat etmesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşya­nın kendisinin mülkü veya kendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada bulunamaz.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/11 md.) İstihkak davası üzerine taki­bin tali­kine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağın­dan bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olma­mak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.

Davanın reddi hakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesin­den 36 ncı maddeye göre mühlet istiyebilir.

İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınma­sına asıl dava ile birlikte hükmolunur.

Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki hakla­rını Me­deni Kanunun 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.

İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu Kanunun 11 inci babı hü­kümlerine dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada ta­rafların gösterecek­leri bütün delilleri hâkim serbestce takdir eder.

İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.

İstihkak davalarında mülkiyet karinesi

Madde 97/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/55 md.) Bir taşınır malı elinde bu­lunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahi­yetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve âdet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunla­rın farz olu­nur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulun­masını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.

3. Çalınmış ve zayi olmuş şeyler

Madde 98.- Çalınmış ve zayi edilmiş şeyler hakkında Kanunu Medeninin 902, 903 ve 904 üncü maddeleri hükmü mahfuzdur.

İcra dairesi tarafından pazarlık suretiyle yapılan satış Kanunu Mede­ninin 902 nci maddesinde mezkür resmi artırma hükmündedir.

B. Üçüncü şahsın zilyetliği

Madde 99.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıpta üzerinde mülkiyet veya re­hin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icra müdürü o şahıs aleyhine icra mahkemesine müracaat için ala­caklıya yedi gün mühlet verir. Bu mühlet içinde icra hâkimliğine dava ikame edil­mezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır.

Hacze iştirak derecelerinin teşkili

Madde 100.- İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar:

1. İlk haciz ilâmsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilâma isti­nat edi­yorsa dava ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına,

2. Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alı­nan ilâma,

3. Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tas­dikli bir senede,

4. Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya salahiyetli ma­kamların salahiyetleri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır.

Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derece­deki ala­caklıların bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar.

Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak be­deller için hacze iştirak edebilirler.

Önce icrası lazım gelen merasime lüzum olmaksızın iştirak

Madde 101.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Borçlunun eşi ve çocuk­ları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar ev­lenme, vela­yet veya vesayetten mütevel­lit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasi­mine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tu­tarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olu­nabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği müddet he­saba katılmaz. Borçlu­nun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müs­tenit alacakla­rından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet kalmaksı­zın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi küçük­ler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak ede­bilirler.

(Değişik: 18/2/1965 – 538/56 md.) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargı­lama usulüne göre bakılır.

Nafaka ilâmına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesna­dır.

Haciz tutanağı tanzimi

Madde 102.- Taşınır bir malı haciz için mahallinde bir tutanak tutulur. Zabıt varakasında alacaklı ve borçlunun isim ve şöhretleri, alacağın miktarı, haczin hangi gün ve saatte yapıldığı, haczedilen mallar ve takdir edilen kıy­metleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları yazılır ve haczi icra eden memur tarafından imza edilir.

Haczi talep edilen mal taşınmaz ise icra dairesi 91 inci madde muci­bince haczi ait olduğu daireye tebliğ eder ve mahallinde tutulacak tutanakta taşınmazın nevi ve mahiyeti ve hududu ve lüzumlu vasıfları dercolunur.

Evvelce ihtiyaten haczedilen şeylere icra haczi vazedildiği surette zabıt va­rakasına ihtiyati haciz sahibinin dahi iştirak hakkı işaret olunur.

Haczi kabil mallar kafi gelmezse veya hiç bulunmazsa bu hâl tutanağa kaydo­lunur.

Davet

Madde 103.- (Değişik: 9/11/1988 – 3494/12 md.) Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümle­rine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olu­nur. Kanunen ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulu­nan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.

Hacze iştirak halinde davet

Madde 104.- Yeni alacaklıların iştiraki ve bu yüzden ilave suretiyle ya­pılan yeni hacizler tutanağın altına işaret olunur.

Hacze iştirak eden her yeni alacaklı isterse tutanağın tam bir suretini alabi­lir.

Evvelce haciz vazedenlerle borçlular dahi yeni iştirak ve ilaveler ken­dilerine bildirilmek üzere 103 üncü madde mucibince davet olunurlar.

Borç ödemeden aciz vesikası

Madde 105.- Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz vesikası hükmündedir.

İcraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıl­dığı surette dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek ala­caklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.

III. PARAYA ÇEVİRME

1. Satış talebi

Talep için müddetler

Madde 106.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Alacaklı haczolunun mal taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve ta­şınmaz ise nihayet iki sene içinde satıl­masını isteyebilir.

Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir.

Talep hakkı

Madde 107.- Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış tale­binde bulu­nabilir. 100 üncü maddenin son fıkrası mucibince hacizleri evvelki dereceden arta­cak bedeller için muteber olan alacaklılardan her biri dahi mensup olduğu de­rece namına satış isteyebilir.

Muvakkat haciz halinde

Madde 108.- Haczi muvakkat olan alacaklı satış talebinde bulunamaz ve hak­kında 106 ncı maddedeki müddetler cerayan etmez.

 (Ek: 6/6/1985 – 3222/12 md.) Muvakkaten veya ihtiyaten hacze­dilen mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde satılabi­lir.

Satışın tatili

Madde 109.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Satış bedeli, haklarında haciz katileşmiş olan alacakların mecmu mik­tarına baliğ olursa satış tatil edilir.

(Yürürlükten kalktı: 6/6/1985 – 3222/47 md.)

Haczin kalkması

Madde 110.- Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıpta bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.

Taksitle ödeme

Madde 111.- Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu munta­zam tak­sitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.

Şu kadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır.

 (Ek: 9/11/1988 – 3494/13 md.; Değişik: 17/7/2003 – 4949/26 md.) Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları söz­leşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin top­lam süresinin on yılı aşması hâ­linde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/13 md.) Taksitlerden biri zamanında veril­mezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.

2. Taşınırların satışı

Müddetler

Madde 112.- Taşınır mallar satış talebinden nihayet bir ay içinde satı­lır.

Yetişmemiş mahsüller, borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz.

Vaktinden evvel satış

Madde 113.- Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satış ya­pılabilir.

İcra müdürü kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir.

 

Artırma hazırlık tedbirleri

Madde 114.- (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/27 md.) Satış açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilân edilir.

İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmıyacağı icra memurluğunca alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/27 md.) İlânın yurt düze­yinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına karar ve­rilmesi hâlinde bu ilân satış talebi tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden[13] biriyle yapılır.

 (Ek: 18/2/1965 – 538/57 md.) Gazete ile yapılacak ilanlara satış şart­na­mesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, mu­hammen kıymeti, bulunduğu yer ve ikinci artırmanın gün ve saati, satış şartname­sinin vesair bilginin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek şartiyle şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla iktifa olunur. İcra daire­since yapılması zaruri ilanlar dışında, taraflar şartnamenin tamamını, mas­rafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilân edebilirler. An­cak hususi mahiyetteki bu ilân resmi muameleye tesir etmez.

İhalenin yapılması ve geri bırakılması

Madde 115.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Satılığa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, ar­tırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde altmışını[14] bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacak­ların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaş­tırılması masraflarını tecavüz et­mesi şarttır.

Artırma bu miktara baliğ olmazsa satış icra müdürü tarafından geri bırakılır ve artıranlar taahhütlerinden kurtulur.

İkinci artırma

Madde 116.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/29 md.) İkinci ar­tırma, ilk artırmayı izleyen beşinci gün yapı­lır. Beşinci günün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde ikinci artırma resmî tatili izleyen ilk iş günü yapılır. Bu hâlde de 114 üncü madde hükmü uygulanır.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/14 md.) İkinci artırmada mal en çok artıra­nın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edi­len kıymetinin yüzde kırkını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamın­dan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve pa­raların paylaştırılması mas­raflarını geçmesi şarttır.

Böyle fazla bir bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.

Altın ve gümüş eşya

Madde 117.- Altın ve gümüş eşya maden halindeki kıymetlerinden daha aşağı bir bedel ile satılamaz.

Satış bedelinin ödenmemesi, ihale farklarının tahsili sureti

Madde 118.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/58 md.) Satış peşin para ile ya­pılır. Ancak icra müdürü müşteriye yedi günü geçme­mek üzere bir mühlet verebilir. (Değişik üçüncü cümle: 17/7/2003 – 4949/30 md.) Satılan mal ihale kesinleş­meden teslim olunmaz. Verilen mühlet içinde müş­teri bedelin hepsini vermezse icra dairesince mal yeniden artırmaya çıkarılır ve 116 ncı maddenin 2 nci fıkrası tatbik olunur.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/15 md.) İhaleye katılıp daha sonra ihale be­delini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen sorumludurlar. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsa öncelikle temi­nat bedelinden tahsil olunur.

Pazarlık suretiyle satış

Madde 119.- Aşağıdaki hallerde satış pazarlık suretiyle yapılabilir:

1. Bütün alakadarlar isterse,

2. Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o günün piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse,

3. Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bu kıymet verilirse,

4. 113 üncü maddenin ikinci fıkrasında gösterilen haller bulunursa,

5. (Değişik: 17/7/2003 – 4949/31 md.) Mahcuz malın tahmin edi­len de­ğeri birmilyar lirayı geçmezse.

Ödeme yerine alacakların devri

Madde 120.- Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat eder­lerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içle­rinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar.

Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borç­lunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gel­memek şartiyle üzerlerine alabilirler.

Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraf­larının ödenmesine karşılık tutulur.

Paraya çevirmenin diğer tarzı. İştirak halinde mülkiyet hisseleri

Madde 121.- Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şir­ket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde göste­rilmeyen başka nevi malların satılması lazımgelirse icra müdürü satışın nasıl yapıla­cağını icra mahkemesinden sorar.

İcra mahkemesi, yerleşim yerleri malüm olan alakadarları davet ve gelenlerini dinledik­ten sonra açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir.

Aile mal ortaklığı

Madde 122.- Aile mal ortaklığında bir hissenin satışı 121 inci maddeye göre yapılır. Kanunu Medeninin 331 inci maddesi hükümleri mahfuzdur.

3. Taşınmazların satışı

Satış müddeti

Madde 123.- Taşınmazlar, satış talebinden nihayet iki ay içinde icra dairesi tarafından açık artırma ile satılır.

Artırma şartları

1. Şartnamenin açık bulundurulması

Madde 124.- İcra dairesi taşınmazların bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli tarzda artırma şartlarını tesbit eder.

Bunları ihtiva eden şartname artırmadan evvel en az on gün müddetle icra dairesinde herkesin görmesi için açık bulundurulur.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/16 md.) Artırmaya iştirak edeceklerin ta­şın­mazın muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir ban­kanın teminat mektubunu tevdi etmeleri şartnameye yazılır.

Satılığa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarki fık­rada yazılı nispet raddesinde ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.

2. Münderecatı

Madde 125.- Artırma şartnamesinde taşınmazın, üzerindeki irtifak hakları, taşınmaz mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle bir­likte satıldığı ve borçlunun bu taşınmaz ile temin edilmiş şahsi borçlarının da alıcıya intikal eyliyeceği tasrih olunur.

İpotek ve ipotekli borç senediyle temin edilmiş olupta bu suretle müş­teriye devrolunan borçtan asıl borçlunun kurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu ihaleden itibaren bir sene içinde kendisine bildir­memiş olmasına bağlıdır. (K. M. 803)

Taşınmaz rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredil­meyip sa­tış bedelinden tercihen ödenir.

Artırma şartnamesinde hangi masrafların müşteriye ait olacağı tasrih olunur.

Artırmanın ilanı ve ilgililere ihtar

Madde 126.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/61 md) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/17 md.) Artırma, satıştan en az bir ay önce ilân edilir. İlân edilen metnin esasa mües­sir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanması gerek­tiğinde, satış tarihi değiş­tirilmeksizin hata ilanen düzeltilir. Bu düzeltme ilanı ilgili­lere ayrıca tebliğ edilmez. Ancak satış tarihi ile ilân tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış ise bu tak­dirde satışın daha önce ilân edilen günden en az yedi gün sonrası için tespit edilen günlerde yapılacağı dü­zeltme ilanında be­lirtilir.

İlanda:

1. Satışın yapılacağı yer, gün ve saat,

2. Artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren herkes tarafından görüle­bileceği,

3. Tayin edilen zamanda artırma bedeli taşınmazın muhammen kıyme­tinin yüzde altmışını[15] bulmadığı takdirde, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere, artırmanın on gün daha uzatılmış olacağı ve onuncu günü aynı yerde, aynı saatte taşınmazın en çok artırana ihale edileceği. (Değişik parentez içi ifade: 17/7/2003 - 4949/32 md.) (Onuncu günün resmî tatile rastlaması hâlinde ikinci artırma tarihi olarak tatilin bitimini izleyen ilk iş gününün belirlenmesi ve bu ikinci ihalenin yapıla­cağı yer, gün ve saatin ilânda açıkça gösterilmesi zorunludur.)

4. İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleri ile onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri yazılır. Aksi halde, hakları tapu siciliyle sabit ol­madıkça, satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacak­ları da ilave edilir.

Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.

114 üncü maddenin 2 nci ve son fıkrası hükümleri taşınmazın satış ilanı hak­kında da uygulanır.

Ayrıca tebliğler

Madde 127.- (Değişik: 9/11/1988 – 3494/18 md.) İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarının tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetedeki satış ilanı tebligat ye­rine geçer.

Mükellefiyetlerin listesi

Madde 128.- İcra müdürü satışa başlamazdan evvel taşınmaz üzerin­deki tapu sicilline mukayyet veya resmi senede müstenit olan mükellefiyet­lerin hepsinin bir listesini yapar ve bu listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bil­dirmeleri için üç gün mühlet verir. 96 ve 97 nci mad­deler hükümleri burada da cari­dir.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/19 md.) İcra dairesi taşınmazın kıy­metini takdir ettirir, taşınmazın kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki mükellefiyet­lerin kıymete olan etkisi de nazara alınır. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/33 md.) Taşınmazın önceden takdir edilen kıymetini etkileyen mükellefiyetlerin ortaya çık­ması hâlinde, icra dairesi satışa esas olmak üzere taşınmazın kıymetini yeniden takdir ettirir. Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacak­lılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir. (Son cümle yürürlükten kalktı: 17/7/2003 – 4949/103 md.)

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/33 md.) Satışa çıkarılan taşınmazda ek­lenti nite­li­ğinde teşvikli mal varsa icra müdürlüğü bu malların kıymetini ay­rıca takdir ettirir. Satıştan önce ilgili kurumlardan bu mallar üzerindeki vergi, resim, harç gibi yüküm­lülükler sorulur. Satış isteyen alacaklının talebi üzerine bu mallar satış dışında tu­tulabileceği gibi, üzerlerindeki vergi, re­sim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu alacakları dikkate alınarak 129 uncu madde hükümlerine göre taşınmazla bir­likte ihale de edilebilir.

Kıymet takdirine ilişkin şikâyet

Madde 128/a.- (Ek: 17/7/2003 – 4949/34 md.) Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler. Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması hâlinde ye­niden bilirkişi incelemesi yaptı­rılabilir; aksi hâlde başka bir işleme gerek olmaksızın şikâyet kesin olarak reddedi­lir.

(Değişik birinci cümle: 12/2/2004 – 5092/2 md.) Kesinleşen kıymet tak­di­rinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçme­dikçe yeniden kıymet takdiri istene­mez. Ancak, doğal afetler ve imar duru­mundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri iste­nebilir.

Kıymet takdirine ilişkin şikâyet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik kararı verir.

Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.

İhale

Madde 129.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Taşınmaz üç defa bağrıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki artırma bedeli taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az yüzde altmışını[16] bulmak ve satış istiyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacak­lılar o taşınmaz ile te­min edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olmak ve bun­dan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarına tecavüz etmek şarttır.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/20 md.) Yukarıdaki fıkrada yazılı miktar elde edilmemişse taşınmaz en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale edi­lir. Şu kadar ki, artırma bedeli­nin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde kır­kını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çık­mazsa satış talebi düşer.

 

Ödeme usulü

Madde 130.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Satış bedeli peşin öde­nir. Ancak icra müdürü alıcıya on günü[17] geçme­mek üzere bir mühlet verebilir.

Ödeme müddeti içinde taşınmazın idaresi

Madde 131.- Satış bedelinin ödenmesi için mühlet verilmiş ise para verilin­ceye kadar hasar ve masrafı müşteriye ait olmak üzere taşınmaz, icra dairesi tara­fından idare olunur. Bu müddet içinde icra dairesinin müsaadesi olmaksızın tapuca hiç bir tescil yapılamaz. İcra dairesi satış bedelini temin için ayrıca teminat göste­rilmesini isteyebilir.

Sonradan tesis edilen taşınmaz mükellefiyetleri ve ipotekli ve mahcuz taşınmazların kiralanmasında hüküm

Madde 132.- Alacak bir taşınmaz ile temin edildikten sonra borçlu o taşın­maz üzerinde alacaklının rızası olmaksızın bir irtifak hakkı yahut bir taşınmaz mü­kellefiyeti tesis ederse bu tesis alacaklının hakkına tesir etmez ve alacaklı taşın­mazın o hak ile birlikte veya o haktan ari olarak artırmağa çıkarılmasını isteyebilir.

Taşınmaz haktan âri olarak satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çı­karsa o hakkın takdir edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin faz­lası hak sahibine tahsis edilir.

İpotek yapılmış olan taşınmazı borçlu alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya verir ve keyfiyeti tapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez.

Bu hüküm haczedilmiş olan taşınmazlarda da caridir.

İhalenin feshi ve farkının tahsili

Madde 133.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/16 md.) Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde pa­rayı vermezse, ihale kararı icra müdürü tarafından kaldırılarak te­minat akçesi alıcı­nın ikinci fıkra gereğince mesul bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonu­lur. Kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kim­senin ileri sürdüğü pey, 129 uncu maddenin aradığı şartlara[18] uygun bulun­ması ve bu kimsenin adresinin de malum olması halinde bir muhtıra tebliğ edilerek arzettiği bedelle taşınmaz kendisine tek­lif edilir ve üç gün zarfında almaya razı olursa ona ihale olunur. Razı olmaz veya cevapsız bırakılırsa veya bulunmazsa taşınmaz icra dairesince hemen artırmaya çıkarılır. Bu artırma ilgililere tebliğ edilmeyip yalnızca satıştan en az yedi gün önce yapılacak ilanla yetinilir. Bu artırmada, teklifin, 129 uncu maddedeki[19] hükümlere uy­ması şartıyla taşınmaz ençok artırana ihale olunur.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/21 md.) İhaleye katılıp daha sonra ihale be­delini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri tek­lif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesuldürler. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsa öncelikle temi­nat bedelinden tahsil olunur.

İhalenin neticesi ve feshi

Madde 134.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/63 md.) İcra dairesi tarafın­dan taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşın­mazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/38 md.) İhale ke­sinleşinceye kadar taşınmazın ne şe­kilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/22 md.) İhalenin feshini, Borçlar Ka­nununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız sa­tış isteyen ala­caklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla [20] icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteye­bilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde du­ruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin red­dine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi iste­nilen ihale be­delinin yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/38 md.) Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle ta­lebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mah­keme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Bu kararlar kesindir.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alaca­ğına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden öde­mek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin fes­hine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para banka­larda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine öde­nir.

İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.[21]

Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki ha­taya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi ge­çemez.

İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk netice­sinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.

Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kara­rın kesinleşmesin­den sonra yapılır.

(Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 – 4949/103 md.)

Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma

Madde 135.- Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı na­mına tescil edilmesi için (134) üncü maddede yazılı müddete riayet edile­rek tapuya mü­zekkere yazılır.

(Değişik 6/6/1985 – 3222/17 md.) Taşınmaz borçlu tarafından veya ha­ciz­den evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayan­maya­rak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olu­nur.

Gemiler hakkında

Madde 136.- (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Taşınmaz malların sa­tışına ait olan hükümler, gemi siciline kayıtlı ge­miler hakkında da tatbik olunur. Bu hükümlerde geçen (tapu sicili) tabirleri, gemi sicilini ve (irtifak hakkı) tabiri ise sicile kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını anlatır.

Aile yurtları

Madde 137.- Aile yurtlarına dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.

4. Paranın paylaştırılması

Paraların paylaştırılması zamanı, masraflar ve vekalet ücreti

Madde 138.- Mahcuz mallar tamamiyle satıldıkta bedelleri alakadarlara his­selerine göre paylaştırılır ve bir kısmı satıldıkta icabına göre bedeli hisseleri nispe­tinde alakadarlara avans olarak dağıtılır.

Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır.

(Değişik: 18/2/1965 – 538/64 md.) Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde ve­kalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleş­meye bakılmak­sızın, icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına da­hildir.

Muvakkat hacizler için ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya, banka bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.

İcra dairesinin tamamlama hacizleri

Madde 139.- Satış tutarı bütün alacakları ödemiye yetmezse icra mü­dürü kendiliğinden yeni hacizler yaparak haczi tamamlar; ancak bu suretle haczolunan mallar üzerinde sonra gelen derecelerin evvelce koydurdukları hacizler varsa bu hacizlerin doğurduğu haklara halel gelmez. Yeniden hacze­dilen mallar ayrıca satış talebine hacet kalmaksızın ve mümkün olduğu kadar çabuk satılır.

Sıra cetveli

Madde 140.- Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yet­mezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.

Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflâs halinde hangi sıraya girme­leri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar.

Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tari­hidir.

Cetvel suretlerinin tebliği

Madde 141.- Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından ala­kadar­lara tebliğ edilir.

Cetvele itiraz

Madde 142.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Cetvel suretinin tebliğin­den yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadar­lar aleyhine dava etmek suretiyle cet­vel mündericatına itiraz edebilir.

Dava basit muhakeme usuliyle görülür.

İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arzolunur.

Teminat karşılığı ödeme

Madde 142/a.- (Ek: 17/7/2003 – 4949/39 md.) Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet veya itiraz yapıl­mışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meb­lâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır.

Teminat mektubunda, alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblâğ ile bu meblâ­ğın kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi hâlinde iade tarihine kadar geçecek süreye ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir.

Borç ödemeden aciz vesikası

Madde 143.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/40 md.) Alacaklı alaca­ğının ta­mamını alamamış ve aciz vesi­kası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için he­men bir aciz vesikası dü­zenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere bu icra dairesine gönderi­lir. Aciz vesikası sicili aleni olup ne şekilde tutulacağı ve hangi hususları içereceği Adalet Bakanlığı tarafın­dan ha­zırlanan yönetmelikle belirlenir.

Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir.

Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.

Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.

Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için ver­meğe mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücü edemezler.

(Değişik: 17/7/2003 – 4949/40 md.) Bu borç, borçluya karşı, aciz vesika­sının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını arama­mışsa, borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler.

(Ek: 17/7/2003 – 4949/40 md.) Borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir veya gerektiğinde 9 uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır. Borcun bu şekilde tamamının öden­mesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu öde­yerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir. Aynı şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edi­lirse yahut borçlunun borçlu olma­dığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge verilir.

Senedin geri verilmesi ve ilâmın icrası vesikası

Madde 144.- Alacağı tamamen ödenmiş olan alacaklıya ait senet icra daire­since borçluya verilir.

Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, senedini geri alabilir. Şu ka­dar ki, icra dairesi senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar yahut senedin mahiyetine göre alakadar dairelere yazdırır.

İlamların icrasında borçlu isterse kendisine ilâmın tamamen veya kıs­men icra edilmiş olduğuna dair bedava ve pulsuz bir vesika verilir.

Bir taşınmazı paraya çeviren icra dairesi o taşınmaz üzerindeki irtifak hakla­rına, taşınmaz mükellefiyetlerine ve taşınmaz rehin haklarına dair ka­yıtların tapu sicilinden terkin ve nakillerini de yaptırır.

(Ek: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Gemi siciline kayıtlı olan bir gemiyi pa­raya çeviren icra dairesi onun üzerindeki ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların sicilden terkin ve nakillerini de yaptırır.

 

BEŞİNCİ BAP

 
I. TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ

Takip talebi

Madde 145.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/65 md.) Alacağı taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde 58 inci maddede yazılı hususlardan başka merhunun ne olduğunu ve merhun üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya merhunun mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise onun ve merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı mevcut ise bu hakka sahip olan şahsın ismini de bildirir.

 

Ödeme emri

Madde 146.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/66 md.) Takip talebi üzerine, icra dairesi, keyfiyeti merhun üzerinde sonra gelen re­hin hakkı sahibine bir ihbar­name ile bildirir ve borçlu ile rehin maliki üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere birer ödeme emri gön­derir:

1. Ödeme müddeti onbeş gündür.

2. Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse rehnin satılacağı bildirilir.

Ödeme emrine itiraz

Madde 147.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/67 md.) Ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hü­kümler uygulanır. Ancak;

1. Rehin hakkına açıkça itiraz edilmemişse, alacaklının rehin hakkı ta­kip saf­hası içinde artık tartışma konusu olamaz.

2. Sırf rehin hakkına itiraz olunduğu takdirde, alacaklı, rehnin paraya çevril­mesi yoliyle takipten vazgeçerek, takibin haciz yolu ile devamını istiyebilir. Bu tak­dirde, borçluya mal beyanında bulunması için yedi gün mühlet verilir.

II. İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ

Takip talebi

Madde 148.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/68 md.) Taşınmaz ipotek ala­cak­lısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra daire­sine elindeki ipotek belgesi­nin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın mik­tarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur.

Adres gösterme zorunluluğu

Madde 148/a.- (Ek: 17/7/2003 – 4949/41 md.) İpotek sözleşmesinin ta­rafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra sa­tın alan­lar ya da bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek zorundadırlar. Aksi tak­dirde ilgililerin tescil ta­lebi, tapu sicili müdürlü­ğünce reddolunur.

Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi hâlinde so­nuç doğu­rur. Yeni adresin bildirilmemesi hâlinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih te­bellüğ tarihi sayılır.

1. İcra emri

Madde 149.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/69 md.) İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ik­rarını ihtiva ettiğini ve ala­cağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geç­mişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.

Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getiril­mezse, alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.

İcranın geri bırakılması

Madde 149/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/70 md.) İcranın geri bırakılması hakkında 33 üncü maddenin 1, 2 ve 4 üncü fık­raları uygulanır.

İcranın geri bırakılması hakkındaki talebi reddeden icra mahkemesi kararını temyiz eden borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispe­tinde temi­nat yatırmadığı takdirde satış durmaz. Temyiz talebinin reddi halinde bu teminat, ayrıca hükme hacet kalmaksızın alacaklıya tazmi­nat olarak ödenir.

2. Ödeme emri

Madde 149/b.- (Ek: 18/2/1965 – 538/70 md.) 149 uncu maddede yazılı haller dışındaki muaccel alacaklar için icra müdürü, borçluya ve varsa taşınmaz sa­hibi üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere 60 ıncı maddeye göre birer ödeme gönderir.

1. Ödeme müddeti otuz gündür.

2. Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.

Ödeme emrine itiraz

Madde 150.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/71 md.) Borçlu veya üçüncü şa­hıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. An­cak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava açılması ha­linde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.

İtirazın incelenmesi usulü ve hükümleri

Madde 150/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/72 md.) Ödeme emrine itiraz hak­kında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hü­kümler uygulanır. Ancak;

1. İpotek, bir cari hesap veya işleyecek kredi vesaire gibi bir muka­velenin teminatı olarak verilmişse, icra mahkemesi bu mukavele ve bununla ilgili sair belge ve makbuzları 68 inci maddedeki esaslara göre incelemek yetki­sini haizdir.

2. İtirazın kaldırılması kararının temyizi halinde 149/a maddesinin son fık­rası hükmü kıyasen uygulanır.

Kiracılara haber verme

Madde 150/b.- (Ek: 18/2/1965 – 538/72 md.; Değişik: 6/6/1985-3222/18 md.) Rehin, kiraya verilmiş bir taşınmaz ise icra müdürü, alacaklının talebi üzerine takibin kesinleşmesini beklemeden kiracıları da takipten haberdar eder ve işleye­cek kiraların icra dairesine ödenmesini emreder. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/42 md.) Şu kadar ki, bu şekilde işlem yapılması 132 ve 135 inci maddeler­deki hakları ortadan kaldırmaz. Kiracı ihtara rağmen kira paralarını icra dairesine yatır­mazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır.

Tapu idaresine haber verme

Madde 150/c.- (Ek: 18/2/1965 – 538/72 md.) İcra müdürü, ipoteğin pa­raya çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu idaresine haber vermeye mec­burdur. Tapu memuru, keyfiyeti taşınma­zın siciline şerh verir. Taşınmazı bu şerh tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmaz.

Satış hazırlıkları

Madde 150/d.- (Ek: 18/2/1965 – 538/72 md.; Değişik: 9/11/1988 – 3494/23 md.) İcra dairesi, takip talebi üzerine satış hazır­lıklarına başlar. Bu mak­satla tapudan kayıt örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtir, takibin ke­sinleşmesini beklemeden kıymet takdirini yap­tırır.

III. MÜŞTEREK HÜKÜMLER

Paraya çevirme müddeti

Madde 150/e.- (Ek: 18/2/1965 – 538/72 md.) Alacaklı, taşınır rehnin sa­tışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşın­maz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir.

Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.

78 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipte de kıyasen uygulanır.

Muvakkat rehin açığı belgesi

Madde 150/f.- (Ek: 18/2/1965 – 538/72 md.) Alacaklının satış talebin­den sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete göre merhunun alacağı karşılamıyacağı anlaşılırsa, alacaklının talebi üzerine kendisine açık kalan miktar için bir muvakkat rehin açığı belgesi verilir.

Alacaklı, bu belgeye dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini icra müdü­ründen talebedebilir ve 100 üncü maddedeki esaslar dahilinde diğer alacaklıların haczine iştirak edebilir. Bu takdirde alacaklı, rehnin satışı neti­cesinde, alacağının tahsil edilemiyen kısmını borçlunun diğer mahcuz malla­rından rüçhansız olarak alır.

Paraya çevirme usulü

Madde 150/g.- (Ek: 18/2/1965 – 538/72 md.; Değişik: 9/11/1988 – 3494/24 md.) Satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112`den 137 nci maddeye ka­dar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır.

Alacağın veya rehnin ilâmla tesbit edilmiş olması

Madde 150/h.- (Ek: 18/2/1965 – 538/72 md.) Alacağın veya rehin hakkı­nın yahut her ikisinin bir ilâmda veya ilâm mahiyetini haiz belgelerde tesbit edilmiş olması halinde, ilâmların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanır.

Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işle­yen nakdi kredileri ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipotekler

Madde 150/ı.- (Ek: 9/11/1988 – 3494/25 md.; Değişik: 17/7/2003 – 4949/43 md.) Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu ka­yıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, kre­diyi kullandıran ta­raf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem ya­par. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine iliş­kin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkeme­sine şikâ­yette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alaca­ğını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabili­yorsa, krediyi kullanan tarafın şikâyeti reddedilir. İcra mahkemesinde yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin, tazmin talebi­nin veya ihtarın ipotekli ta­şınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medenî Kanununun 887 nci maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine ge­çer.

 

Paylaştırma

Madde 151.- Rehin bedelinden masrafların çıkarılmasında ve artanın alacak­lılar arasında paylaştırılmasında 138 inci madde hükmü tatbik olunur.

Satış tutarı alacaklıların alacağını ödemeğe yetmezse icra müdürü 206 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder.

141, 142 ve 144 üncü maddelerin hükümleri burada da caridir.

Rehin açığı belgesi

Madde 152.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/73 md.) Rehin, satış istiyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer re­hinli alacakların tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmamasından dolayı satı­lamazsa veya satılıp da tutarı takip olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bü­tün veya geri kalan alacağı için bir belge verilir.

Alacağın irat senedinden veya bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmıyan ala­caklı, bu suretle tahsil edemediği alacağı için borçlunun sıfatına göre iflâs veya haciz yoluna gidebilir.

Alacaklı, satış yapılmamışsa artırma gününden, satış yapılması halinde satışın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulu­nursa yeniden icra veya ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.

Rehin açığı belgesi, borç ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir.

İpotekli alacakta alacaklının gaip bulunması veya borcu almaktan imtinaı

Madde 153.- İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina etti­ğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı alma­sını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan et­meksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen pa­ranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın sicilline geçirilir.

Vadesi gelmeyen borcun ipotek senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri ile birlikte tediyesini deruhde eden borçlu hakkında da yukarıki hüküm ce­reyan eder.

(Ek: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Türk Ticaret Kanununun gemi ipo­teği hak­kındaki 930 ve 931 inci maddeleri mahfuzdur.

 

ALTINCI BAP

İflas Yoliyle Takip

 

I. YETKİ

İflas takiplerinde yetkili merci

Madde 154.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/74 md.) İflas yoliyle takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bu­lunduğu mahaldeki icra dairesidir.

Merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merci, Türkiye`deki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde mer­kez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesidir.

Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmiş­lerse, o yerin icra dairesi dahi iflâs takibi için yetkili sayılır. Şu kadar ki, iflâs davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflâs davası mutlaka borçlu­nun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.

II. İFLAS YOLİYLE ADİ TAKİP

Ödeme emri ve münderecatı

Madde 155.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Borçlu iflâs yoliyle ta­kibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme em­rine yedi gün içinde borç öden­mediği takdirde alacaklının mahke­meye müracaatla iflâs talebinde bulunabile­ceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendi­sinin iflasa tabi kimseler­den bu­lunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde is­tida ile icra dairesine bil­dirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olu­nur.

İflas talebi ve müddeti

Madde 156.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Ödeme emrindeki müd­det içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa ala­caklı bir dilekçe ile ticaret mah­kemesinden iflâs kararı isteyebilir.

Bu dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri nüshasının raptedilmesi lazımdır.

Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldı­rılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile ticaret mah­kemesinden isteyebilir.

İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.

 

 

Talebin geri alınması ve yenilenmesi

Madde 157.- İflâs talebini geri alan alacaklı bir ay geçmedikçe bu ta­lebini yenileyemez.

Yargılama usulü

Madde 158.- (Değişik: 9/11/1988 – 3494/26 md.) Alacaklının iflâs ta­kibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkra­sındaki usulle ilân edilir. İflas tale­binin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden ta­lebin reddini isteyebilirler.

Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre du­ruşma yaparak, gerek iflâs talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü daire­sinde itiraz etme­miş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflâs davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri daire­sinde yapılacak tebliğ ile em­reder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.

Muhafaza tedbirleri

Madde 159.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/76 md.) İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için za­ruri gör­düğü bütün muhafaza ted­birlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etme­mişse, alacaklının talebi üze­rine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflâs dairesince yerine getirilir.

Mahkeme, defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen ala­caklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüz­den uğruyabile­cekleri zararları karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakeme­leri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı bir teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilâma bağlı ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yar­dıma nail kimseler de teminat göstermek mecbu­riyetinde değillerdir.

Bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiple­rine tesir etmez.

Masrafların peşin verilmesi

Madde 160.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/77 md.) İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflar­dan so­rumludur.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/27 md.) Mahkeme, bu masraflar ile iflâs ka­rarının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin ve­rilmesini ister.

Defter tutulması

1. Usulü

Madde 161.- İflâs talebinde bulunan alacaklı isterse, mahkeme borç­luya ait malların bir defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter iflâs dairesi tarafın­dan tutulur.

Borçlunun mallarını göstermemesi ve kilitli yerlerini açmaması gibi hallerde 80 ve 81 inci maddeler hükmü tatbik olunur.

2. Neticeleri

Madde 162.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/19 md.) Borçlunun ve ailesinin idareleri için iflâs memurunun bıraktığı mallar müs­tesna olmak üzere borçlu, def­teri yapılmış olan malları aynen veya iste­nildiği za­manki kıymetiyle vermeye mec­burdur.

3. Devam müddeti

Madde 163.- Takipte bulunan bütün alacaklılar razı olurlarsa yapılan defter iflâs memuru tarafından iptal olunur.

Defterin hükmü mahkemece temdit edilmemişse yapıldığı tarihten dört ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar.

Yargıtaya müracaat

Madde 164.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/78 md.) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/28 md.) Ticaret mahkeme­since verilen nihai kararlar tebliğden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Ka­rarlar 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alına­cak masraftan karşılanmak sure­tiyle mah­kemece resen taraflara tebliğ olu­nur.

İflas kararının temyizi iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani değil­dir. Yal­nız ikinci alacaklılar toplantısı, iflâs kararı kesinleşmedikçe yapıla­maz.

İflas kararı bozulursa borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir.

İflas tarihi

Madde 165.- İflâs hükümle açılır ve bu hükümde açılma anı gösterilir.

(Ek: 9/11/1988 – 3494/29 md.) İflasa karar verilmesinden sonra iflâs da­vasından feragat geçersizdir.

İflas kararının tebliği ve ilanı

Madde 166.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/79 md.) İflâs kararı, iflâs dai­resine bildirilir.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/30 md.) Daire, kararı kendiliğinden ve der­hal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Banka­lar Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere bil­dirir. Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde,[22] traji ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden[23] biri ile birlikte iflâs edenin muamele merkezinin bulun­duğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilân eder. Tiraji ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan22 gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilân yapılmaz.

İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilân olu­nur.

III. KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ

Takibin kabulü şartları

Madde 167.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/80 md.) Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıs­lardan ise iflâs yolu ile takipte bulunabilir.

Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflâs yollarından hangisini istediğini bildir­meğe ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tas­dikli örneğini eklemeğe mecburdur.

 

A. Haciz yolu ile takip

Ödeme emri

Madde 168.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/81 md.) İcra müdürü senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır:

1. Takip talebindeki kayıtlar,

2. Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödenmesi ihtarı,

3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu,

4. (Değişik: 9/11/1988 – 3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo sene­din­deki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir di­lekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo se­nedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edileceği ve icra mahkemesinden itirazının ka­bulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.

5. (Değişik: 6/6/1985 – 3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir di­lekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam oluna­cağı ihtarı.

6. (Değişik: 17/7/2003 – 4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç öden­me­diği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de redde­dildiği tak­dirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulun­ması ve bulun­mazsa ha­pisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı be­yanda bulu­nursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı.

60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.

a. Borca itiraz

Madde 169.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/82 md.) Borçlu, 168 inci madde­nin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapa­cağı itira­zını bir dilekçe ile icra mah­kemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip mua­melelerini durdurmaz.

İtirazın incelenmesi

Madde 169/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/83 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hâkim, duruşma sonucunda bor­cun olma­dığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hâkimi yetki itirazı­nın in­celenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.

(Değişik: 17/7/2003 – 4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, borçlu­nun iti­raz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı ya­hut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hak­kındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/32 md.) Borçlunun ibraz ettiği belge altın­daki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra hâkimi, 68/a madde­sindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait oldu­ğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belge­nin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı birinci fıkra gereğince çağrıl­dığı duruşmaya gelmediği takdirde icra hâkimi alacağın itiraz edilen kısmı için icranın muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde icra mahkemesi önünde duruşma talep ede­rek makbuz altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek sure­tiyle, takibin devamına ka­rar alabilir. İcra mahkemesi, imzanın alacaklıya ait olmadı­ğına karar verirse borçluyu, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder.

İcra hâkimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın kabulüne; aksi halde reddine karar verir.

İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur. Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hak­kında verilmiş olan inkar tazminatı ve para cezası kalkar.

 (Ek: 9/11/1988 – 3494/32 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003 – 4949/46 md.) Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle ka­bulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan ala­caklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itira­zın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde kırktan aşağı olmamak üzere taz­minata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istir­dat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazmi­natın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.

 

İtirazın reddi kararının temyizi hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin 3 üncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.

b. İmzaya itiraz

Madde 170.- (Değişik: 9/11/1988 – 3494/33 md.) Borçlu, 168 inci mad­denin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki im­zanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildi­rir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdur­maz.

İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilek­çesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre iti­razı ciddi gör­mesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/47 md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imza­nın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fık­raya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde daha önce hükme­dilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.

 (Değişik birinci cümle: 17/7/2003 – 4949/47 md.) İcra mahkemesi, itira­zın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır ku­suru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yir­misinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para ceza­sına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tah­sili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.

Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti

Madde 170/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/85 md.) Borçlu, alacaklının bu fa­sıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.

İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dai­re­sinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal ede­bilir.

 (Ek: 9/11/1988 – 3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.

Uygulanacak diğer hükümler

Madde 170/b.- (Ek: 18/2/1985 – 538/85 md.; Değişik: 17/7/2003 – 4949/48 md.) 61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ilâ 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mah­sus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.

B. İflas yolu ile takip

Ödeme emri

Madde 171.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/86 md.) İcra müdürü, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.

Ödeme emrine şunlar yazılır:

1. Takip talebindeki kayıtlar,

2. Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödenmesi ihtarı,

3. Kambiyo senedine ve borca dair her türlü itiraz ve şikayetlerini se­beple­riyle birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icra dairesine bildirmesi ihtarı,

4. Beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği tak­dirde, ala­caklının ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı.

60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.

İtiraz veya şikayet

Madde 172.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/87 md.) Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emri­nin tebli­ğinden itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini se­bepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ edi­lecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye mecburdur. Bu dilek­çenin bir nüshası derhal ala­caklıya tebliğ olunur.

 

 

 

İflas davası

a. İtiraz veya şikayet olunmaması

Madde 173.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/88 md.) Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulun­mazsa, alacaklı, bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mah­kemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini istiyebilir.

 (Ek: 9/11/1988 – 3494/35 md.) İflas takibi kesinleştiğinde 166 ncı mad­denin ikinci fıkrasındaki usulle ilân edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ede­rek iflası gerek­tiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.

Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı ince­leme sonunda borcun ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini 158 inci madde uyarınca emreder. Bu emir yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar veri­lir. Şu kadar ki, borçlu ödeme emrinde yazılı müddetin geçmesinden sonra borcu ödediğine dair resmi bir belge ibraz ederse iflâs yolu ile takip talebi ve iflâs davası düşer.

Borçlu, ticaret mahkemesine 65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda buluna­bilir. Mahkeme mazereti yerinde görürse iflâs davasını 174 üncü madde uyarınca karara bağlar.

b. İtiraz veya şikayet olunması

Madde 174.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/89 md.) Alacaklı, borçlunun iti­raz ve şikayetinin kaldırılmasını ve iflasına karar veril­mesini ticaret mahkemesin­den istiyebilir. Mahkeme 158 inci madde uya­rınca iflâs davasını karara bağlar.

c. İstirdat davası

Madde 175.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/90 md.) İflâs takibine itiraz etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödeyen kimse 72 nci madde uyarınca geri almak hakkını haizdir.

d. Uygulanacak hükümler

Madde 176.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/91 md.) 156 ncı maddenin son fıkrası ile 157 ilâ 166 ncı madde hükümleri bu­rada da uygulanır.

 

 

 

 

C. Müşterek hükümler

Alacaklı ve borçluya verilecek belgeler

Madde 176/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/92 md.) İcra dairesi 60 ve 64 üncü maddeler gereğince alacaklıya ödeme em­rinin bir nüshasını verir.

Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.

Birden fazla borçlu bulunması

Madde 176/b.- (Ek: 18/2/1965 – 538/92 md.) Bir çek, poliçe veya emre muharrer senedin takip edilen borçlusu bir­den zi­yade olup da hepsi iflasa tabi şa­hıslardan ise, alacaklının bunlar hak­kında aynı ta­lepte (haciz veya iflas) bulunması lazımdır. Bu halde, borçlu tarafından itiraz vuku­unda talebin mahiyetine göre 169, 169/a ve 170 inci veya 174 üncü maddeler hü­kümleri uygulanır.

Bir senetle takip edilen borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunup da alacaklı iflasa tabi olanlar aleyhine iflas, tabi olmıyanlar aleyhine haciz yoluna gitmek isterse, bu yollara mahsus ayrı iki takip talebinde bu­lunmaya mecburdur. Bu halde takip taleplerinden birine kambiyo senedinin icra müdürü tarafından tasdik edilmiş bir sureti eklenir. İcra müdürü, sene­din bu suretine, senedin aslının kendi­sinde bulunduğunu yazar.

IV. DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ

Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas

A. Alacaklının talebi

Madde 177.- Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmak­sızın if­lasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.

1. Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulu­nur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;

2. Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;

3. 301 inci maddedeki hâl varsa;

4. İlâma müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Tür­kiye`de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır.

 (Ek: 9/11/1988 – 3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fık­rası burada da uygulanır.

 

B. Borçlunun müracaatiyle

Madde 178.- (Değişik 18/2/1965 – 538/93 md) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/37 md.) İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildi­rerek yetkili mahkeme­den iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflâs talebine ekle­mek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz edilme­dikçe iflasa karar verile­mez.

 (Ek: 9/11/1988 – 3494/37 md.) İflâs talebi l66 ncı maddenin ikinci fık­ra­sındaki usulle ilân edilir. Alacaklılar iflâs talebinin ilanından itiba­ren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflâs talebini, hakkındaki ta­kipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.

İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile ta­kibi neti­cesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hülül edecek diğer borçlarını ödemeye ye­tişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını is­temeye mecburdur.

Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı[24]

Madde 179.- (Değişik: 17/7/2003 – 4949/49 md.) Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla ol­duğu idare ve temsil ile vazifelendi­rilmiş kimseler veya şirket ya da koope­ratif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından be­yan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunla­rın iflâsına karar verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil ile va­zifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin malî du­rumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahke­meye sunarak iflâsın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddî ve inandırıcı bulursa, iflâsın ertelenmesine karar verir. İyileştirme projesinin ciddî ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur.

Mahkeme, gerekli görürse idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir. İflâsın ertelenmesi talepleri öncelikle ve ivedi­likle sonuç­landırılır.

Erteleme tedbirleri

Madde 179/a.- (Ek: 17/7/2003 – 4949/50 md.) İflâsın ertelenmesine ka­rar veren mahkeme, şirketin veya kooperati­fin mal­varlığının korunması için ge­rekli her türlü tedbiri iyileştirme projesini de göz önünde tutarak alır.

Mahkeme erteleme kararı ile birlikte kayyım atanmasına karar verir. Mah­keme, yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma vere­bileceği gibi yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğini kayyımın onayına bağlı kılmakla da yetinebilir.

İflâsın ertelenmesi kararında kayyımın görev ve yetkileri ayrıntılı ola­rak gös­terilir.

Mahkeme erteleme kararının hüküm fıkrasını 166 ncı maddenin ikinci fıkra­sındaki usulle ilân eder ve gerekli bildirimleri yapar.

Erteleme kararının etkileri

Madde 179/b.- (Ek: 17/7/2003 – 4949/50 md.) Erteleme kararı üze­rine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapı­lan ta­kipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler du­rur; bir takip muamelesi ile kesile­bilen zamanaşımı ve hak düşü­ren müddetler işle­mez.

Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticarî işletme rehniyle temin edil­miş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıla­bilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza ted­birleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut re­hinle karşılanamayacak faizler teminatlandırıl-mak zorundadır.

206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip ya­pılabilir.

(Değişik: 12/2/2004 – 5092/4 md) Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkeme­nin belirleyeceği sürelerde iflâsı ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumu ko­nusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir.

İflâsın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda iyi­leşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin veya koope­ratifin iflâsına karar verir. Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkeme kayyımın verdiği rapor­lardan şirketin veya kooperatifin malî durumunun iyi­leştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldı­rarak şirketin veya kooperatifin iflâsına karar verebilir.

Reddolunan miraslar

Madde 180.- Reddolunan mirasların tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine göre ait olduğu mahkemece yapılır. Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu Me­deni hükümleri mahfuzdur.

Usul

Madde 181.- 159, 160, 164, 165 ve 166 ncı maddeler bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslara da tatbik olunur.

V. İFLASIN KALDIRILMASI

İflasın kaldırılması

Madde 182.- Borçlu bütün alacaklılarının taleplerini geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalk­masına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir.

İflasın kalkmasına, alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflasın kapanmasına kadar karar verilir.

İflasın kaldırıldığı ilân olunur.

Reddolunmuş bir miras tasfiyesinin durdurulması

Madde 183.- Bir tereke 180 inci madde mucibince tasfiye halinde bu­lunur ve tasfiyenin kapanmasından evvel mirasçılardan biri gelerek mirası kabul eylediğini bildirirse borçların ödenmesi için mirasçının teminat gös­termesi mukabilinde mah­keme tasfiyeyi durdurur.

 

YEDİNCİ BAP

İflasın Hukuki Neticeleri

 

I. BORÇLUNUN MALLARI HAKKINDA İFLASIN NETİCELERİ

İflas masası

Madde 184.- İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenme­sine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer.

Müflis namına gelen mektuplar iflâs idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi posta idaresine bildirilir.

Rehinli mallar ve üretime yönelik yerler

Madde 185.- Üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle masaya girer ve iflâs idaresi tarafın­dan en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masraf­ları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/51 md.) Ancak, rehin sahibi alacaklı, istediği takdirde iflâstan sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.

Rehinin kıymeti rehinle temin edilen alacağa kafi gelmiyeceği borsa rayiciyle tahakkuk eder ve mürtehin rehnin satılmasını istemezse rehin, masadan muvakka­ten çıkarılır.

Rehinli alacak sahibi bu işlere ait muamelelerden dolayı icra mahkemesine şi­ka­yet hakkına haizdir.

 (Ek: 9/11/1988 - 3494/38 md.) Fabrikaların, imalathanelerin ve bunlara benzer üretime yönelik yerlerin, üzerinde rehin bulunmasa
 dahi, iflâs idaresince derhal satışı yapılır.
(Ek: 9/11/1988 - 3494/38 md.) Bu maddeye göre yapılacak sa­tışlar, 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilân edilir.
İhtiyaten veya icraen haczedilen şeyler
Madde 186.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/94 md.) İhtiyaten haczedilmiş mallarla iflâs açıldığı zaman paraya çevrilmemiş 
mah­cuz mallar masaya girer.
İflasın açılmasından evvel paraya çevrilmiş bulunan mahcuz malların bedeli, 138 ilâ 144 üncü maddeler hükümlerine göre 
haciz koyduran alacaklı­lara paylaştırı­lır. Artan kısım iflâs masasına intikal eder.
İptal davasına tabi haklar
Madde 187.- 201 inci madde ile 277 den 284 üncüye kadar olan mad­deler mucibince iptal davasına mevzu olabilecek 
bütün şeylerin masaya inti­kali için iflâs idaresi lazımgelen davaları açar.
Bedelinin tahsili için verilmiş emre veya hamiline muharrer senetler

Madde 188.- Sırf bedelini tahsil etmek için yahut tayin edilen ilerdeki bir tediyeye karşılık olarak müflise devredilmiş olan hamiline veya emre muharrer se­netleri devredenler geriye istiyebilir.

Başkasına ait malın satış bedeli

Madde 189.- Müflis başkasına ait bir malı satıp da iflasın açılmasından evvel parasını almamış ise mal sahibi, bu mal için yapılan masrafların masaya tesviyesi mukabilinde alıcıda olan alacağın kendisine temlikini yahut satılan şeyin bedeli ma­saya ödenmiş ise bu bedelin kendisine verilmesini istiyebilir.

Satıcının geri alma hakkı

Madde 190.- Satıldığı ve gönderildiği halde iflasına hükmolunmazdan evvel müflisin eline geçmiyen mallar için masa tarafından bedeli verilmiş olmadıkça satıcı istirdat iddiasında bulunabilir.

(Değişik: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Bu mallar iflasın ilanından evvel ta­şıma senedi, konişmento, makbuz senedi, varant gibi emtiayı temsil eden bir senetle iyi niyet sahibi üçüncü bir şahsa satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık geri alı­namazlar.

Müflisin tasarrufa ehliyetsizliği ve poliçe ödenmesi hükümleri

Madde 191.- Borçlunun iflâs açıldıktan sonra masaya ait mallar üze­rinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür.

İflas açılmadan evvel borçlu tarafından imza edilmiş emre muharrer bir se­net veya üzerine keşide olunmuş bir poliçe iflasın ilanından evvel vade­sinde müflis tarafından ödenmiş olursa iflastan haberdar olmıyan ve ödeme­nin reddi halinde üçüncü bir şahsa rücu hakkını kullanabilecek vaziyette bu­lunan hamilden ödenen meblağ geri alınamaz.

Müflise ödeme

Madde 192.- İflasın açılmasından sonra müflis hiçbir ödeme kabul edemez. Müflise ödemede bulunan kimse müflisin alacaklılarına karşı ancak masaya giren para veya kıymet nispetinde borcundan kurtulur. Bununla be­raber iflasın ilanından evvel müflise ödemede bulunan borçlu iflastan haberi yoksa borcundan kurtulur.

Takibin durması ve düşmesi

Madde 193.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/95 md.) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/39 md.) İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle temi­nat gös­terilmesine ilişkin ta­kipleri durdurur.

İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer.

İflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takipler­den hiç­biri yapılamaz.

 (Ek: 9/11/1988 – 3494/39 md.) Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflâs masa­sına karşı devam edilir ve satış bedeli 151 inci maddeye göre rehinli alacak­lılara paylaştırılır. Artan kısım iflâs masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ta­kipten vazgeçerek, rehnin 185 inci mad­deye göre satılmasını isteyebilir.

Hukuk davalarının tatili

Madde 194.- (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/40 md.) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra de­vam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazmi­nat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip­lerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.

Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işle­mez.

II. ALACAKLILARIN HAKLARI ÜZERİNE İFLASIN TESİRLERİ

Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi

Madde 195.- Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçla­rını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/41 md.) Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılır.

Faiz

Madde 196.- (Değişik: 9/11/1988 – 3494/42 md.) İflasın açılması ile birlikte, iflâs masasına giren alacaklarda faiz işle­meye de­vam eder.

Rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygu­lanır.

Ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci maddeye göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır.

Şarta muallak alacaklar

Madde 197.- Alacaklı talikı bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir. Fakat hissesini şartın tahakku­kunda veya vade­nin hulülünde alır.

Kaydı hayatla irat mukavelenamesinden doğan iddialarda Borçlar Ka­nununun 509 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü caridir.

Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi

Madde 198.- Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alaca­ğına çevrilir. Şu kadar ki iflâs idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebi­lir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflâs idaresi teminat gösterir.

Borçlar Kanununun 290 ıncı maddesi hükümleri mahfuzdur.

Tamam olmuş satışların ifası

Madde 199.- İflasın açılmasından evvel borçluya bir mal satıp teslim eden sa­tıcı fesih ve geri almak hakkını açıkça muhafaza etmiş olsa bile, akti feshedemez ve sattığını geri alamaz.

Takas

Madde 200.- Alacaklı alacağını müflisin kendinde olan alacağı ile takas ede­bi­lir.

Aşağıdaki hallerde takas yapılamaz.

1. Müflisin borçlusu iflâs açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa;

2. Müflisin alacaklısı iflâs açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa;

3. Alacaklının alacağı hamile muharer bir senede müstenit ise.

 (Değişik: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Anonim, limited ve koopera­tif şir­ketlerin iflasları halinde esas mukavele gereğince verilmesi lazımgelen hisse senedi bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımları veya konması taah­hüt edilen ve fakat konmamış olan sermayeler bu şirketlerin borçlariyle takas edilemez.

Takasa itiraz

Madde 201.- Müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel alacaklısının aciz halinde bulunduğunu bilerek masanın zararına kendisine veya üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir menfaat temin etmek için müflise karşı bir alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz olunabilir.

Müflisin kefil olduğu borçlar

Madde 202.- Müflisin kefil olduğu borçlar vadeleri gelmese bile ma­saya zim­met olarak kaydolunur.

Masa ödediği para nispetinde asıl ve müşterek borçluların alacaklıları yerine geçer (Borçlar Kanunu 496). Asıl borçlunun veya müşterek borçlular­dan birinin if­lası halinde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur.

Müşterek borçluların bir zamanda iflası

Madde 203.- Bir borcu birlikte taahhüt edenlerin iflâs muameleleri bir za­mana tesadüf ederse alacaklı alacağının tamamını müflislerin her biri­nin masasından istiyebilir.

Toplanan hisseler alacak yekünundan fazla ise bu fazla müşterek borçlusuna karşı mükellef olduğu hisseden ziyade ödemede bulunmuş olan masalara intikal eder.

Ödedikleri hisselerin mecmuu alacak miktarını geçmedikçe masaların yekdi­ğerine rücu hakları yoktur.

Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi

Madde 204.- Alacaklı müflisle birlikte borçlu olandan alacağının bir kısmını almış ise müşterek borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasın borcun tamamı ma­saya kaydolunur.

İflas masasına kaydolunmak hakkı alacaklının ve müşterek borçlunun­dur.

Alacaklı masaca yapılan taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alaca­ğını tamamlıyacak kadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borç­luya, rücu hakkı olduğu miktara düşen hisse verilir. Artan para da masaya kalır.

Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası

Madde 205.- Bir kollektif şirket ile şeriklerden birisinin iflâs muame­leleri bir zamana tesadüf ederse şirketin alacaklıları bütün alacaklarını şeri­kin de masa­sına kaydettirirler; ancak şirket masasından alamadıkları miktarı müflis şerikin masasından istiyebilirler. Bu miktarın mütaaddit şerikler ta­rafından ödenmesi ha­linde 203 ve 204 üncü maddeler tatbik olunur. Şirket iflâs etmeksizin şeriklerden birisi iflâs ederse şirketin alacaklıları alacakla­rının tamamıyle masaya kabul olunur­lar. Müflis şerikin masası 202 nci mad­dede yazılı olduğu gibi şirket alacaklıları ye­rine geçer.

Adi ve rehinli alacakların sırası

Madde 206.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde, gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet teklif­lerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi o akar veya eşya bedelinden istifa olunduktan sonra rüçhan hakları vardır.

Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaş­tırmada lazım gelen tenacübe riayet edilir.

Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu te­minatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. (Ek: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Alacakları gemi ipoteği ile temin edilmiş olan alacaklılarla gemi alacaklıları hakkında Türk Ticaret Kanununun bu cihetlere ait hususi hükümleri tatbik olunur.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılan­mamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşa­ğıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:

Birinci sıra

A. İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kı­dem tazminatları,

B. İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşki­latı ku­rulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazan­mış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,

C. İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nak­den ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.

İkinci sıra

Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;

Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.

Üçüncü sıra

Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.

Dördüncü sıra

İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin he­sap­lanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:

1. İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkor­dato süresi.

2. İflâsın ertelenmesi süresi.

3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.

4. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre.

Sıralar arasındaki münasebet

Madde 207.- Her sıranın alacaklıları aralarında müsavi hakka malik­tirler.

Bir sıra evvelki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça sonra gelen sıra­dakiler bir şey alamazlar.

 

SEKİZİNCİ BAP

İflasın Tasfiyesi

 

I. MASANIN TEŞKİLİ

Defter tanzimi

Madde 208.- İflasın açılması kendisine tebliğ olunur olunmaz iflâs dai­resi müflisin mallarının defterini tutmağa başlar ve muhafazaları için lazımgelen ted­birleri alır.

Başka bir kaza dahilinde bulunan mallar hakkında bu muamele ora iflâs dairesi vesatatiyle yapılır.

 (Ek: 9/11/1988 – 3494/43 md.) İflâs dairesi iflâs kararının ken­disine tebliğinden itibaren en geç üç ay içinde tasfiyenin adi veya basit şe­kilde yapılaca­ğına karar vermek zorundadır.

Müflisin vazifeleri

Madde 209.- Müflis defter tutulurken bulunarak mallarını iflâs daire­sine göstermeğe ve emrine hazır bulundurmağa mecburdur.

Müflisi hazır bulundurmak mümkün olmazsa bu mecburiyet onunla bir arada yaşamış kimselerin reşit olanlarına düşer.

İflas dairesi bu mecburiyet kendilerine teveccüh eden kimselere ka­nunun hükmünü ihtar eder.

Teminat tedbirleri

Madde 210.- İflâs dairesi müflisin mağazalarını, eşya depolarını, ima­latha­nelerini, perakende satış dükkanlarını ve buna mümasil yerlerini kapatıp mühürler.

Şu kadar ki masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa daire, bu yerleri ilk ala­caklılar toplanmasına kadar kontrolu altında idare edebilir.

Daire, paraları, kıymetli evrakı, ticari ve ev idaresine ait defterleri ve sair her hangi ehemmiyeti haiz evrakı muhafaza altına alır.

Başka malları defter tutuluncıya kadar mühürler. Daire lüzum görürse defter tutulduktan sonra tekrar mühürler.

Daire müflisin kullandığı yerler haricinde bulunan eşyayı da muhafaza altına alır.

Haczi caiz olmıyan eşya hakkında

Madde 211.- Daire 82 nci maddede sayılan malları deftere kaydet­mekle be­raber müflisin elinde bırakır.

Üçüncü şahıslara ait mallar

Madde 212.- Üçüncü şahısların mülkü olarak gösterilen yahut bunlar tarafın­dan mülkiyeti iddia olunan mallar, bu cihetler de şerh verilerek def­tere kay­dolunur.

Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları

Madde 213.- Müflisin taşınmazları üzerinde sicilden anlaşılan üçüncü şahıs­lara ait haklar re`sen deftere işaret olunur.

Kıymet takdiri

Madde 214.- Deftere geçirilen her malın kıymeti takdir olunur.

Defterin müflis tarafından tanınması

Madde 215.- Daire doğruluğu ve noksansızlığı hakkında beyanda bu­lunmak üzere tutulan defteri müflise gösterir.

Müflisin cevabı deftere yazılır ve kendisine imza ettirilir.

Müflisin mükellefiyetleri

Madde 216.- Kendisine ayrıca müsaade edilmiyen müflis tasfiyenin de­vamı müddetince iflâs idaresinin emri altında bulunmakla mükelleftir ve ica­bında zabıta kuvvetleriyle getirilir. İflâs idaresi müflise hususiyle emri al­tında tuttukça münasip miktarda muavenette bulunabilir.

Tasfiyenin tatili

Madde 217.- Masaya ait hiç bir mal bulunmazsa iflâs dairesi tasfiye­nin tati­line karar verir ve ilân eder. Bu ilanda alacaklılar tarafından otuz gün içinde iflasa mütaallik muamelelerin tatbikına devam edilmesi istenilerek masrafı peşin verilme­diği takdirde iflasın kapatılacağı yazılır.

II. ALACAKLILARI DAVET

Basit tasfiye

Madde 218.- İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye mas­raflarını koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunur.

Bu takdirde iflâs dairesi, alacaklıları yirmi günden az ve iki aydan çok olma­mak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bil­dirmeğe ilanla davet eder. Bu müddet içinde alacaklılardan biri masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde yapılmasını isteyebilir.

Basit tasfiyede iflâs dairesi alacaklıların menfaatlerine muvafık su­rette malları paraya çevirir ve başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtır.

Tasfiyenin kapandığı ilân olunur.

Adi tasfiye ve iflasın açılmasının ilanı

Madde 219.- (Değişik birinci fıkra : 9/11/1988 – 3494/44 md.) Tas­fiye adi şekilde yapılacak ise, iflâs dairesi 208 inci maddeye göre vere­ceği karar tari­hinden itibaren en geç on gün içerisinde keyfiyeti 166 ncı maddenin ikinci fıkra­sın­daki usulle ilân eder. Bu maddedeki sürelerin hesa­bında son ilân tarihi esas alınır.

İlanda:

1. Müflisin hüviyeti, yerleşim yeri ve iflasın açıldığı tarih;

2. Alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istih­kaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları v.s.) asıl veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri, (pek uzak yerlerde veya ya­bancı memleketlerde ikamet eden alacaklılar için müddet uzatılabilir);

3. Hilafına haraket cezai mes`uliyeti müstelzim olmak üzere müflisin borç­lularının aynı müddet içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri;

4. Müflisin mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduran­ların o mallar üzerindeki hakları mahfuz kalmak şartiyle bunları aynı müddet içinde daire emrine tevdi etmeleri ve etmezlerse makbul mazeretleri bulun­madıkça cezai mes`uliyete uğrayacakları ve rüçhan haklarından mahrum kalacakları;

5. İlandan nihayet on gün içinde toplanmak üzere alacaklıların ilk içti­maa gelmeleri ve müflis ile müşterek borçlu olanlar ve kefillerinin ve borcu tekeffül eden sair kimselerin toplanmada bulunmağa hakları olduğu yazılır.

Reddedilen miraslarda alacaklıları davet

Madde 220.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Reddedilen bir mirasın tasfiyesi lazım geldikte miras hükümleri muci­bince evvelce alacaklılar davet edilmiş ise yukarıdaki maddeye göre kayıt müddeti on güne indirilir. Evvelce alacaklarını kayıt ettirenler için yeniden müracaata lüzum yoktur.

III. MASANIN İDARESİ

İlk alacaklılar toplanması

Madde 221.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/25 md.) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/45 md.) İlk alacaklılar top­lan­tısına iflâs müdürü veya yardım­cılarından biri başkanlık eder. Müdür, alacaklı ol­dukları tercihan ellerinde noter veya ipo­tek senedi gibi resmi senetle yahut 68/b ve 150/ı maddelerinde belirtilen belgelerle sabit olan kişilerden bir veya iki alacaklı veya mümessilleriyle birlikte bir büro teşkil eder.

Kendileri veya mümessilleri bulunan alacaklılar, malum alacaklar tuta­rının en az dörtte birini temsil etmesi halinde toplantı nisabı hasıl olur. Toplantıda bulunan­lar beş kişiden az ise bunların, alacak tutarının yarısına sahip olması şarttır.

Kararlar, alacak tutarı ekseriyeti ile alınır.

Reylerin muteber olup olmayacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder. Büronun işlemlerine karşı ilgililer toplantı tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkeme­sine şikayette bulunabilirler. Şikayet sebebinin yerinde görülmesi ancak karar ek­seriye­tinin bozulması halinde nazara alınır. Aksi takdirde şikayet ret olunur.

Toplantı veya karar nisabının oluşmaması[25]

Madde 222.- (Değişik: 17/7/2003 – 4949/53 md.) Alacaklılar toplan­ması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur. Bu hâlde daire, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar.

İflas idaresi ve iflâs dairesinin vazifeleri

Madde 223.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/26 md.) İflâs idaresi üç kişi­den oluşur. Toplanan alacaklıların yapacağı seçimde, bu sayının iki katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi aday gösterilir. Bu adaylardan dört adedi alacak tuta­rına göre ekseriyeti teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılar sayısı itibariyle ekse­riyeti teşkil edenlerce seçilir ve icra mahkemesine bildirilir. İcra mahkeme­sine, iflâs idaresini teşkil edecek üç kişiden ikisini ala­cak ekseriyetine sahip olanla­rın gösterdiği dört aday, birini ise alacaklı ekseriyeti­nin gösterdiği iki aday arasın­dan seçer.

Tasfiye, iflâs dairesince, yukarıdaki fıkraya göre teşkil edilen iflâs idaresine havale olunur.

 (Değişik: 17/7/2003 – 4949/54 md.) İflâs idaresi toplantıları, idare me­murlarının veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek sure­tiyle yapacağı talep üzerine iflâs dairesi müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce gönde­receği çağrı üzerine yapılır. İflâs idaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplan­tıya her üç iflâs idare memurunun da katılma­ması hâlinde iflâs dairesi müdürü iflâs idaresi­nin görevini yüklenir ve iflâs idaresi adına tek başına karar alır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarından birinin veya ikisinin iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması hâlinde iflâs dairesi müdürünün oyu doğ­rultusunda işlem yapılır. İflâs masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebli­gata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs ida­resince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış ala­caklılar hakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.

İflas idaresine, Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve iki yılda bir yenile­nen üc­ret tarifesine göre ücret ödenir.

İflas idaresi iflâs dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflâs dai­resi aşağıdaki görevleri yerine getirir:

1. Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun gör­mediği bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görme­diklerine yedi gün içinde icra mahkemesine müracaatla itiraz etmek.

2. İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını icra mahkemesinin tasdikine arz etmek.

Toplanmada verilen kararlar

Madde 224.- Alacaklılar toplanması, bilhassa müflisin sanat veya tica­reti­nin devamı, imalathaneleriyle mağazalarının, perakende satış yerlerin açılması, mu­allak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar verebilir.

Müflis bir konkordato teklif ederse alacaklılar tasfiyeyi tatil edebi­lirler.

Kararlar aleyhine müracaat

Madde 225.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Alacaklılar toplanması­nın kararlarından dolayı her alacaklı tarafından yedi gün içinde icra mahkemesine şi­kayet olunabilir. İcra mahkemesi iflâs dairesinin mütalaasını aldıktan ve icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen ala­caklıları da dinledik­ten sonra kısa bir zamanda kararını verir.

İflas idaresinin vazifesi

Madde 226.- Masanın kanuni mümessili iflâs idaresidir. İdare masanın men­faatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir.

(Değişik: 6/6/1985 – 3222/27 md.) İdare, ikimilyar[26] liraya ka­dar olan ala­caklardan doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği yetkiyle sulh olabilir ve tahkim yapabilir.

İflas idaresinin vazife ve mes`uliyeti

Madde 227.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/28 md.) 8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9, 11, 16 ve 359 uncu maddele­rin icra dairelerine ait hükümleri iflâs idaresi hakkında da uygulanır.

(Ek: 9/11/1988 – 3494/46 md.) İflâs idaresi, icra mahkemesinin şika­yet üzerine verdiği kararlara uymak zorunda olup bunlara karşı iflâs idaresi olarak iti­raz veya temyiz yoluna başvuramaz.

İcra mahkemesi, iflâs idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerek­ti­ğinde iflâs idaresini teşkil edenlerin görevine son verebilir. İcra mahkemesi, göre­vine son verilen veya istifa edenin yerine, önceki adaylar arasın­dan 223 üncü mad­dedeki esaslar dairesinde yenisini seçer.

İflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan so­rumludur­lar. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.

İflas idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar.

Üçüncü şahısların istihkak iddiaları

Madde 228.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/96 md.) Üçüncü şahıslar tara­fından istihkak iddiasında bulunulan eşyanın ken­dilerine verilip verilmiyeceğini iflâs idaresi kararlaştırır.

İflas idaresi; istihkak iddiasını reddederse, üçüncü şahsa icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük bir mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü şahıs, masaya karşı istihkak iddiasından vazgeç­miş sayılır.

İstihkak davasına, genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usu­lüne göre bakılır.

İcra mahkemesi, icabında istihkak davacısından masanın muhtemel zara­rına karşı teminat istiyebilir.

Masa alacaklarının tahsili, müstacel satış

Madde 229.- İflas idaresi, masanın vadesi gelmiş alacaklarını tahsil ve lüzu­munda takip veya dava eder.

Kıymeti düşecek yahut muhafazası masraflı olacak şeyler geciktiril­meksizin satılır. Borsa veya piyasada fiyatı bulunan esham ve eşya derhal paraya çevrilebilir. Sair mallar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından sonra satılır.

Üzerinde rehin hakkı bulunan mallar 185 inci madde hükmüne tabidir.

IV. ALACAKLARIN TAHKİKİ VE SIRALARIN TAYİNİ

İddia edilen alacakların tetkiki

Madde 230.- İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olu­nan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulun­durmak müm­künse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir.

Tapu siciline yazılı alacaklar

Madde 231.- Tapu siciline yazılı olan alacaklar; kayıt için müracaat edilme­miş olsa bile işliyen faizle kabul olunurlar.

Alacaklılar sıra cetvelinin müddet ve şekli

Madde 232.- (Değişik: 9/11/1988 – 3494/47 md.) Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin seçilmesinden itiba­ren en geç üç ay içinde iflâs idaresi tara­fından 206 ve 207 nci maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sıra­sını gösteren bir cetvel yapılır ve iflâs daire­sine bırakılır. Zorunlu hallerde üç ayın hitamından önce iflâs idaresinin icra mahkemesine başvurması halinde icra mahkemesi bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok üç ay daha uzatabilir. Süre içinde sıra cetvelinin verilmemesi ha­linde iflâs dairesinin du­rumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflâs idaresi üyelerinin vazife­sine son veri­lir ve sebketmiş hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettiril­meyeceği gibi bir daha aynı iflâs idaresinde görev alamazlar.

Reddedilen alacaklar

Madde 233.- (Değişik: 9/11/1988 – 3494/48 md.) Sıra cetvelinde ka­bul edilmeyen alacaklar ret sebepleri ile birlikte gösterilir. Ancak, iflâs idaresi ipo­tekle temin edilmiş alacakla ilgili olarak bunu doğuran sebep veya ipotek limiti mik­tarı bakımından ret kararı verme­yip, kabul etmediğini ikinci alacaklılar toplantısına bil­dirir. İpoteğin iptali veya miktarının tenzili iddiasını takip hakkı, isteyen alacak­lıya 245 inci madde hükmü çerçevesinde devrolunur.

Alacaklılar sıra cetveli, ilân ve ihbar

Madde 234.- (Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 – 3222/29 md.) İflâs ida­resi sıra cetvelini iflâs dairesine verir ve alacaklıları 166 ncı mad­denin 2 nci fıkra­sındaki usule göre ilân yoluyla haberdar eder.

İddialarının tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sı­raya ka­bul edilmiyen alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir.

Sıra cetveline itiraz ve neticeleri

Madde 235.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/97 md) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itiba­ren onbeş gün içinde if­lasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mec­burdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya ba­kan mahkeme, davacı­nın isteği halinde ikinci alacak­lılar toplantısına katılıp katılma­ması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 297 nci maddenin son fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.

İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.

Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın ala­cağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cet­veline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.

Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sı­raya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur.

Geç kalan müracaatlar

Madde 236.- Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın ka­panma­sına kadar kabul olunur.

Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu mas­rafları peşin vermeğe cebrolunabilir.

Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yok­tur.

İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilân ile alacaklılara bildirir.

235 inci madde hükmü burada da caridir.

V. MASANIN TASFİYESİ

İkinci alacaklılar toplanması

Madde 237.- (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 – 3494/50 md.) İflâs idaresi, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232 nci maddedeki sürenin biti­minde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen ala­caklılar ile sıra cet­veline kayıt davası açmış alacaklılardan 235 inci maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanları da ikinci toplantıya ilanla davet eder.

İlan, en az yirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderi­lir.

Konkordato teklifi hakkında müzakere cereyan edecekse davette bu cihet de bildirilmelidir.

Toplanmıya iflâs memuru veya muavini reislik eder. 221 inci maddenin 2 ve 3 üncü fıkraları burada da caridir.

İkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi

Madde 238.- İflâs idaresi tasfiyenin cereyanı şekline ve alacaklarla borç­la­rın vaziyetine dair alacaklılar toplanmasına mufassal bir rapor verir.

Alacaklılar toplanması iflâs idaresini vazifelerinde bırakmak isterse bu hu­susta ve masanın menfaati için zaruri gördüğü diğer hususlarda icap eden kararları verir.

Toplantı ve karar nisabının oluşmaması[27]

Madde 239.- (Değişik: 17/7/2003 – 4949/56 md.) Alacaklıların toplan­ması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur. Bu halde iflâs idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.

Yeniden alacaklılar toplanması

Madde 240.- (Değişik: 6/6/1985 – 3222/30 md.) Alacaklıların ekseri­yeti ister yahut iflâs idaresi lüzumuna kani olursa yeniden alacaklılar toplanması için davet yapılabilir. Yeniden alacaklılar top­lantısının günde­mindeki konular hakkında alacaklıların oyu, kendilerinin bili­nen adreslerine taah­hütlü bir mektupla yazılacak davet üzerine ve imzası noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile elde edilebilir.

Nisap hakkında 221 inci madde hükümleri uygulanır.

Malların paraya çevrilmesi usulü

Madde 241.- Masaya ait mallar iflâs idaresi marifetiyle açık artırma yahut alacaklılar karar verirlerse pazarlık suretiyle satılır.

Üzerlerinde rehin hakkı bulunan eşya ancak rehin sahibi alacaklıların da mu­vafakati halinde pazarlık suretiyle satılabilir.

Artırmanın ilanı

Madde 242.- Satış ilanında artırmanın yapılacağı yer gün ve saat yazı­lır. Sa­tılan taşınmaz ise ilân en aşağı bir ay evvel yapılır. İlanda satış şartla­rının iflâs dairesinde ne günden itibaren görüleceği dahi gösterilir.

İpotek alacaklısına ilandan bir nüsha verilir ve kendisine tahmin edilen bedel bildirilir.

Artırma ve ihale

Madde 243.- İflâs idaresi tarafından artırma ile satılacak taşınır ve taşın­maz malların ihalesi 115 ve 129 uncu maddelerin 185 inci maddeye mu­halif olmıyan hükümlerine göre yapılır.

Taşınır satışlarında 116 ve 242 nci maddeler hükmü tatbik olunur.

Artırma suretiyle satışın şartları

Madde 244.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/98 md.) 117, 118, 124, 125, 130, 131, 133, 134 ve 135 inci maddeler burada da uygula­nır. İcra dai­resine ait vazi­feler iflâs idaresi tarafından görülür.

Münazaalı hakların talep eden alacaklılara temliki

Madde 245.- Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum gör­medikleri bir iddianın takibi hakkı istiyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan netice­den masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırı­lır.

Aile yurtları

Madde 246.- Aile yurtları hakkındaki Kanunu Medeni hükümleri mah­fuzdur.

VI. PARALARIN PAYLAŞTIRILMASI

Pay cetveli ve son hesap

Madde 247.- Satılan malların bedeli tahsil edilip alacaklıların sıra cet­veli ka­tileşince iflâs idaresi paraların pay cetvelini ve son hesabını yapar.

İflas masrafları ve masanın borçları

Madde 248.- İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çı­ka­rı­lır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masraf­ları çıkarılır.

Pay cetvelinin iflâs dairesine bırakılması

Madde 249.- Pay cetveli ve son hesap iflâs dairesine bırakılır ve orada on gün kalır.

İflas idaresince bırakılma keyfiyeti ve payının miktarı her alacaklıya bildiri­lir.

Dağıtma

Madde 250.- (Değişik: 17/7/2003 – 4949/57 md.) Dağıtıma yukarıdaki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten sonra başla­nır. Şikâyet vaki olmuşsa, dağıtım bu şikâyet üzerine verilecek kararın dağıtıma etkili olabileceği oranda er­telenebilir. 144 üncü madde hükümleri burada da uygula­nır. Tâlikî bir şarta veya belirli olmayan bir vadeye bağlı alacaklar için ayrılan paylar hakkında 9 uncu madde hükümleri uygulanır.

Borç ödemeden aciz vesikası

Madde 251.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/99 md.) İdare, paraları dağı­tır­ken alacağının tamamını alamamış olan her ala­caklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya red­dettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur.

 (Değişik birinci cümle: 17/7/2003 – 4949/58 md.) 196 ncı madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hu­kukî sonuçları doğurur. Fakat, müflis yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz. Müflis, bu yeni takip üzerine kendisine gönderilen ödeme emrine yeni mal iktisap etmediği yolunda itiraz ederse, ihtilaf icra mahkemesinde genel hüküm­ler ve basit yargılama usulüne göre karara bağlanır. (Ek cümle: 17/7/2003 – 4949/58 md.) Müflise yeni mal iktisap etmediği itirazında bulunma imkânını sağ­lamak niye­tiyle üçüncü kişinin hak sahibi kılındığı ama müflisin fiilen tasarruf ettiği mallar, üçüncü kişi bu durumu biliyor veya bil­mesi gerekiyorsa, yeni mal sayılır.

Muvakkat dağıtmalar

Madde 252.- İtiraz müddetinin bitmesinden sonra muvakkat dağıtma­lar ya­pılabilir.

İtiraz üzerine mahkemece henüz intaç edilmemiş bulunan ihtilaflı ala­caklar için pay ayrılıp 250 nci madde hükmü dairesinde muhafaza edilir.

Kaydettirilmemiş alacaklar

Madde 253.- Evvelce kaydedilmemesinden dolayı tasfiyeye girmemiş olan ala­caklara aciz vesikası verilen alacaklar hakkındaki hükümler tatbik olunur.

VII. İFLASIN KAPANMASI
Nihai rapor ve kapanma kararı

Madde 254.- Paralar dağıtıldıktan sonra idare iflasa hükmeden mah­kemeye son bir rapor verir.

Mahkeme iflasın idaresinde hata ve noksan görürse icra mahkemesine bundan haber verir.

Mahkeme, tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı verir.

İflas dairesi kapanmayı ilân eder.

İflas kapandıktan sonra

Madde 255.- İflâs kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulun­duğu haber alınırsa iflâs dairesi o mala vaziyed edip sattıktan sonra başka bir me­rasime hacet kalmaksızın bedelini eksik alan alacaklılara sırala­rına göre dağıtılır.

Evvelce bankaya yatırılmış olupta tasarrufu kabil bir hale gelen para­lar hak­kında da hüküm böyledir.

Şüpheli bir hak mevzuubahis oldukta iflâs dairesi alacaklılara keyfi­yeti ilân eder yahut mektupla bildirir ve 245 inci madde mucibince muamele yapılır.

İflasın tasfiyesi müddeti

Madde 256.- İflâs açıldıktan altı ay içinde tasfiye edilmek lazımdır. Bu müd­det içinde tasfiye muamelesi bitmediği takdirde alacaklılar toplanıp basit tas­fiye usulünün tatbikına karar verebilir. Bu karar da ekseriyeti meblağiyenin husulü şart­tır. Böyle bir karar verilmemişse icra mahkemesi ica­bına göre müddeti uzatır.

DOKUZUNCU BAP

İhtiyati Haciz

 

İhtiyati haciz şartları[28]

Madde 257.- Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para bor­cunun[29] ala­caklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

 Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati ha­ciz iste­nebilir:

1. Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçır­mağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;[30]

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.

 (Ek: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Gemi alacaklıları, donatanın yalnız mahdut aynı surette mesul olduğu hallerde, ancak mesuliyete mevzu teşkil eden mal ve haklara ihtiyati haciz koydurabilirler. Donatanın aynı za­manda şahsan mesul ol­duğu haller bundan müstesnadır. Şu kadar ki, donata­nın şahsi mesuliyeti bir miktar ile mahdut ise gemi alacaklıları ancak bu mik­tar için donatanın diğer mallarını hac­zetti­rebilirler.

(Ek: 29/6/1956 – 6763/42 md.) Yük alacaklıları hakkında da yukarki fıkra hükmü kıyas yoluyla tatbik olunur.

İhtiyati haciz kararı

Madde 258.- İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme ta­rafın­dan karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye ka­naat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/60 md.) İhtiyatî haciz talebinin reddi hâ­linde ala­caklı kanun yoluna başvurabilir.

İhtiyati hacizde teminat

Madde 259.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlu­nun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğra­yacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.

Ancak alacak bir ilâma müstenid ise teminat aranmaz.

Alacak ilâm mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.

Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.

İhtiyati haciz kararının muhtevası

Madde 260.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/100 md.) İhtiyati haciz kara­rında:

1. Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,

2. Haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konul­duğu,

3. Haciz konulmasının sebebi,

4. Haczolunacak şeyler,

5. Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen temi­natın ne­lerden ibaret bulunduğu,

Yazılır.

İhtiyati haciz kararının icrası

Madde 261.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/101 md.) Alacaklı, ihtiyati ha­ciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde ka­rarı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını iste­meye mecburdur. Aksi halde ihti­yati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/61 md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şi­ka­yetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.

Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği

Madde 262.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/102 md.) Haczi icra eden me­mur bir tutanak düzenler. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri gösterilir ve der­hal icra dairesine verilir.

İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağının birer suretini üç gün içinde ha­ciz sıra­sında hazır bulunmıyan alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.

Borçlu tarafından gösterilecek teminat

Madde 263.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/103 md.) Haczolunan mallar is­tenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hu­susu temin için malların kıy­metleri depo edilmek veya icra müdürü ta­rafından kabul edilecek esham ve tah­vilat veya taşınır ve taşınmaz rehin veya muteber bir banka kefaleti gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs elinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alı­narak bu şahsa bırakılabi­lir. İstenilecek teminat her halde borç ve masraf tutarını geçemez.

İhtiyati haczi tamamlıyan merasim

Madde 264.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/104 md.) Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbi­kinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz zabıt varakasının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip ta­lebinde (haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.

İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesin­den itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.

(Değişik: 17/7/2003 – 4949/62 md.) İhtiyatî haciz, alacak dava­sının mah­kemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahke­mede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahke­mece tebliğinden itiba­ren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.

Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazge­çerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildiri­lir.

Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkeme­since kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğin­den icrai hacze inkılabeder.

İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz[31]

Madde 265.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/105 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlen­meden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetki­sine ve temi­nata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği ta­rihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.

(Ek: 17/7/2003 – 4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişi­ler de ih­tiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî hac­zin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.

Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.

İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mec­burdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gel­mezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.

 (Ek: 17/7/2003 – 4949/63 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı tem­yiz yoluna başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. Temyiz, ihtiyatî haciz kararının uygulanmasını dur­durmaz.

İhtiyati haczin kaldırılması

Madde 266.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/106 md.) Borçlu, para veya mah­kemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşın­maz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırıl­masını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkeme­sine geçer.

İhtiyati hacizde iflâs yolu ile takip

Madde 267.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/107 md.) Alacaklı, iflasa tabi borçlusu aleyhine 264 üncü maddenin, birinci fık­rası ge­reğince iflâs yolu ile takipte bulunmuş veya iflâs yolu ile takipte bu­lunduktan sonra borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkeme­sine başvurarak itirazın kaldırılmasiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mec­burdur.

Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse, bu durum hemen alacaklıya teb­liğ olu­nur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mah­kemesine başvu­rarak borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecbur­dur.

264 üncü maddenin 4 üncü fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.

İcrai hacizlere iştirak

Madde 268.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/108 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 – 4949/64 md.) 261 inci maddeye göre ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyatî haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından bu Kanuna veya diğer kanunlara göre hac­zedilirse, ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100 üncü maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder. Re­hinden önce ihtiyatî veya icrai haciz bulunması hâlinde âmme alacağı dahil hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak edemez.

İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır.

İhtiyati haciz diğer rüçhan hakkını vermez.

 

ONUNCU BAP

Kiralar Hakkında Hususi Hükümler ve
Kiralanan Taşınmazların Tahliyesi

 

Adi kira ve hasılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddeti

Madde 269.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/109 md.) Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borç­lar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtik­ten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebli­ğini ihtiva eder.

Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hü­kümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu iti­razında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır.

İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde iti­razın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan do­layı ilâmsız icra yoliyle takip yapamaz.

Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hita­mında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.

İtiraz etmemenin sonuçları

Madde 269/a.- (Ek: 18/2/1965 – 538/110 md.; Değişik: 17/7/2003 – 4949/65 md.) Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da öde­mezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.

İtiraz ve kaldırılması usulü

Madde 269/b.- (Ek: 18/2/1965 – 538/110 md.) Borçlu itirazında kira ak­dini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re`sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa icra mahkemesinden itırazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kirala­nanın tahliyesini istiyebilir.

Borçlunun akde ve şartlarına dair mukabil iddia ve def`ilerini aynı kuvvet ve mahiyette belgelerle tevsik etmesi lazımdır.

Akdi reddeden borçlu bu itiraz sebebiyle bağlıdır. İtirazın varit olma­dığı ta­hakkuk ettikten sonra ödeme, takas veya sair bir def`ide bulunamaz.

Takip yukarda yazılı belgelere istinat etmemesi sebebiyle alacaklı umumi hü­kümler dairesinde dava açmaya mecbur kalırsa ihtarlı ödeme emri, Borçlar Kanunu­nun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtar yerine geçer.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/51 md.) Kira sözleşmesindeki imza­nın inka­rından dolayı alacaklı umumi mahkemede dava açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahkûm edilir.

Kira akdi dışındaki itirazlar ve tahliye

Madde 269/c.- (Ek:18/2/1965 – 538/110 md.) Borçlu akdi reddetme­yip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebep­lerini ve isteğini noterlikçe re`sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yet­kili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mec­burdur.

Senet veya makbuzun alacaklı tarafından inkarı halinde 68 inci madde hükmü kıyasen uygulanır.

İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklen­mez. An­cak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden iti­baren ongün geçmesi lazımdır. Borçlu tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hük­münden faydala­nabilir.

Kıyasen uygulanacak maddeler

Madde 269/d.- (Ek: 18/2/1965 – 538/110 md.) 62, 63, 65, 66, 68, 70 ve 72 nci maddeler hükümleri kıyas yolu ile bu­rada da uygulanır.

Hapis hakkı için defter yapılması

Madde 270.- Kiralıyan evvelce yapılması lazımgelen icrai takibi yapma­dan haiz olduğu hapis hakkının muvakkaten muhafazası için icra dairesinin yardımını isteye­bilir. (B.K. 267, 269, 281).

Teahhurunda tehlike varsa zabıtanın yahut nahiye müdürünün de yar­dımı is­tenebilir.

 

İcra dairesi üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini ya­par ve rehinleri paraya çevirme yoliyle takip talebinde bulunması için kiralıyana on beş günü geçmemek üzere münasip bir mühlet verir.

Kaçırılan eşyayı takip hakkı

Madde 271.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/111 md.) Gizlice veya cebirle götürülmüş eşya, götürülmelerinden on gün içinde icra dairesinin emri ile ve zabıta kuvvetiyle geri alınabilir. İyi niyet sahibi üçüncü şahıs­ların hakları saklıdır.

İhtilaf halinde mahkeme basit yargılama usulü ile meseleyi halleder ve karara bağlar.

Mukavelename ile kiralanan taşınmazların tahliyesi

1. Tahliye emri ve münderecatı

Madde 272.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) Mukavelename ile kira­la­nan bir taşınmazların müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir.

Bunun üzerine icra müdürü bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınma­zın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder.

Tahliye emrinde:

Kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerle­şim yerleri ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla çıkarılacağı yazılır.

2. Tahliye ve teslim

Madde 273.- Müddeti içinde itiraz olunmaz veya itiraz refolunursa ki­rala­nan taşınmaz müddetin hitamında zorla tahliye ve kiralıyana teslim olu­nur. Ancak tah­liye emrindeki müddetin geçmesi lazımdır.

Tahliye edilecek yerde kiralıyana ait olmıyan eşya bulunursa 26 ncı maddenin hükmü kıyas yoliyle tatbik olunur.

İtiraz

1. Müddet ve şekli

Madde 274.- (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.) İtiraz etmek isteyen ki­racı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itiba­ren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir.

Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.

63, 64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir.

2. İtirazın kaldırılması

Madde 275.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/112 md.) İtiraz vukuunda kiralıyan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını is­teyebilir.

 Tahliye talebi noterlikçe res`en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gös­teremezse itiraz kal­dırılır.

 Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur.

İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralıyanın umumi hü­kümlere göre mah­kemeye müracaat hakları saklıdır.

 (Değişik: 9/11/1988 – 3494/52 md.) Mahkemede açılan davada icra ta­kibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kirala­yan yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahkûm edilir.

Kiralanan taşınmazda üçüncü şahıs bulunursa

Madde 276.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/113 md.) Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı ol­duğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.

Şu kadar ki, bu şahıs resmi bir vesika gösterememekle beraber dai­reye ibraz olunan mukavele tarihinden evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte bulundu­ğunu beyan eder ve bu beyanı icra müdürü tarafından ma­hallinde yapılacak tahki­katla teeyyüt ederse memur, tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti icra mahke­mesine bildirir.

İcra mahkemesi, tarafları dinliyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya ta­raf­lardan birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müd­det içinde mahkemeye müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur. 36 ncı madde hükümleri burada da uygulanır. Dava etmiyen taraf iddiasından vaz­geçmiş sayılır.

Borçlunun nesep ve sebepten usul ve füruu, karı veya kocası, ikinci de­receye kadar kan ve sıhri hısımları ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları anlaşılan diğer şahıslar, bu madde hükmünün tatbikında üçüncü şahıs sayılmazlar.

 

ONBİRİNCİ BAP

İptal Davası

 

İptal davası ve davacılar

Madde 277.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) İptal davasından mak­sat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı ta­sarrufla­rın butlanına hükmettirmek­tir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabi­lirler:

1. Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,

2. İflâs idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkra­sında yazılı hallerde alacaklıların kendileri.

İvazsız tasarrufların butlanı

Madde 278.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/114 md.) Mutat hediyeler müs­tesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bu­lunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklar­dan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışla­malar ve ivazsız tasar­ruflar batıldır.

Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi ge­çemez.

Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir.

1. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/53 md.) Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edi­nenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar,

2. Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,

3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri.

Acizden dolayı butlan

Madde 279.- Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tara­fından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle hacizden yahut iflasın açıl­masından ev­velki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır:

1. Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müs­tesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler.

2. Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler.

3. Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler.

4. (Ek: 9/11/1988 - 3494/54 md.) Kişisel hakların kuvvetlendi­rilmesi için tapuya verilen şerhler.

Bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hâl ve vaziyetini bil­mediğini ispat eylerse iptal davası dinlenmez.

Zarar verme kastından dolayı iptal[32]

Madde 280.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/115 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yap­tığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinme­sini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işle­min gerçek­leştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yo­luyla takipte bulunulmuş olmalıdır.

(Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 - 4949/103 md.)

(Değişik: 9/11/1988 - 3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan du­rumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.

Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mü­him bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla bera­ber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olu­nur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiye­tin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir lev­haları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilân olunduğunu ispatla çürütülebi­lir.

İptal davalarında yargılama usulü

Madde 281.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/116 md.) Mahkeme, iptal dava­larını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara mütaallik ihtilaf­ları hâl ve şartları gözönünde tutarak ser­bestçe takdir ve halleder.

Hâkim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklı­nın talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece tak­dir ve tayin olunur. Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez.

Davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hâkim, duruma göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder.

İptal davasında davalı

Madde 282.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/117 md.) İcra ve İflâs Kanunu­nun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kim­seler ile bunların mi­rasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal et­mez.

İadenin şümulü

Madde 283.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/118 md.) Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşın­mazın haciz ve satışını istiyebilir.

İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine ge­çen de­ğere taallük ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacı­nın alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilir.

İptal davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikli­ğin borçludan tahsilini aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme bağlanmasına mani değildir.

İptal davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borç­ludan veya iflâs masasından geri istiyebilir.

Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren ala­caklı eski haklarını muhafaza eder.

Kendisine bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bu­lunan miktar geri vermeye mecburdur.

Hak düşürücü müddet

Madde 284.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/119 md.) İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geç­mekle düşer.

 

ONİKİNCİ BAP

Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin

Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması[33]

 

I. ADÎ KONKORDATO[34]

Konkordato talebi

Madde 285.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/120 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/67 md.) Konkordato hü­kümle­rinden yararlanmak iste­yen herhangi bir borçlu, icra mahkemesine ge­rekçeli bir di­lekçe ve bir konkordato projesi verir. Bu projeye ayrıntılı bir bilanço, gelir tablosu ve defter tutmaya mec­bur şahıslardan ise defterleri­nin durumunu bildiren bir cet­vel ekler. Bu cetvelde, özellikle Türk Ticaret Kanununun 66 ncı maddesi hükmünce tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin tutulmuş olup olmadıkları gösterilir.

(Ek: 17/7/2003 - 4949/67 md.) İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, icra mahkemesinden borçlu hakkında konkordato işlemleri­nin başlatılmasını isteyebilir.

(Ek: 17/7/2003 - 4949/67 md.) Konkordato talebi üzerine icra mahke­mesi, gerekli gördüğü takdirde, borçlunun malvarlığının muhafazası için 290 ıncı maddenin ikinci fıkrasındaki tedbirleri emreder.

Yetkili icra mahkemesi, iflasa tabi olanlar için 154 üncü maddenin 1 inci veya 2 nci fıkrasında yazılı yerdeki, iflasa tabi olmıyan borçlunun yerleşim yerlerindeki icra mahkemesidir.[35]

Borçlu, bilançosunda yazılı mal ve kıymetleri, konkordato mühletinin verilme­mesi halinde, bilançoyu icra mahkemesine sunduğu tarihten bir sene içinde takibe uğ­radığı takdirde 162 nci madde uyarınca göstermeye mecbur­dur. Konkordato mühleti kaldırılmış veya konkordato tasdik edilmemişse, bunların kesinleşmesi ta­rihlerinden itibaren bir sene ve konkordato feshe­dilmişse feshin kesinleşmesinden altı ay müd­detle borçlu için aynı mecburi­yet vardır.

(Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 - 4949/103 md.)

Konkordato talebinin nazara alınması şartları

Madde 286.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/121 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/68 md.) İcra mahkemesi borçluyu ve talepte bulunmuş ise alacaklıyı dinledikten sonra borçlunun du­rumunu, malvarlığı ve gelirlerini, taah­hütle­rini yerine getirmesine engel olan sebepleri ve konkordato­nun başarı ihtimalini göz önünde tutarak, projenin alacaklıları zarara sokmak kas­tından âri olup olmadı­ğına göre konkordato talebinin uygun olup olmadığına karar verir.

Borçlu, 287 nci madde gereğince mühlet verilmesi hakkındaki icra mahkemesi kararını beş gün içinde masraflarını verip tatbike koydurmazsa verilen mühlet ken­diliğinden kalkar.

(Ek: 17/7/2003 - 4949/68 md.) Konkordato talebinin red­dine iliş­kin ka­rarı, tefhiminden itibaren on gün içinde borçlu veya talep sa­hibi alacaklı tem­yiz edebilir.

Mühlet

Madde 287.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/69 md.) Konkordato talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre ilân edilir. Konkordato talebinin ilânından itibaren on gün içinde alacaklılar itiraz ederek kon­kordato mühleti veril­mesini ge­rektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek icra mahkemesinden konkor­dato talebi­nin reddini isteyebilir.

Talep uygun görülürse icra mahkemesi borçluya en fazla üç aylık bir mühlet ve­rir ve aynı zamanda gerekli bilgi ve tecrübeye sahip Türk vatan­daşlarından bir veya birkaç komiser tayin eder. Birden fazla komiser tayin edilmesi hâlinde icra mahkemesi bu kişilerin görev ve yetki alanlarını belirler.

Konkordato komiseri, kusurundan doğan zararlardan sorumludur.

Komiser, borçlunun faaliyetine nezaret eder ve 290 ve devamı mad­delerde verilen görevleri yapar. Ayrıca komiser, icra mahkemesinin talebi hâ­linde ara ra­porlar verir ve alacaklıları konkordato süreci hakkında bilgilendi­rir.

8, 10, 11, 16, 21 ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla komi­serler hakkında da uygulanır.

İşin niteliği gerekli kılıyorsa komiserin teklifi üzerine mühlet, alacak­lılar da dinlendikten sonra en fazla iki ayı geçmemek üzere uzatılabilir.

Borçlunun malvarlığının muhafaza edilmesi için gerekli ise veya kon­kordato­nun gerçekleşmeyeceği açıkça anlaşılıyorsa, konkordato mühleti ko­miserin talebi üzerine mühletin sona ermesinden önce kaldırılabilir. Bu tak­dirde borçlu ve alacak­lılar dinlenir. 299, 300 ve 301 inci maddeler kıyas yoluyla uygulanır.

İhtiyatî tedbir yoluyla da olsa, borçluya karşı başlamış olan takiplerin kon­kordato mühletinin bitiminden sonraki dönem içinde durdurulmasına veya borçluya karşı yeni takip yapılamayacağına karar verilemez.

Mühletin ilanı

Madde 288.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/70 md.) İcra mahkemesince mühlet, karar tarihinde traji elbinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağı­tımı yapılan gazetelerden[36] birinde ilân olunur ve icra dairesi ile tapu dairesine bildiri­lir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicili memurluğuna ve deniz ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicil memurluğuna da haber verilir. Borçlunun gemisi sicile kayıtlı olduğu takdirde gemi sicil memuru, konkor­dato mehli hakkında sicile şerh verir. Bu şerh Türk Ticaret Kanununun 879 uncu maddesindeki şerhin hukukî neticesini mey­dana getirir. Mühlet kararı ayrıca diğer lazım gelen yerlere bildirilir.

Mühletin alacaklılar bakımından sonuçları[37]

Madde 289.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/71 md.) Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de da­hil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Mühlet sırasında taşınır veya taşınmaz rehniyle temin edilmiş alacak­lar nede­niyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya baş­lamış olan takip­lere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip ya­pılabilir.

Konkordato aksine hüküm içermediği takdirde mühlet, rehinle temin edilme­miş her türlü alacağa faiz işlemesini durdurur.

Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygu­lanmasında konkordato mühletinin veya iflâsın ertelenmesi kararının ilânı tarihi esas alınır.

 

 

 

Mühletin borçlu bakımından sonuçları[38]

Madde 290.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/72 md.) Borçlu, komiserin ne­zareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, icra mahkemesi bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin katılımı ile ya­pılmasına veya borçlunun yerine komi­serin işletmenin faaliyetini devam et­tirmesine karar verebilir.

Borçlu, icra mahkemesinin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez ve takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapı­lan işlemler hükümsüzdür.

Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa veya iyi niye­tinden şüpheyi haklı gösterir bir harekette bulunursa icra mahkemesi ko­miserin ra­poru üzerine, mümkün ise borçluyu ve gerektiğinde alacaklıları dinledikten sonra borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini veya müh­leti kaldırabilir.

299, 300 ve 301 inci maddeler hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri[39]

Madde 291.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/73 md.) Komiser, tayinini mü­teakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve mal­ların kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muamele o yer icra dairesi marife­tiyle yaptırılabilir.

Komiser rehinli malların kıymetinin takdirine ilişkin kararını alacaklıla­rın in­celemesine hazır tutar; kıymet takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce yazılı olarak rehinli alacaklılara ve borçluya bildirilir.

İlgililer, on gün içinde ve masrafları önceden vermek kaydıyla, icra mahkeme­sinden rehinli malların kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebilir. Eğer yeni kıy­met takdiri bir alacaklı tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilir.

 

 

Alacaklıları davet ve alacakların bildirilmesi[40]

Madde 292.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/74 md.) Alacaklılar, komiser tarafından ilân tarihinden itibaren yirmi gün içinde ala­caklarını bildirmeye mühlet kararının yayımlandığı gazetede yapıla­cak ilânla davet olunur. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklı­lara posta ile gönderilir. İlânda, hilafına hareket eden alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato müzakeresine kabul edil­meyecekleri ihtarı da yazılır.

Aynı ilânda komiser; yukarıdaki fıkrada yazılı müddet geçtikten sonra olmak üzere, konkordato teklifini müzakere etmek için alacaklıları muayyen bir gün ve saatte toplanmaya davet eder ve toplantıdan önceki on gün içinde belgeleri incele­yebileceklerini bildirir.

Alacaklılar hakkında borçlunun beyana daveti

Madde 293.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/124 md.) Komiser, borçluyu id­dia olunan alacaklar hakkında beyanda bulunmaya davet eder. Komiser, alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun def­terleri ve ve­sikaları üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neti­cesini aşağıdaki madde gereğince vereceği rapora derceder.

Alacaklıların toplanması

Madde 294.- Komiser alacaklılar toplanmasına reislik eder ve borçlu­nun vazi­yeti hakkında bir rapor verir.

Borçlu lazımgelen malümatı vermek üzere toplanmada hazır bulunmağa mec­burdur.

Müzakere neticesinde tutulan konkordato zaptı derhal imza olunur. İmzayı mütaakıp on gün içinde vukua gelen iltihaklar kabul olunur.

Müşterek borçlulara karşı haklar

Madde 295.- Konkordatoya muvafakat etmiyen alacaklı müşterek borçlulara ve borçlunun kefillerine ve borcu tekeffül edenlere karşı bütün haklarını muhafaza eder.

Konkordatoya muvafakat etmiş olan alacaklı dahi kendi haklarını yukardaki kimselere ödeme mukabilinde temlik teklif etmek ve onlara top­lanmanın günü ile yerinden en aşağı on gün evvel haber vermek şartiyle bu hükümden istifade eder.

Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin yukardaki kimselere kon­kordato müzakeresine iştirak etmek salahiyetini verebilir ve onların kararını kabul taahhü­dünde bulunabilir.

Konkordatonun mahkemede incelenmesi[41]

Madde 296.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/75 md.) Toplanmayı takip eden on gün bittikten sonra komiser konkordatoya ilişkin bütün belgeleri ve bu süre içinde iltihak eden olmuşsa bunları da dik­kate alarak, konkordatonun kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu ticaret mahkemesine tevdi eder ve du­rumu ilgili icra mahkemesine bildirir.

Mahkeme, komiseri dinledikten sonra ve her hâlde mühlet içinde kısa bir za­manda kararını verir. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, mühlet kararının yayımlandığı gazetede ilân edilir. İtiraz edenlerin haklarını müdafaa için duruşmada bulunabilecekleri de ilâna yazılır.

Konkordatonun kabulü için lazımgelen ekseriyet

Madde 297.- (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/76 md.) Konkor­dato, kaydedilmiş olan alacaklıların yarısını ve alacakların üçte ikisini aşan bir ço­ğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

İmtiyazlı alacaklılarla borçlunun karısı, kocası ve ana, baba ve evladı ne ala­cak ve ne de alacaklı ekseriyetini teşkilde hesaba katılmazlar.

Rehinle temin edilmiş alacaklar komiser tarafından takdir edilen kıy­met neti­cesinde teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar.

Nizalı veya taliki şarta bağlı veyahut muayyen olmıyan bir vadeye tabi ala­cakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne nispette katılacağına icra mahkemesi ka­rar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ilerde mahkemece veri­lecek hükümler mahfuzdur.

Konkordatonun tasdiki

Madde 298.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/77 md.) Yukarıdaki hükümler dairesinde yapılan konkordato teklifinin tasdiki aşağı­daki şartların tahakkukuna bağlıdır:

1. Teklif edilen meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (Mahkeme borçluya intikâl edebilecek malları da dikkate alabilir.).

2. Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda, paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen meblağın, iflâs yoluyla tas­fiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının öngörül­mesi.

3. Konkordato işlemlerinin yerine getirilmesini, alacakları kabul edil­miş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesini ve mühlet sırasında komi­serin onayıyla akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için, bu alacaklılardan her biri özel olarak ve açıkça kendi alacağı bakımından vazgeçmedikçe, ye­terli teminatın gösterilmesi.

4. Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilâm harçla­rının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.

Hâkim, konkordato teklifini yetersiz bulması hâlinde re`sen veya ta­lep üze­rine gerekli gördüğü düzeltmeyi yapabilir.

Rehinli taşınır veya taşınmazın paraya çevrilmesinin ertelenmesi

Madde 298/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/78 md.) Konkordatoyu tasdik eden hâkim, borçlunun talebi üzerine, tasdik ka­rarından itibaren en fazla bir yılı geçmemek ve erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayan faizler teminatlandırılmak kaydıyla, re­hinli taşınır veya ta­şınmazın konkordato tale­binden önceki bir alacak nede­niyle satışını erteleyebilir. Ancak, bu ertelemenin yapılabilmesi için rehinli alacağın konkordato talebinden önceki yıla ait faizlerinin ödenmiş olması lazımdır. Borçlu ayrıca taşınmazın veya ticarî işletme rehni konusu unsurla­rın işletmenin çalışması için kendisine gerekli olduğunu ve paraya çevirmenin ekonomik varlığını tehlikeye sokacağını gerçeğe yakın bir şekilde ispat et­melidir.

İlgili rehinli alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine iliş­kin gö­rüşmelerden önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik duruşmasına bizzat çağırılırlar.

Borçlu, rehinli taşınır veya taşınmazı rızasıyla devreder, iflâs eder veya ölürse, paraya çevirmenin ertelenmesi kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.

İlgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu dinledikten sonra, konkor­datoyu tasdik eden hâkim paraya çevirmenin ertelenmesi kararını, alacaklı şu hâllerden birinin mevcudiyetini gerçeğe yakın bir şekilde ispat ederse iptal eder:

1. Borçlu paraya çevirmenin ertelenmesini yanlış bilgiler vermek sure­tiyle elde etmişse.

2. Serveti ve gelirleri artmış ve borcu ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan ödeyebilecekse.

3. Rehinli taşınır veya taşınmazın paraya çevrilmesi borçlunun ekono­mik var­lığını artık tehlikeye sokmayacaksa.

Temyize müracaat

Madde 299.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Konkordato hakkında ve­rilen hüküm tefhiminden on gün içinde borçlu ve iti­raz eden her alacaklı tarafın­dan temyiz olunabilir.

Tasdikin ilanı

Madde 300.- (Değişik: 18/2/1965 – 538/126 md) (Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 - 3222/35 md.) Hüküm kesinleşince mühlet kararının yayımlandığı ga­zetede[42] ilân edi­lir; icra dairesi ile tapu dairesine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına ve borsalara ve borçlunun sıfatına göre evvelce ihbar edilmiş ise ticaret sicili memurluğuna ve gemi sicil memurluğuna tebliğ olunur.

İlandan itibaren 287 nci maddeye göre verilen mühletin hükümleri bi­ter.

Konkordatonun reddinden sonra iflâs ve ihtiyati haciz

Madde 301.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/127 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/80 md.) Konkordato tasdik olunmaz yahut mühlet kal­dırılırsa, borçlu iflâsa tâbi kişilerden olmasa bile, alacak­lılardan birinin 300 üncü maddeye göre yapılacak ilândan itibaren on gün içinde vuku bulacak talebi üzerine borçlunun derhâl iflâsına karar verilir.

Konkordatonun tasdikını reddeden mahkeme, teminat aramaksızın borçlunun bütün kabili haciz mallarının ihtiyaten haczine karar verir. Bu ka­rar masrafı avans olarak yatıran herhangi bir alacaklının talebiyle tatbik olunur. Yukarıdaki fıkraya göre açılan iflâs davası 264 üncü madde gereğince ihtiyati haczi tamamlıyan mera­simdendir.

İtirazlı alacaklar hakkında dava

Madde 302.- (Değişik: 6/6/1985 - 3222/36 md.) Ticaret mahkemesi, konkordatonun tasdiki kararında alacakları itiraza uğra­mış olan alacaklılara, dava açmak için, konkordatonun tasdiki kararının yüze karşı verilmesi halinde tefhim, aksi takdirde tebliğ tarihinden itibaren başlamak üzere on[43] günlük bir müddet tayin eder. (Değişik ikinci cümle: 12/2/2004 – 5092/6 md.) Bu müddet içerisinde dava açmayanların teminattan yararlanma ve konkordatoyu feshettirme hakları düşer. (Ek cümle: 17/7/2003 - 4949/81 md.) İcra takibi sonucunda kesinleşmiş ala­caklar ile ilâma bağlı alacaklara ilişkin haklar saklıdır.

Konkordatonun hükümleri

Madde 303.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/82 md.) Tasdik edilen konkor­dato, alacakları mühlet kararından önce veya ko­miserin onayı olmaksızın kon­korda­tonun tasdikine kadar doğmuş bütün ala­caklar için mecbu­ridir. Rehinli alacak­lıların rehnin kıymetini karşılayan mik­tardaki alacakları ile bu Kanunun 206 ncı mad­desinin birinci fıkrasında sayı­lan Devlet alacakları müstesna­dır.

Mühlet içinde komiserin onayıyla akdedilmiş borçlar, malvarlığının terki sure­tiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta masa borcu sayılır.

Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacakla­rından vazgeçtiği, borçlunun borçlarını nasıl ödeyeceği ve gerekirse sağlana­cak teminatlar belirtilir. Kararda komiser veya uzman bir kişi tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevlendirilebilir. Bu takdirde görevlendirilen kişi, borçlunun işletmesinin durumu ve borçlarını konkordato projesi uya­rınca ödeme kabiliyetini muhafaza edip etme­diği konusunda iki ayda bir tas­dik kararını veren mahkemeye rapor tevdi eder; ala­caklılar bu raporu incele­yebilirler.

Konkordatonun neticelenmiyen takipler üzerine tesiri

Madde 304.- Konkordatonun tasdikı konkordato mühletlerinden evvel vazolunupta henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür.

Nizalı alacaklılara ait paralar

Madde 305.- İcra mahkemesi emrederse nizalı alacaklılar hakkında ay­rılan paylar hüküm katileşinceye kadar borçlu tarafından sağlam bir bankaya ve bulunmıyan yerde icra veznesine yatırılır.

Konkordato haricinde yapılan vaitler

Madde 306.- Borçlu tarafından konkordato şartlarından fazla olarak alacak­lılardan birine yapılan her vait hükme hacet kalmaksızın batıldır.

Konkordatonun alacaklılardan birinin müracatiyle onun hakkında feshi

Madde 307.- Kendisine karşı konkordato şartları ifa edilmiyen her alacaklı konkordato mucibince iktisap etmiş olduğu yeni hakları muhafaza etmekle beraber konkordatoyu tasdik eden mahkemeye müracaatla kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.

Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden on gün içinde tem­yizi ka­bildir.

 

Konkordatonun tamamen feshi

Madde 308.- Her alacaklı suiniyetle muallel bulunan bir konkordato­nun fes­hini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden istiyebilir.

299, 300 ve 301 inci maddelerin hükümleri bu halde de caridir.

II. İFLÂSTAN SONRA KONKORDATO[44]

Şartları ve hükümleri[45]

Madde 309.- İflasına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato teklifi ederse iflâs idaresi mütalaasiyle beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bu teklifi bildirir.

294 den 299 uncu ve 302 den 308 inciye kadar olan maddeler burada da tat­bik olunur. Komisere ait vazifeler iflâs idaresi tarafından yapılır.

(Değişik: 17/7/2003 - 4949/83 md.) Paraya çe­virme ticaret mahkemesi tasdik hakkında bir karar verinceye kadar ertele­nir.

(Değişik: 6/6/1985 - 3222/37 md.) Konkordato üzerine verilen karar iflâs idaresine bildirilir.

Konkordatonun tasdikı halinde idare iflasa hükmeden mahkemeden if­lasın kaldırılmasını ister.

III. MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATO[46]

Genel olarak

Madde 309/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Malvarlığının terki sure­tiyle konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf etmek veya bu malların tamamını ya da bir kıs­mını üçüncü kişiye devretmek yetkisi verilir.

Alacaklılar haklarını konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar ku­rulu ara­cılığıyla kullanırlar. Konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar ku­rulu konkordato talebi hakkında karar veren alacaklılar tarafından seçilir. Konkordato tasfiye me­muru icra mahkemesinin seçime ilişkin kararı onaylama­sından sonra göreve başlar. Konkordato komiseri de tasfiye memuru olabilir.

Zorunlu içeriği

Madde 309/b.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Malvarlığının terki sure­tiyle konkordato aşağıdaki hususları içerir:

1. Alacaklıların malların tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devri suretiyle karşıla­namayan alacaklarından feragat edip etmedikleri, feragat etmiyor­larsa borçlunun sorumluluğunun ne olduğu.

2. Konkordato tasfiye memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin be­lirlenmesi ve bunların yetkileri.

3. Kanun tarafından belirlenmemişse, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü kişiye devredilecekse, bu devrin şekli ve teminatlandırılması.

4. Alacaklılara yönelik ilânların Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ya­nında tasdik tarihinde traji ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden[47] biriyle yapıla­cağı.

Konkordato kapsamı dışında kalan mallar varsa bunlar açıkça belirtilir.

Tasdikin sonuçları

Madde 309/c.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Malvarlığının terki sure­tiyle konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesin­leşmesinden itibaren, borçlu mal­ları üzerinde tasarruf edemez ve bu mallar hak­kında tasarruf yetkisine sahip kişi­lerin imza yetkisi sona erer.

Borçlu ticaret siciline kayıtlı ise ticaret unvanına “konkordato tasfi­yesi hâ­linde” sözcükleri eklenir. Konkordato masası, konkordato kapsamına girmeyen borçlardan dolayı bu unvan altında takip edilir.

Konkordato tasfiye memurları konkordato masasının muhafazası ve paraya çevrilmesi veya lüzumu hâlinde malların devri için gerekli bütün iş­lemleri yerine getirir.

Konkordato tasfiye memurları mahkemelerde konkordato masasını temsil eder. 228 inci madde kıyas yoluyla uygulanır.

Konkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu

Madde 309/ç.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Konkordato tasfiye me­murları alacaklılar kurulunun nezaret ve dene­timine tâbidir. Konkordato tasfiye memurlarının malvarlığının paraya çevril­mesine ilişkin kararlarına karşı öğrenilme­sinden itibaren yedi gün içinde ala­caklılar kurulu nezdinde itiraz edilebilir ve bu kurulun kararlarına karşı da şikâyet yoluna başvuru­labilir.

8, 9, 10, 11, 21 ve 359 uncu maddeler konkordato tasfiye memurlarının iş­lemlerinde de kıyas yoluyla uygulanır.

Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi

Madde 309/d.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Tasfiyeden elde edilen hasılatın paylaşımına katılacak olan alacaklıları ve sı­ralarını belirlemek üzere kon­kordato tasfiye memurları, alacaklılara yeni bir davet yapmaya gerek kalmaksızın, sadece ticarî defterlere ve yapı­lan alacak kayıtlarına dayanarak bir sıra cetveli hazırlar ve bu sıra cetvelini alacaklıların incelemesine hazır tutar.

230 ilâ 236 ncı maddeler kıyas yoluyla uygulanır.

Paraya çevirme

Madde 309/e.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Konkordato masasını oluşturan malvarlığı ayrı ayrı veya bir bütün hâ­linde pa­raya çevrilir. Paraya çevirme, eğer bir alacak söz konusu ise bu ala­cağın tahsili veya talep hakkının satılması, di­ğer mallar için pazarlık veya açık artırma yoluyla ger­çekleştirilir.

Paraya çevirmenin usulü ve zamanı konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine alacaklılar kurulunca kararlaştırılır.

Rehinli taşınmazlar

Madde 309/f.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Malların üçüncü kişiye devredildiği hâller dışında, rehinli taşınmazların kon­kordato tasfiye memurları ta­rafından pazarlık suretiyle satışı ancak, rehinli taşın­mazın satış bedelinden alaca­ğını tahsil edemeyen rehinli alacak­lıların muvafakatıyla mümkündür. Aksi takdirde, söz konusu taşınmazlar an­cak açık artırma yoluyla pa­raya çevrilebilir. Taşınmaz üzerindeki irtifaklar, taşınmaz yükleri, ipotekler ve şerh edilmiş kişisel hakların varlığı ve sırası, sıra cetveline göre belirlenir.

Taşınır rehinleri

Madde 309/g.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Alacağı taşınır rehniyle temin edilmiş olan alacaklılar rehinli taşınırları kon­kordato tasfiye memurlarına tevdi etmek zorunda değildirler. Konkorda­toda başka bir süre öngörülmedikçe, rehinli alacaklılar rehinli taşınırı uygun gördükleri za­manda, rehnin paraya çevril­mesi yoluyla veya rehin sözleşme­sinde yetki verilmişse pazarlık yoluyla ya da bor­sada satmak suretiyle pa­raya çevirebilirler.

Ancak, rehnin paraya çevrilmesi konkordato masasının yararına ise, konkor­dato tasfiye memurları rehinli alacaklıya rehinli malı altı ay içinde paraya çevirmesi için yetki verebilir. Konkordato tasfiye memurları rehinli alacaklıya, aynı zamanda 336/a maddesinde öngörülen cezayı da hatırlata­rak, bu süre içinde paraya çevirme işlemini gerçekleştirmediği takdirde re­hinli malı kendilerine teslim etmesini, haklı bir sebep olmaksızın teslim et­mezse rüçhan hakkından mahrum kalacağını ihtar eder.

Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri

Madde 309/ğ.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Alacaklılar kurulu, kon­kordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine ih­tilaflı veya tahsili güç bir alacaktan, özellikle bir iptal davasından, borçlunun organlarına veya çalışanlarına karşı sorum­luluk davasından vazgeçerse, ala­caklıları yazıyla veya ilân yoluyla haberdar eder ve 245 inci maddeye uygun olarak bu iddiaların takibi hakkını devretmeyi teklif eder.

Paraların paylaştırılması

Madde 309/h.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Konkordato tasfiye me­murları, geçici de olsa her dağıtımdan önce, bir pay cetveli düzenler ve payının mik­tarını her alacaklıya bildirir; konkordato tasfiye memurları pay cetvelini on gün süreyle iflâs dairesinde alacaklıların incelemesine hazır tutar. Pay cetveline karşı şikâyet yoluna başvurulabilir.

Konkordato tasfiye memurları, pay cetveli ile birlikte masrafları da içeren son hesabı iflâs dairesine tevdi ederler.

Rehin açığı

Madde 309/ı.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Geçici pay cetvelinin tevdii sırasında rehni paraya çevrilmiş bulunan rehinli alacaklılar, alacaklarının açık kalan kısmı için geçici dağıtıma katılır­lar. Açık kalan kısım konkordato tasfiye me­murları tarafından belirlenir ve bu karara karşı şikâyet yoluna gidilebilir.

Geçici pay cetvelinin tevdii sırasında rehin paraya çevrilmemişse, re­hinli ala­caklı komiser tarafından açık kalacağı öngörülmüş olan miktar için dağıtıma katılır. Rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedelin öngörülen miktarın altında kaldı­ğını ispatlayan rehinli alacaklı, buna tekabül eden öde­melere hak kazanır.

Rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedel ile o zamana kadar ya­pılan geçici ödemeler toplamı alacak tutarını aşarsa, rehinli alacaklı fazlayı iade etmek zorundadır.

Tevdi

Madde 309/i.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Konkordato tasfiye me­murları tarafından belirlenen sürede hak sa­hipleri ta­rafından tahsil edilmeyen pay­lar 9 uncu madde hükümlerine göre bankaya yatırılır.

Beş yıl içinde hak sahipleri tarafından tahsil edilmeyen paylar iflâs dairesi tarafından dağıtılır; 255 inci madde kıyas yoluyla uygulanır.

Faaliyet raporu

Madde 309/j.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Tasfiye sona erince kon­kordato tasfiye memurları bir nihaî rapor dü­zenler. Bu nihaî rapor alacaklılar kuru­lunun onayına sunulur. Kurul onayladığı nihaî raporu tasdik makamı olan ticaret mah­kemesine gönderir ve tasdik makamı da alacaklıların incelemesine hazır tutar.

Tasfiyenin bir yıldan uzun sürmesi hâlinde konkordato tasfiye me­murları, her yıl en geç Aralık ayı sonuna kadar, tasfiye edilen malvarlığının ve henüz paraya çev­rilmemiş malların durumunu belirten bir cetvel ve faali­yetleri hakkında bir rapor düzenleyip alacaklılar kuruluna tevdi eder. Bu cetvel ve rapor, takip eden yılın Şu­bat ayı sonuna kadar alacaklıların incele­mesine hazır bulundurulmak üzere alacaklı­lar kurulu aracılığıyla tasdik ma­kamına sunulur.

Hukukî işlemlerin iptali

Madde 309/k.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Borçlu tarafından kon­kordatonun tasdikinden önce yapılmış hukukî iş­lemler 277 ilâ 284 üncü maddelere göre iptale tâbidir.

Konkordato mühletinin verilmesi veya mühletten önce bu Kanuna göre vuku bulan iflâsın ertelenmesi tarihleri, iptal davası açma sürelerinin hesap­lanmasında haczin veya iflâsın açılmasının yerini tutar.

Konkordato masasına yöneltilen taleplerin tasarrufun iptali yoluyla kısmen veya tamamen reddini sağlamak mümkün ise konkordato tasfiye me­murları, def`î yoluyla iptal talebinde bulunmaya yetkili ve yükümlüdürler.

Uygulanacak ortak hükümler

Madde 309/l.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Niteliğine aykırı düşme­dikçe 285 ilâ 308 inci maddeler malvarlığının terki su­retiyle konkordatoda da uy­gulanır.

IV. SERMAYE ŞİRKETLERİ VE KOOPERATİFLERİN UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRILMASI[48]

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma

MADDE 309/m.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları borçlarını karşılamaya yet­meyen ya da bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif, önceden müzakere edilmiş ve projeden etkilenen alacaklılar tarafından gerekli çoğunluk sağlanarak kabul edilmiş olan yeniden yapılandırma projesi ile birlikte, muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine, uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma için başvurabilir.

309/m ilâ 309/ü maddelerinde geçen “projeden etkilenen alacaklılar” terimi, yeniden yapılandırma projesi ile alacakları, hakları veya menfaatleri yeniden yapı­landırılacak alacaklıları ifade eder.

“Gerekli çoğunluk” terimi, projeden etkilenip oylamaya katılan alacaklıların sayı itibarıyla en az yarısını aşan ve oy kullanan alacaklıların alacaklarının en az üçte ikisini oluşturan ve projenin kabulü için gerekli olan çoğunluğu ifade eder. Projenin birden fazla alacaklı sınıfı içermesi hâlinde, her alacaklı sınıfının kendi içinde pro­jeyi gerekli çoğunluk ile kabul etmiş olması gerekir.

Yeniden yapılandırma projesi

MADDE 309/n.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Asliye ticaret mahke­me­sine sunulacak yeniden yapılandırma projesi, aşağıdaki hususları içerir :

1. Projeden etkilenen alacaklıların tâbi olacağı koşullar ve benzer alacaklara sahip olan alacaklılar arasında eşitliğin ne şekilde sağlanacağı.

2. Projenin, borçlunun taraf olduğu sözleşmelere etkisi.

3. Projenin, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisine etkisi.

4. Borçların yeniden yapılandırılması için gerekli görülüyorsa, borçlunun kredi gibi finansman kaynaklarına başvurup başvurmayacağı.

5. Borçlunun işletmesinin kısmen ya da tamamen devri, diğer bir şirket veya şirketlerle birleşmesi, sermaye yapısının veya ana sözleşmesinin değiştirilmesi, borçlu işletmenin yönetiminde yer alacak kişilerin belirlenmesi, borçların vadeleri­nin uzatılması, faiz oranlarının değiştirilmesi, menkul kıymet ihracı gibi projenin uy­gulanabilirliğini sağlayabilecek yöntemler.

6. Tasdik kararından sonra projenin uygulanmasının kim tarafından ve nasıl denetleneceği.

7. Projeyi reddeden alacaklının alacağının, bu alacaklı projede kendi sınıfı için öngörülen haktan daha azını açıkça kabul etmediği sürece, nitelik itibarıyla benzer­lik gösteren alacaklarla eşit muameleye tâbi olacağı.

Hukukî nitelikleri büyük ölçüde birbirine benzer olan alacakların aynı sınıfta yer almaları şartıyla, proje, alacaklıları birden fazla sınıf içerisinde gruplandırabilir.

 

Başvuruya eklenecek belgeler

MADDE 309/o.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Başvuruya eklenecek belgeler şunlardır:

1. Yeniden yapılandırma projesi.

2. Borçlunun malî durumunu gösterir belgeler, ayrıntılı bilanço, defterlerinin vaziyetini bildiren bir cetvel, gelir tablosu ve borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler.

3. Projenin, borçluyu yeniden ödeme kabiliyetine kavuşturarak muaccel borçlarını ödeme plânına göre ödeyebilecek ve nakit akışını gerçekleştirecek du­ruma getireceğini gösteren belgeler.

4. Projeden etkilenen ve etkilenmeyen alacaklılar ile bunların alacaklarının listesi.

5. Başvuru öncesi müzakere sürecini tanımlayan ve projeden etkilenen ala­caklıların proje hakkında karar vermelerine olanak sağlayan yeterli bilgilendirmenin iadeli taahhütlü mektup ya da noter ihbarnamesi gibi uygun araçlarla yerine getiril­diğini gösteren delilleri de içeren açıklamalar.

6. Projeden etkilenip de onay veren alacaklıların, bu beyanlarını içeren, im­zası ve tarihi noterlikçe onaylı tutanaklar.

7. Projeye göre alacaklıların eline geçecek miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren belge.

8. Sayı ve meblağ itibarıyla çoğunluk koşulunun gerçekleştiğini gösteren cet­vel.

9. Borçlunun ödeme kabiliyetine kavuşabileceğini ve projede yer alan koşul­lara uymasının mümkün olduğunu gösteren ve gerekli nitelikleri haiz bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanmış bulunan finansal analiz raporları ile daya­nakları.

Başvuru üzerine ve ara dönemde mahkemece yapılacak işlem ve alınacak tedbirler

MADDE 309/ö.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Mahkeme, başvurudan itibaren otuz gün içinde gerçekleşecek olan duruşmanın gününü belirler; başvuruyu, 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurur ve projeden etkilenip adresi bilinen tüm alacaklılara tebliğ eder. Yapılacak olan ilân ve tebligatta, başvurunun kapsam ve sonuçları, başvuru dosyasının hangi tarihten itibaren nerede görülebile­ceği ve itirazların da ileri sürülebileceği duruşmanın günü ve saati gösterilir.

Mahkeme, ayrıca, borçlunun veya alacaklılardan birinin talebi üzerine, baş­vuru hakkında verilecek nihai kararın verilmesine kadar geçecek olan dönem için borçlunun malvarlığını korumaya yönelik ve borçlunun faaliyetleri bakımından gerekli gördüğü tedbirleri derhal alır. Bu durumda mahkeme, tespit edilen duruşma gününü beklemeksizin ayrıca bir duruşma günü tayin edebilir, alacaklılar ve borçlu tarafın­dan seçilmiş, atanmasından projenin tasdikine veya reddine ilişkin kararın verilme­sine kadar borçlunun faaliyetlerinin sevk ve idaresini bizzat üstlenecek ya da bu faaliyetleri denetleyecek olan ve lazım gelen bilgi ve tecrübeye sahip ve gerekli nitelikleri haiz bir veya birkaç ara dönem denetçisi tayin edebilir. Alacaklılar ve borçlunun ara dönem denetçisi seçmedikleri ya da herhangi bir denetçi üzerinde anlaşmaya varamadıkları, ancak şartların ara dönem denetçisi atanmasını gerekli kıldığı hallerde mahkeme, niteliği ve yetkileri yönetmelikle belirlenecek olan bir veya birkaç ara dönem denetçisini re'sen atayabilir.

Mahkeme, projeden etkilenen alacaklıların borçluya karşı başlattıkları takip­lerin ve bu takiplerle ilgili olan davaların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipleri ve davaları da kapsayacak şekilde durdurulmasına, yeni icra takibi yapılmasının etkilenen alacaklılar için yasaklanma­sına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına ara dönem için karar verebilir. Bu durumda, bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemez.

Ara dönemde borçlu, işletmenin devamı için zorunluysa veya malvarlığının kıymetinin korunması ya da artırılması için gerekli görülmesi hâlinde, kredi gibi fi­nansman araçlarına başvurabilir. Bir finansman kaynağının kullanılabilmesi için temi­nat verilmesi gerekiyorsa, bu teminat öncelikle borçlunun daha önce üzerinde rehin tesis edilmemiş taşınır veya taşınmaz malları üzerinde sağlanır.

Finansman kaynağı terimi, borçluya hammadde gibi işletmenin faaliyet göste­rebilmesi için gerekli mal ve hizmetleri sağlayanları da kapsar.

Başvurunun mahkemece incelenmesi ve kanun yolları

MADDE 309/p.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Tasdik duruşmasında mahkeme, ara dönem denetçisini, borçlu işletmenin yetkililerini ve duruşmada hazır bulunan alacaklıları dinler. Mahkeme, borçlunun yeniden yapılandırmaya iyiniyetle başvurduğunu, 309/m ilâ 309/o maddelerindeki şartların yerine geldiğini ve projeyi reddetmiş olan her alacaklının projeyle eline geçecek miktarın en az iflâs tasfiyesi sonunda eline geçecek miktara eşit olduğunu tespit ettiği takdirde, en geç otuz gün içinde başvurunun tasdikine, aksi halde reddine karar verir.

Mahkeme, tasdik kararı ile birlikte, borçlu ile alacaklıların bu konudaki gö­rüşlerini de dikkate alarak, yetkileri sadece projenin yerine getirilmesine ilişkin esasları denetleyip alacaklılara durumu düzenli olarak rapor etmekten ibaret olan bir veya birkaç proje denetçisi tayin edebilir. Borçlu ve alacaklılar, denetçi seçme­dikleri ya da herhangi bir denetçi üzerinde anlaşmaya varamadıkları takdirde, mah­keme, nitelikleri ve görev alanı yönetmelikle belirlenecek olan bir denetçiyi re'sen atayabilir.

Tasdik veya ret kararının tebliğinden itibaren on gün içinde borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar kararı temyiz edebilirler. Bu konudaki temyiz incelemesi ivedilikle yapılır ve verilecek karara karşı, karar dü­zeltme yoluna başvurulamaz.

Tarafların itirazı ve temyiz maktu harca tâbidir.

Kararın sonuçları

MADDE 309/r.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Yeniden yapılandırma projesi, tüm hüküm ve sonuçlarını, başvurunun tasdikine ilişkin kararın verildiği andan itibaren doğurmaya başlar. Projenin koşulları, projeden etkilenen alacaklılarla yapılmış olan tüm sözleşme hükümlerinden önce gelir.

Kararın temyiz incelemesi sonunda Yargıtayca bozulması üzerine, projenin tasdik kararının icrası kendiliğinden durur. Bozma kararına kadar yapılan işlemler geçerliliğini muhafaza eder.

Projeden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu sözleşmelerde projenin tadiline veya feshine yol açabilecek veyahut borçlunun ye­niden yapılandırma yoluna başvurmasının temerrüt hali oluşturacağına ya da akde aykırılık teşkil edeceğine ilişkin hükümler bulunması hâlinde, bu hükümler borçlunun yeniden yapılandırma yoluna başvurması durumunda uygulanmaz.

Başvurunun tasdiki talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının verilmesi hâ­linde, mahkemece verilmiş tedbirler kalkar, durmuş olan dava ve takiplere devam edilir.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmanın feshi

MADDE 309/s.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında, 307 nci madde ile 308 inci maddenin birinci fıkrası kıyasen uygulanır. Yeniden yapılandırmanın tamamen feshine karar verilir ve bu karar kesinleşirse, durum mahkemece 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurulur. İlândan itibaren on gün içinde, projeden et­kilenen alacaklılar tasdik kararını vermiş olan mahkemeden borçlunun derhal iflâsına karar verilmesini isteyebilirler.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin tadili

MADDE 309/ş.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Projenin bir kısmının ih­lâli hâlinde, bu ihlâl sadece bazı alacaklıları etkiliyorsa, hakları ihlâl edilen bu ala­caklıların borçlu ile projenin tadili konusunda anlaşmaya varmaları durumunda, tadil edilmiş proje mahkemenin tasdikine sunulur. Projenin devamı için bu tadilatın yapıl­ması zorunlu ise ve tadil edilmiş proje hakları ihlâl edilmiş olan alacaklıları projeden etkilenen diğer alacaklılardan daha uygun bir duruma getirmiyorsa, mah­keme tadil edilmiş projeyi tasdik eder. Yeniden yapılandırma projesinin tasdikine ilişkin usul projenin tadili hakkında da uygulanır.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesinin ihlâli ve muhtelif hü­kümler

MADDE 309/t.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Borçlunun projeden do­ğan yükümlülüklerini tamamen veya kısmen zamanında yerine getirmemesi hâlinde durum proje denetçisi, borçlu veya projeden etkilenen alacaklılar tarafından pro­jeyi tasdik etmiş olan mahkemeye bildirilir. Aynı hak, projenin tasdikinden önce borçluya teminat mukabili veya teminatsız olarak kredi gibi finansman kaynağı yara­tıp bundan kaynaklanan alacağını kısmen veya tamamen elde edemeyen alacaklı için de söz konusudur. Bu bildirim üzerine mahkeme, borçlunun malvarlığının korunabil­mesi için, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruflarını önleyici tedbirler de dahil olmak üzere, gerekli muhafaza tedbirlerini alır ve bir duruşma günü tayin ederek 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurur. Mahkeme, projeden etkile­nen veya etkilenmeyen alacaklıların vakî itirazlarını inceledikten sonra, borçlunun yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmediğini, projenin uygulanmayıp tadilinin de söz konusu olmadığını veya finansman alacaklısının alacağını tamamen ya da kısmen elde edemediğini tespit edince derhal borçlunun iflâsına hükmeder.

Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılma­sına, bankalar ve sigorta şirketleri borçlu sıfatı ile başvuramazlar.

Ara dönem denetçisi ve proje denetçisi hakkında 334/a madde hükümleri uy­gulanır.

Harç, vergi istisnaları ve teşvik belgeleri

MADDE 309/u.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Tasdik edilen proje kap­samındaki;

1. Yapılacak işlemler ve düzenlenecek kâğıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Ka­nununa göre ödenecek damga vergisi ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan,

2. Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tu­tarlar, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta mua­meleleri vergisinden,

3. Borçluya kullandırılan ve kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Des­tekleme Fonundan,

4. Diğer benzeri işlemler, kâğıtlar ve krediler vergi, resim, harç ve fon yü­kümlülüklerinden (4306 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken Eğitime Katkı Payı hariç),

İstisna edilmiştir.

İstisna, alacaklıların tasdik edilen proje kapsamında edindikleri varlıkları el­den çıkardıkları hallerde de uygulanır.

Tasdik edilen proje hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak dikkate alınır.

Tasdik edilen proje hükümleri uyarınca uygulamaya konulan işlemlerin ger­çekleşmemesi hâlinde dahi, bu madde uyarınca uygulanmış istisnalar geri alınmaz.

Uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesine göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlular tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, projeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.

Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılma­sının uygulanması sırasında aranacak noter onaylı belgelere ilişkin noter harcı maktu olarak alınır.

Yönetmelik

MADDE 309/ü.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Bu Kanunun yayımı tari­hinden itibaren iki ay içinde Adalet Bakanlığınca sermaye şirketleri ve kooperatif­lerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanmasına ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulur.

 

ONÜÇÜNCÜ BAP

Taksiratlı ve Hileli İflas

 

I. TAKSİRATLI İFLAS

Taksiratlı iflâs halleri

Madde 310.- Aşağıdaki hallerden biri kendisinde bulunan müflis taksi­ratlı sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:

1. Ziyanları için makul sebepler gösteremezse;

2. Evinin masrafları hadden fazla ise;

3. Kumar yahut mücerret baht oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para sarfetmişse;

4. Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği halde bu va­ziyetin­den haberleri olmıyan kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut borç para almış ise;

5. (Değişik: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Ticaret Kanununun 66 ncı mad­de­sinin birinci fıkrasının 1 ilâ 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmamış ise;

6. Mevcudu ile alacağından çok fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise;

7. (Değişik: 18/2/1965 - 538/128 md.) İflâs takibi sırasında mahkeme, iflâs idaresi veya iflâs dairesi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazeret ol­maksızın gelmemiş ise;

8. İşlerini terkederek kaçmış ise;

9. Evvelki bir konkordato şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolun-muş ise;

10. 178 inci maddenin son fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası vuku bulmuşsa.

II. HİLELİ İFLAS
Hileli iflâs halleri

Madde 311.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/129 md.) İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve hususiyle aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre ceza­landırılır:

1. Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kıs­men kaçırır, gizler veya tahrip ederse;

2. Alacaklıların zararına olarak hakikata aykırı makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar ederse;

3. Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;

4. Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa;

5. Hakikata aykırı borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukave­leler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa;

6. Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehem­miyetli kıymeti haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piya­sasından, hem de malolduğu veya satınalındığı kıymetten pek aşağı bir fiyatla sat­mak suretiyle mevcudunu israf ederse;

7. Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler te­min ederse;

8. Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini hakikatte oldu­ğundan fazla veya noksan gösterirse.

(Değişik: 6/6/1985 - 3222/38 md.) Bir numaralı bentte yazılı malların kıymetine göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur.

Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kim­seler ise müflis gibi cezalandırılırlar.

Türk Ceza Kanununun iştirak hükümleri dışında kalsa dahi, müflisin ak­tifini azaltmak maksadiyle ona ait taşınır ve taşınmaz malları kısmen veya tamamen saklıyan veya kaçıran ve muvaza ile temellük eden veya bu husus­larda yataklık veya tavassut eden veya iflâs masasına müracaat ile kısmen veya tamamen asılsız ala­caklarını kaydettiren veya müflisin tediye kabiliye­tini azaltmak maksadiyle kendi adına veya müstear adla ticari faaliyetlere girişen kimseler hakkında dahi aynı ce­zalar uygulanır.

 

ONDÖRDÜNCÜ BAP

İtibarın Yerine Gelmesi

 

A. Hileli müflis

Madde 312.- Hileli müflis itibarının yerine gelmesini Ceza Muhake­meleri Usulü Kanununun memnu hakların iadesine dair faslındaki hükümlere göre elde ede­bilir. Ancak mezkür fasılda yazılı şartların ifasından başka istidasına, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacakları tamamen itfa edildiğine dair makbuzlarını veya sair vesikalarını raptetmesi lazımdır.

B. Taksiratlı müflis

Madde 313.- Taksiratlı müflis infazı lazımgelen cezasını çektikten veya ka­nuni sebeplerle ceza düştükten sonra iflâs kararını veren mahkemeye arzuhal ile müracaat ederek itibarının yerine gelmesini talep edebilir. İstida masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını gösteren iflâs dairesin­den alınmış bir def­terle bu borçların tamamen itfa edildiğine dair makbuzlar veya sair ispat edici ev­rak ile tevsik edilir.

C. Adi müflis

Madde 314.- Adi müflis masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların ala­caklarını itfa ettiğine dair makbuz veya vesikaları göstererek iflasa karar veren mahkeme­den itibarının yerine gelmesini isteyebilir.

İlan

Madde 315.- Yukarki maddelere göre talebin kabulü üzerine verilen hüküm, Resmi Gazete ile ilân olunur.

Ölümden sonra itibarın yerine gelmesi

Madde 316.- Hileli veya taksiratlı yahut adi müflisin itibarının yerine gelme­sine ölümünden sonra mirasçılarından birinin talebiyle de hükmolunabilir.

 

ONBEŞİNCİ BAP

Fevkalade Hallerde Mühlet ve Tatil

 

I. FEVKALADE MÜHLET

Bu babın tatbiki şartları

Madde 317.- Fevkalade hallerde hususile devamlı iktisadi buhranlarda İcra Vekilleri Heyeti 318 den 329 uncuya kadar olan maddeler hükümlerinin muayyen bir müddet için bu hallerden müteessir olan mıntaka borçlularına tatbik edilmesine karar verebilir.

Fevkalade mühletin kabulü, borçlunun dilekçesi

Madde 318.- İcra Vekilleri Heyetince bu suretle tayin edilen mıntakalarda 317 nci maddede gösterilen haller sebebiyle kusuru olmaksızın taahhütlerini ifa edemiyen borçlu mühletin hitamında borçlarını tamamen tediye edebileceğini ahval ümit ettiriyorsa icra mahkemesinden nihayet altı ayı geçmemek üzere fevkalade bir mühlet istiyebilir.

Borçlu dilekçesine mali vaziyetini gösteren vesikaları, alacaklıların lis­tesini raptetmeğe ve icra mahkemesi tarafından talep olunan bütün malümatı vermeğe ve kendisinden istenebilecek evrakın hepsini göstermeğe mecbur­dur. Borçlu iflâs yoliyle takibe tabi ise istidasına fazla olarak bilanço ve defterlerini de rapteder.

(Ek: 17/7/2003 - 4949/85 md.) Dilekçenin verilmesinden sonra icra mah­kemesi, 326 ncı maddede öngörülen alacaklar hariç, tedbir yo­luyla derdest takipleri durdurabilir. İcra mahkemesi, takiplerin durdurulması süresinin fevkalâde mühlet­ten indirilip indirilmeyeceğini ve indirilecekse ne ölçüde indirileceğini belir­ler.

İcra mahkemesince yapılacak tetkikler

Madde 319.- İcra mahkemesi lüzum gördüğü tahkikleri de yaptıktan sonra mühlet talebi ilk bakışta esassız gibi görünmezse bir gün tayin ve o gün için ilân tarikiyle bütün alacaklıları davet ve icabında ehli hibreye de müracaat eyler.

Alacaklılar tayin olunan günden evvel dosyayı tetkik edebilirler; ala­caklıların mühlet talebine karşı tahriri itirazlarını dermeyan etmek yetkileri de vardır.

İcra mahkemesi kısa bir müddette kararını verir; mühlet vermekle bera­ber borçluyu bir veya mütaaddit taksitlerle ödemeğe de mecbur edebilir.

Temyize müracaat

Madde 320.- Karar hakkında tebliğ tarihinden on gün içinde borçlu ile ala­caklılardan her biri tarafından temyize müracaat olunabilir.

İcra mahkemesi tarafından verilmiş olan fevkalade mühletin hükmü tem­yizin kati kararına kadar muteberdir.

Defter tanzimi, komiser

Madde 321.- İcra mahkemesi, mühlet kararını vermezden evvel veya ve­rir­ken defter tutulmasını emreder ve alacaklıların haklarını korumak maksadiyle diğer bütün tedbirleri alır.

İcra mahkemesi mühlet vermekle beraber borçlunun muamelelerine nezaret et­mek üzere bir komiser tayin edebilir.

Kararın tebliği

Madde 322.- Mühlet kararı katileşince icra dairesine tebliğ ve hemen ilân olunur.

Neticeler, takipler ve müddetler

Madde 323.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/86 md.) Mühlet içinde borç­luya karşı takip yapılabilir ve bu takiplere hacze veya depo emrine kadar devam edilebilir. Haczedilen ücretler mühlet sıra­sında da tahsil edilir; mühlet sırasında veya mühletten önce başlatılmış bir takip çerçevesinde aynî temi­nat kapsamına girdiği takdirde kiralar için de aynı kural geçerlidir. Buna mukabil, rehnin paraya çevrilmesi talebi, haciz veya depo emri mühletin verilmesinden önce vuku bulmuş olsa bile, satış ya­pılamaz veya iflâsa karar verilemez.

106, 150/e, 156, 206, 278, 279 ve 280 inci maddelerde öngörülen sü­reler mühlet süresince uzatılır. Aynı kural, aynî teminatlarda, taşınmaz rehni ile temin edilmiş alacakların faizleri için de geçerlidir.

 

Borçlunun tasarruf hakları

A. Umumiyetle

Madde 324.- Borçlu işlerine devam edebilir. Ancak mühletin deva­mınca ala­caklıların kanuni menfaatlerine dokunacak yahut alacaklılardan bir kısmını diğerleri­nin zararına olarak tercih suretiyle yapılacak muameleler memnudur.

B. Yetkili makam tarafından alınan hususi tedbirler hakkında

Madde 325.- İcra mahkemesi fevkalade mühleti verirken komiserin, yoksa biz­zat icra mahkemesinin muvafakati olmaksızın borçlunun taşınmazlarını temlik ya­hut bunlar üzerinde ayni haklar tesis, rehinler ihdas, ivazsız tasarruflar icra etmiyeceğine ve fevkalade mühletten evvel doğmuş borçlara karşı öde­meler yapamıyacağına ve ke­falet edemiyeceğine ve ederse hükümsüz olaca­ğına karar ve­rebilir.

Ancak 206 ncı maddede mezkür ikinci ve üçüncü sıradaki borçların ödenmesi ve 319 uncu maddenin üçüncü fıkrasında bahsolunan taksitlerin tediyesi için muva­fakat almağa lüzum yoktur.

Fevkalade mühlet kararında yukardaki kayıtlar bulunursa bunlar da ilana ya­zılır ve fevkalade mühlet tapu siciline temlik hakkının tahdidi sure­tiyle geçirilir.

Fevkalade mühlete tabi olmıyan alacaklar

Madde 326.- (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/87 md.) Müh­let, beşyüzmilyon liradan aşağı alacaklara ve 206 ncı maddenin birinci sırasındaki ala­caklara uygulanmaz.

Bu alacaklar, borçlu iflâs yoliyle takibe tabi bulunmuş olsa bile fevka­lade mühlet esnasında ancak haciz yoliyle yahut rehinin paraya çevrilmesi suretiyle takip olunabilir.

Uzatma

Madde 327.- 317 nci madde hükümlerine göre tayin olunan müddet içinde borçlunun istidası üzerine icra mahkemesi tarafından verilen fevkalade mühlet; bunu icap ettiren sebepler borçlunun kusuru olmaksızın devam edi­yorsa nihayet dört ay uzatılabilir.

Borçlu dilekçesine alacaklıların mütemmim bir listesini ve eğer iflâs yoliyle takibe tabi ise mütemmim bir bilanço raptetmeğe mecburdur.

İcra mahkemesi alacaklıların itirazlarını yazı ile bildirmeleri için bir müddet ta­yin ede­rek uzatma talebini ilanla tebliğ eder.

Bir komiser tayin edilmiş ise o da rapor vermeğe davet olunur.

Müddet bittikten sonra icra mahkemesi kararını verir ve bu karar aynı şart­lara göre ilân olunur. Fevkalade mühlette olduğu gibi bu karar hakkında da tem­yize müracaat olunabilir.

Temyiz bu halde dosya üzerine kararını verir.

Refi

Madde 328.- İcra mahkemesi aşağıdaki hallerde alacaklılardan birinin veya ko­miserin talebi üzerine mühletin kalkmasına karar verebilir:

1. Borçlu tayin olunan taksitleri vaktinde ödemezse;

2. Borçlu komiserin talimatı hilafına hareket eder ve alacakların ka­nuni men­faatlerini ihlal yahut bazılarını diğerlerinin zararına olarak iltizam eylerse;

3. Borçlunun icra mahkemesine verdiği malümatın hakikata muhalif olduğunu ya­hut borçlunun bütün taahütlerini ifaya muktedir bulunduğunu alacaklılardan biri ispat ederse.

Borçlu dinlenmeğe yahut itirazlarını yazı ile bildirmeğe davet olunur. İcra mahkemesi icabı halinde mütemmim malümat elde ettikten sonra dosya üzerine kararını verir. Müracaat vukuunda temyiz de aynı veçhile hareket eder. Refi kararı mühlet kararı­nın tabi olduğu şartlar dairesinde ilân olunur.

Refi kararı ikinci ve üçüncü numaralara göre verilmiş ise borçluya kon­kordato mühleti veya yeni bir fevkalade mühlet verilemez.

Fevkalade mühlet izinde konkordato ve yeniden mühlet verilmemesi

Madde 329.- Fevkalade mühletin devamı esnasında konkordato talep etmek arzusunda bulunan borçlu vesikalarını ve komiserin mütalaanamesiyle birlikte kondordato projesini mühletin bitmesinden evvel vermeğe mecbur­dur.

Fevkalade müddetin bitmesinden sonra başlıyan altı ay içinde konkor­dato mühleti verilemiyeceği gibi yeniden fevkalade mühlet de verilemez.

İflâsın ertelenmesi ile ilişki

Madde 329/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/88 md.) Bir sermaye şirketi veya kooperatif fevkalâde mühlet elde ettiği tak­dirde, mühletin bitiminden itibaren bir yıllık süre içinde 179 ve devamı mad­deleri uyarınca iflâsın ertelenmesinden ya­rarla­namaz.

Bir sermaye şirketi veya kooperatifin iflâsı 179 ve devamı maddeleri uya­rınca ertelendiği takdirde, bu ertelemenin bitiminden itibaren bir yıllık süre içinde fevkalâde mühlet verilemez.

II. FEVKALADE HALLERDE TATİL

İcra takiplerinin durdurulması halleri

Madde 330.- Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde İcra Ve­killeri Heyetinin karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler le­hine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir.

 

ONALTINCI BAP

 

I. CEZAİ HÜKÜMLER

Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksilten borçluların cezası

Madde 331.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/89 md.) Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlar­dan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçire­rek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksil­tirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadı­ğını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve birmilyar liradan yüzmilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.

İflâs takibinden veya doğrudan doğruya iflâs hallerinde iflâs talebin­den önce birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da, bu fiiller başka bir suç oluş­tursa dahi bu hükümler uygulanır.

Konkordato mühleti veya iflâsın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflâsın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygu­lanır.

Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar ver­mek kasdı ile taşınmaz dışına çıkarılması hâlinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve birmilyar liradan yüzmilyar liraya kadar ağır para cezası ile ce­zalandırılır.

Zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi hüküm­leri dahi uygulanır.

Bu suçlar alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur.

Borçlu lehine bilerek yardımda bulunanlar ile bu maddede yazılı fiil­lere işti­rak edenler de aslî fail gibi cezalandırılırlar.

Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştıran borçlunun cezası

Madde 332.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/131 md.) Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülas­yonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vazi­yetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fe­nalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz bel­gesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya kadar hafif hapis cezasiyle cezalandırılır.

Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işliyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

Bu suç alacaklının şikayeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikayet hakkı yoktur.

İflas ve konkordato işlerinde hususi menfaat temin edenlerin ce­zası

Madde 333.- Her kim iflâs bürosu veya idaresi yahut bir alacaklının veya ala­caklılar toplanmasındaki mümessilinin reyini yahut konkordatoya muvafakatini ka­zanmak için ona hususi bir menfaat temin veya vadederse Cumhuriyet savcılığınca yapılacak takibat üzerine altı aydan üç seneye ka­dar hapsolunur.

Kendisine menfaat temin veya vadettiren alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır.

İflas bürosu veya idaresi azası hakkında bu ceza beş seneyi geçme­mek üzere iki kat olarak hükmolunur.

Ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu

Madde 333/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/90 md.) Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tama­men ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis ve dörtmilyar liradan dörtyüz milyar liraya kadar ağır para ce­zası ile cezalandırılır.

Birinci fıkradaki suç taksirle işlendiği takdirde, faile zararın ağırlığına göre, ikimilyar liradan ikiyüzmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir.

Bu maddede yazılı suçların takibi alacaklının şikâyetine bağlıdır.

Konkordatoda veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında yetkili kimseleri hataya düşüren ya da konkordato veya uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma koşullarına uymayan borçlunun ce­zası[49]

Madde 334.- (Değişik: 12/2/2004 – 5092/9 md.) Konkordato mühleti elde etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için gerçeğe aykırı hesap veya bi­lanço göstererek malî durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem denetçisini veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması pro­jesine uymamak yoluyla kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin icra mahke­mesine yapacağı şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hafif hapis cezası ile ce­zalandırı­lır.

Konkordato komiserinin sorumluluğu

Madde 334/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/92 md.) Konkordato komiser­leri, işledikleri eylemler bakımından Türk Ceza Kanununun 279 uncu maddesi anla­mında memur sayılırlar.

Kiracının cezalandırılacağı haller

Madde 335.- Üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve 270 inci madde mucibince defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu ile tahliyesi emrolunan yeri kiralayana zarar vermek maksadiyle işgal ettiren şahıs Türk Ceza Kanununun (276) ncı maddesine göre cezalandırılır.

Müflisin mallarını vermeyenler hakkındaki cezalar

Madde 336.- Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları ta­rihten itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret olmaksızın o malları iflâs idaresi emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse icra mahkemesince elli liraya kadar hafif para cezasiyle cezalandırılırlar.

 

 

Kendisine teslim edilen malları vermeyenler hakkındaki cezalar

Madde 336/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/93 md.) Bu Kanun uyarınca, mu­hafaza edilmek üzere kendisine rehin, haciz veya diğer herhangi bir sebeple teslim olunan malları icra dairesinin talebine rağmen yedi gün içinde icra dairesine teslim etmeyen kimse, alacaklının şikâ­yeti üzerine icra mahkemesince iki aydan altı aya kadar hafif hapisle cezalan­dırılır.

Mal beyanı için gelmiyenlerin ve beyanda bulunmıyanların ve iste­nen malı teslim etmiyenlerin cezası

Madde 337.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/132 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/94 md.) Müddeti içinde be­yanda bulunmak üzere ma­zereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı be­yanda bulunmayan borçlular, alacaklının şikâyeti üzerine, icra mahkemesi tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırı­lırlar. Borçlunun haczi kabil mallarını alacaklının bildiği veya bilmesi lâzım geldiği takdirde yahut borcu karşılayacak miktarda malın hacze­dilmesi hâ­linde borçluya ceza verilmez.

162, 209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden müflis hak­kında da iflâs idaresinin vereceği müzekkere üzerine icra mahkemesi tarafın­dan aynı ceza hükmolunur.

Ticareti terk edenlerin cezası

Madde 337/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/133 md.) 44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmıyan veya beyanında mev­cudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflâs sırasında gösteremiyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasar­ruf eden borçlu hak­kında, bundan zarar gören alacak­lının şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından 3 aydan 1 seneye kadar hafif hapis cezasına hükmolunur.

Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez.

Borçlunun iflası takdirinde birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflâs hali sayılır.

Hakikata muhalif beyanda bulunanların cezası

Madde 338.- (Değişik: 6/6/1985 - 3222/40 md.) Bu Kanuna göre iste­nen beyanı hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklı­nın şikayeti üzerine icra mah­kemesi tarafından bir aydan altı aya[50] kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılır.

Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sür­dürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağ­lanmasından en geç beş sene içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra mahkemesinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını icra mahkemesi kararının kesinleşmesinden iti­baren en geç bir ay içinde ve aciz vesi­kasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mec­burdur. Bu mükellefiyeti yerine getir­meyen borçlu bir aydan bir seneye kadar hafif hapis ce­zasıyla cezalandırılır. Hafif hapis cezasının tatbikine başlandıktan sonra borçlu o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tah­liye edilir.

Borçlu ödemelerini tekrar keserse, geri kalan cezası infaz olunur, an­cak ba­kiye borcun tamamını ödediği takdirde cezadan kurtulur.

Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, as­gari üc­retin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirle­necek kısmını, icra veznesine yatırmak mükellefiyetini orta­dan kaldırmaz.

İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili ala­caklı talep etmiş ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.

Beyandan sonra mal ve kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borç­lunun cezası

Madde 339.- Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vakı tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeğe mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse bu mal veya kazancı asıl veya bedel itiba­riyle mevcut olduğu takdirde beş günden bir aya kadar ve mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa on beş günden altı aya kadar hafif hapis ile ce­zalandırılır.

Bu cezalar alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi tarafından hükmolunur.

Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza

Madde 340.- (Değişik: 6/6/1985 - 3222/41 md.) 111 inci madde muci­bince veya alacaklının muvafakatı ile icra daire­sinde ka­rarlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi tarafından bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandı­rılır.

 

 

Çocuk teslimi emrine muhalefetin cezası

Madde 341.- (Değişik: 17/7/2003 - 4949/96 md.) Çocuk teslimi hakkın­daki ilâmın veya ara kararının icrası sırasında ço­cuğu gizleyen ya da ilâmın veya ara kararının icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek işti­rak eden­ler lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, icra mahkemesi tara­fın­dan, iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezasıyla cezalandırı­lırlar.

İcra dairesince teslim edilen taşınmaz veya gemiye tekrar giren­lerin ce­zası

Madde 342.- İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu icra mah­kemesi tarafından Türk Ceza Kanununun (309) uncu maddesi mucibince umumi hü­kümler dairesinde cezalandırılır.

30 ve 31 inci maddeler hükmüne muhalefet edenlerin cezası

Madde 343.- (Değişik: 6/6/1985 - 3222/43 md.) Yalnız kendisi tarafın­dan yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapıl­maması yahut bir irtifak hak­kının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilâm hükümle­rine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçlular, hüküm lehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine, icra mahkemesi tarafından bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezasına mah­kûm edilirler.

Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası[51]

Madde 344.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/136 md.) Nafaka vermeye mahkûm olup da ilâmda gösterilen ödeme şartlarına riayet etmiyen borçlu, alacaklı­nın şikayeti üzerine icra mahkemesince tarafla­rın hâl ve vazi­yetlerine göre on gün­den üç aya kadar hafif hapse mahkûm edilir. Cezanın infazın­dan sonra işliyecek nafaka hakkında aynı hüküm cere­yan eder.

Ancak borçlu, nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmış ve borçlunun ileri sürdüğü sebepler, icra mahkemesince cezanın tehiri talebini kabul et­tirecek mahiyette bulunmuş olursa, bu madde hükmünün uygulanması yargılama so­nucuna bırakılabilir.

(Ek: 17/7/2003 - 4949/97 md.) Mahkemece ara kararı ile hükme­dilen na­fakayı ödemeyen borçlular hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.

 

Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği

Madde 345.- Bu Kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya mu­amele­lerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından, idare meclisi reis ve aza­sından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış olan hakkında hükmolunur.

(Yürürlükten kalktı: 29/6/1956 - 6763/42 md.)

Sermaye şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası

Madde 345/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/137 md.) İdare ve temsil ile gö­revlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, kasden veya ihmal ile 179 uncu maddeye göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadı­ğını bildirerek şirketin iflasını istemezlerse, alacaklılardan biri­nin şikayeti üzerine, icra mahkemesince on günden üç aya kadar hafif hapis veya 1.000 liradan 10.000 li­raya kadar hafif para cezasi ile cezalandırılırlar.

Artırmadan çekilme

Madde 345/b.- (Ek: 9/11/1988 - 3494/59 md.) Bu Kanuna göre yapılan ihalelerde kendisine veya başkasına vaad olu­nan veya sağlanan yarar karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya ka­tılmayan kimseye bir aydan altı aya kadar hafif hapis[52] ve ikimilyon liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.

Aracılara da aynı ceza verilir.

Davaların birleştirilmemesi

Madde 346.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) İcra mahkemesinin sa­la­hi­yetine giren ceza davaları diğer mahkemelere ait olan davalarla birleştirilemez.

Ancak katileşen cezalar infaz sırasında içtima kaidelerine göre birleş­tirilir.

Şikayet süresi

Madde 347.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/138 md.) İcra mahkemesince ba­kılan suçlardan dolayı şikayet hakkı, suçun vukuuna ıttıla tarihinden itibaren üç ay ve her halde vukuundan bir sene geçmekle düşer.

 Yetki

Madde 348.- Ceza hususlarında yetkili icra mahkemesi icra takibinin ya­pıl­dığı yerdeki icra mahkemesidir.

 

Muhakeme usulü

Madde 349.- Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçi­nin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.

İki taraf tayin olunan gün ve saatte icra mahkemesinin huzuruna gel­meğe veya vekil göndermeğe mecburdurlar.

İcabında icra mahkemesi, tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir.

Maznun başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir.

Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gel­mez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marife­tiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıya­bında görülür.

Şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer.

Gelmeyen şahitlere yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı eski hale getirme talebi hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı hükümler tatbik olunur.

Duruşma

Madde 350.- İcra mahkemesi iki tarafı ve delillerini dinler ve gerek ta­raf­ların gerek şahitlerin ifadelerini duruşma tutanağına geçirir.

Cumhuriyet savcısı hazır bulundurulmaz.

Tahkikat

Madde 351.- Şikayetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu de­lillerle bağlıdır.

Maznun müdafası için tahkikatın tevsiini ancak bir kere istiyebilir.

Karar

Madde 352.- İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini ve id­dia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hula­sa­sını Cumhuriyet savcısına bildirir.

(Ek: 17/7/2003 - 4949/99 md.) Takibi şikâyete bağlı suç­larda dava ve ce­zanın 354 üncü maddede yazılı sebeplerle düşeceği kararda belirtilir.

 

 

Ceza kararnamesi

Madde 352/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/100 md.) Bu Kanunda yazılı olup cezasının üst sınırı altı aya kadar hafif hapis veya yal­nızca hafif veya ağır para cezası veya bunlardan biri veya ikisi olan suçların failleri hakkında duruşma yapıl­maksızın ceza kararnamesiyle karar verilebilir.

Şikâyet dilekçesini veya dava beyanını alan icra mahkemesi, işin ceza ka­rarna­mesiyle sonuçlandırılabileceği kanısına varırsa 349 uncu madde hük­münü uy­gulamaz. Bu takdirde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 386 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 387, 388, 389 uncu maddeleri ve 390 ıncı madde­nin birinci ve ikinci fıkra­ları ile 391 inci maddesi hükümleri uygulanır. İcra mahkemesi, şikâyet konusu ile ilgili dosyayı, sanığın nüfus kayıt örneğini ve sabıka kaydını getirtir.

Hâkim, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 388 inci maddesinin bi­rinci fık­rasında belirtilen hususlara ek olarak borcun ödenmesi hâlinde 354 üncü maddeye göre bütün sonuçlarıyla birlikte cezanın düşeceği hususunu ceza kararnamesine yazar.

 Hafif hapis cezası içeren ceza kararnamesine itiraz hâlinde bu Kanun hü­kümlerine göre yargılama yapılır.

Ceza kararnamesiyle sadece para cezasına hükmolunduğu hâllerde iti­raz, icra mahkemesinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi baş­kanı tarafın­dan incelenir. İtiraz dilekçesinin verilmesi, aleyhine itiraz olunan ceza kararnamesi­nin yerine getirilmesini durdurur. Hâkim evrak üzerinde yapacağı inceleme sonu­cunda itirazı yerinde görürse itiraz konusu hakkında karar verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Madde 352/b.-[53] (Ek: 6/6/1985 - 3222/44 md.) Bu Kanun uyarınca hükmolunan cezalar tecil edilemez, hürriyeti bağla­yıcı ce­zalar 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü madde­sinde yazılı para cezasına ve tedbirlere çev­rilemez, failleri hakkında Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesi hükmü uygulan­maz.

Temyiz

Madde 353.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/139 md.) İcra mahkemesinin ka­rarı tefhim veya tebliğ tarihinden yedi gün içinde sanık veya şikayetçi veya Cum­hu­riyet savcısı tarafından temyiz olunabilir.

Temyiz, dilekçe veya icra mahkemesine zaptettirilecek sözlü beyanla olur. Depo ve layiha aranmaz. Dilekçe veya beyan üzerine evrak hemen Yar­gıtay`a gön­derilir.

Davanın ve cezanın düşmesi

Madde 354.- Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olan­ların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.

(Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 - 4949/103 md.)

 

ONYEDİNCİ BAP

Hususi Hükümler

 

Maaş ve ücretlerin kesilmesinde usul

Madde 355.- Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu me­mur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye gön­dermeğe mecburdurlar.

Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş al­mağı mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamele­sinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mec­burdur.

Yukarıdaki maddeye riayet etmeyenler hakkında hükümler

Madde 356.- Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesme­dikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınma­sına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.

Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır.

Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında istenecek malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup ol­duğu dairenin vazifesidir.

 

 

Cumhuriyet savcılığınca takip

Madde 357.- İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe ala­kadarlar mec­burdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuri­yet savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır.

Üçüncü şahsa bırakılan mallar

Madde 358.- Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan mal­ları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir.

Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir se­bepten dolayı telef veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kal­maksızın icra daire­since re`sen tanzim ettirilir.

Bu kıymetleri tanzim ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına karşı icra mahkemesine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şika­yette bulunabilirler.

İcra dairelerinin muhabereleri

Madde 359.- İcra memurları yaptıkları muameleden dolayı her daire ve ma­kam ile doğrudan doğruya muhabere edebilirler.

Haczedilen malların istinabe suretiyle satışı

Madde 360.- Haczedilen mallar başka bir yerde bulunduğu takdirde satış, is­tinabe suretiyle yapılır. Artırma ve ihaleye mütedair ihtilaflar isti­nabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince hallolunur.

Fazla verilen paranın geri alınması

Madde 361.- İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacak­lıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimse­den geri alınır.

Emanetler hakkında zamanaşımı

Madde 362.- İcra veznesine tevdi yahut dairece tahsil olunan para veya icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşya tevdi veya tahsil yahut hıfız tari­hin­den itibaren on seneye kadar alakadarları tarafından mü­racaat olunmazsa talep hakkı Hazine lehine düşer.

 

SON MADDELER

 

Temyizi kabil kararlar, kötü niyetle temyiz halinde yapılacak işlem

Madde 363.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/140 md.) İcra mahkemesinin ve­receği kararlardan:

1. İlâmın icrasının geri bırakılması hakkında vukubulan talebin kabul veya reddine ve paradan gayrı ilâmların infazı suretine veya 40 ıncı maddeye göre icranın iadesi talebinin kabul veya reddine;

2. Göreve ve yetkisizliğe;

3. Ödeme veya tahliye emirlerine veya bunların tebliğ şekline ve 71 inci mad­deye müsteniden takibin iptali veya taliki talebinin ret veya kabu­lüne;

4. Gerek bu Kanuna ve gerek diğer kanun hükümlerine dayanarak bir malın haczi caiz olup olmadığına;

5. Maaş veya ücretlerin haczinde miktara veya bunun artırılması veya eksil­tilmesi taleplerine;

6. Üçüncü şahıslardaki mal ve alacağın haczinden doğan ihtilaflara;

7. İstihkak davalarına ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki ka­rarlarına;

8. İştirak taleplerinin ret veya kabulüne;

9. (Değişik: 6/6/1985 - 3222/45 md.) Taşınır ve taşınmaz malların ihale kararlarının feshine veya fesih talebinin reddine;

10. Sıraya dair şikayet ve itirazın ret veya kabulüne;

11. İhtiyati haciz kararlarının kalkıp kalkmadığına,

12. (Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 - 4949/103 md.)

13. Fevkalade mühlet talebinin ret veya kabulüne;

14. Fevkalade mühletin uzatılması talebinin ret veya kabulüne;

15. 356 ncı madde mucibince maaş ve mallardan tazmin suretiyle ya­pılacak tahsilat hakkında vukubulan şikayetlerin ret veya kabulüne;

16. Yedieminden tazminat hakkındaki taleplerin ret veya kabulüne;

17. (Ek: 16/7/1981 - 2494/38 md.) 223 üncü maddenin ikinci fık­rasının ikinci bendine göre iflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarının tasdikine;

18. (Ek: 9/11/1988 - 3494/60 md.) Takip tarihinden sonra işle­yen faiz, masraf ve sair alacak kalemlerinin hesabına dair şikayetlerin kabul veya reddine;

(Değişik: 9/11/1988 - 3494/60 md.) İlişkin kararlarla bu Kanunda tem­yiz kabiliyeti kabul edilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itiba­ren on gün içinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki, 1, 2, 3 ve 5 inci bentlerde takip konusu ala­cakta ihti­laflı kalan değer veya miktarın; 4, 6, 7, 8, 9, 11, 15, 16 ve 17 nci bentlerde icra mah­kemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değe­rinin; 10 uncu bentte sırası itiraza uğrayan alacağın tutarının ve 18 inci bentte de yanlışlığı öne sürülen alacak miktarı­nın ikimilyar[54] lirayı geçmesi şarttır.

İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi kötü niyetle temyiz edil­diği anla­şılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.

Temyizi kabil olmıyan bir kararı kötü niyetle temyiz edenler hakkında dahi bu fıkra hükmü tatbik olunur.

Temyiz

Madde 364.- Bu Kanuna göre temyiz edilen takip hukukuna mütaallik karar­larla icra mahkemelerinin cezaya mütaallik hükümleri teşkil edilecek (Temyiz İcra ve İflâs Dairesi) nde tetkik edilir.

Takip hukukuna mütaallik temyiz, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanu­nundaki şartlar dairesinde yapılır.

Temyiz, satıştan başka icra muamelelerini durdurmaz.

İcranın devamı için lüzumlu evrak alıkonarak bunların birer sureti Yargıtayca gönderilecek dosyaya konur.

İcra mahkemesinin temyiz talebini reddetmesi

Madde 365.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/141 md.) Temyiz, kanuni müd­det geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmıyan bir karara veya vazgeçme sebebiyle itiraz ve şikayetin reddine ve­yahut müddeti geç­miş bir şikayete taallük ederse, icra mahkemesi temyiz ta­lebinin reddine karar verir.

Temyiz eden şahıs ret kararını kabul etmezse temyiz dilekçesi diğer tarafa tebliğ edildikten sonra, karar sureti ve verilirse cevap lâhiyası ile birlikte Yargıtaya gönderilir. Şu kadar ki, bu halde satış dahil hiçbir icra muamelesi durmaz.

(Ek: 6/6/1985 - 3222/46 md.) Yargıtay, birinci fıkra kapsamına girdiği halde reddine karar verilmemiş temyiz talebini, geri çevirmeyip doğ­rudan karara bağlar.

Yargıtay kararları

Madde 366.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/142 md.) Tetkikat, temyiz edilen karara hasredilir ve onbeş gün içinde karara bağlanır.

İlgililerden biri ister ve ücretini verir veya gönderirse kararın özeti telg­rafla mahalline bildirilir.

Yargıtay İcra ve İflâs Dairesinin hukuk ve ceza kararlarına karşı ge­nel hü­kümlere göre ısrar olunabilir. Bu dairenin hukuka mütaallik kararları aleyhine on gün içinde karar tashihi yoluna gidilebilir. Cezaya ait kararlar hakkında Ceza Muhake­meleri Usulü Kanununun 322 nci maddesi uygulanır.

Israr kararları hukuk ve ceza genel kurullarında acele işlerden sayılır. Bu halde Ceza Genel Kuruluna İcra ve İflas Dairesi de katılır.

Yargıtay İcra ve İflâs Dairesinin ceza hükümlerine mütaallik kararları aley­hine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz olunabilir. Bu itiraz, Ceza Genel Kurulunda İcra ve İflas Dairesinin de iştiraki ile tetkik olunur.

Bozma kararı üzerine icra ve iflâs işlerinde 40 ıncı madde hükmü kıyasen uy­gulanır.

Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti

Madde 367.- İcra veya iflâs dairelerinin borçlunun mevcuduna dair istiyeceği bütün malümatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeğe ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecburdur.

İlga edilen kanunlar

Madde 368.- Noter Kanununun 69 ve 71 inci maddeleri ve İcarı Akar Nizam­namesiyle buna müzeyyel kanunun mecur tahliyesine ve 49 uncu madde ile kabul edilen hususlardan gayrı hususi kanun ve nizamların rehinin paraya çevrilme­sine mütaallik hükümleri ile 1424 numaralı İcra ve İflas Kanunu ve mezkür kanunun 342 nci maddesiyle ilga edilmiş olan kanun ve hükümler ve 1425 numaralı Kanun mülgadır.

Ek Madde 1.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/102 md.) Bu Kanunun 119, 226, 326 ve 363 üncü maddelerindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başın­dan geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uya­rınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların onmilyon lirayı aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

363 üncü maddenin yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırın artışına ilişkin hükmü, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce icra mahkemesince nihaî olarak karara bağlanmış olan davalar ile Yargıtayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.

Geçici Madde 1.- (2004 sayılı Kanunun kendi numarasız geçici mad­desi olup teselsül için numaralandırılmıştır.)

1. Cezai hükümlerin şümul dairesi Türk Ceza Kanununun ikinci maddesi hü­kümlerine tabidir.

2. Bu Kanunun mer`i olmasından evvel konulmuş haciz veya rehinin pa­raya çevrilmesi hakkında yapılmış taleplere, bu Kanunun hükümleri tatbik olunmaz.

3. İlâmların icrası hakkındaki ikinci babın hükümleri bu Kanunun mer`iyetinden evvel icraya tevdi edilmiş olan ilâmlara da şamildir.

4. 4 Eylül 1929 tarihinden evvel taşınmazlara konulmuş olan ihtiyati veya icrai hacizler üzerine 4 Eylül 1932 tarihine kadar hiç bir muamele ve takip yapılma­mışsa bu hacizler kendiliğinden kalkar.

Takip ve muamelesi derdest olupta henüz intaç olunmıyanlar mezkür tarihten sonra bu Kanun hükmüne tabi olur.

5. 4 Eylül 1929 tarihinden evvel verilen iflâs kararlarına mütaallik tasfiyeler 4 Eylül 1932 tarihine kadar intaç edilmemişse dosyaları iflâs dai­relerine tevdi olu­nur. Dairelerce bu Kanunun sekizinci babı hükümlerine tev­fikan tasfiyeye devam olunur.

6. 13 Eylül 1331 ve 15 Nisan 1339 tarihli kanunlarla emvali milliye meyanına giren ebniyeden ari araziden 1341 senesi Muvazenei Umumiye Ka­nununun 6 ve 23 üncü maddelerine tevfikan alınagelmekte olan Hazine ala­cakları hakkındaki hüküm­ler bakidir.

7. Bu Kanunun neşrinden evvel icra veznesine tevdi yahut dairece tah­sil edil­miş olan paranın ve icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan eşya­nın tevdi veya tahsil yahut hıfız tarihinden on sene geçmiş olsa bile bu Kanu­nun meriyete girme­sinden itibaren üç sene geçmedikçe sahiplerinin talep hakkı düşmez.

Geçici Madde 2.- (Ek: 9/11/1988 - 3494/62 md.) Bu Kanun ile diğer ka­nun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan icra memuru unvanı “icra mü­dürü”, icra memur yardımcısı unvanı “icra müdür yardımcısı”, iflâs memuru unvanı “iflas müdürü” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik sebebiyle ilgililerin yeniden atanmaları gerekmez. Bunlar, yeni unvanları yan ödeme kararnamelerinde yeralıncaya kadar eski unvanları üzerinden yan ödeme almaya devam ederler.

Geçici Madde 3.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/105 md.) 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununda yer alan “icra reisi”, “icra hâkim yardımcısı” ve “icra hâkimliği” ibareleri “icra tetkik mercii hâkimi”; “ikametgâh”, “menkul”, “gayrimenkul” ve “te­ferruat” ibareleri sırasıyla “yerleşim yeri”, “taşınır”, “taşınmaz” ve “eklenti” olarak değiştirilmiştir.

Geçici Madde 4.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/105 md.) Adalet Ba­kanlığı veya Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muha­fazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca çıkartılan ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur.

Geçici Madde 5.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/105 md.) Bu Kanun ile değişti­rilen 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun;

1. 4, 13, 26 ve 250 nci maddeleri ile 88 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesin­den itibaren üç ay sonra,

2. 14 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den itibaren 6 ay sonra,

3. 18 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe gir­mesinden sonra yapılacak şikâyetler hakkında,

4. 24, 79, 85, 92 ve 94 üncü maddeleri ile 88 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra yapı­lacak hacizlerde,

5. 25/b maddesi, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilâm hükmünün zorla icra edileceği çocuk teslimlerinde ve çocukla şahsi münasebet tesisle­rinde,

6. 30 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra ilâm hükmünü ortadan kaldıracak borçlu eylemlerinde,

7. 32 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe gir­mesinden sonra gönderilecek icra emirlerinde,

8. 44 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra verilecek mal beyanlarında,

9. 58 ve 269/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yü­rürlüğe girmesinden sonra yapılacak takiplerde,

10. 62, 67, 68/a ve 170 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanu­nun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazlarda,

11. 63 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girme­sinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması duruşmalarında,

12. 68 inci maddesinin son fıkrasının ilk cümlesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazın kaldırılması taleplerine,

13. (Değişik 12/2/2004 – 5092/10 md.) 68/b maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe gir­mesinden sonra gönderilen hesap özetleri ve ihtarna­melerde,

14. 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Ka­nunun yürürlüğe girdiği tarihte eski düzenlemeye göre ikinci ihbarnamenin henüz gönde­rilmemiş ya da gönderilmiş ama menfi tespit davası açma süre­sinin dolmamış bulun­duğu hacizlerde; beşinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü, eski düzenlemeye göre ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve menfi tespit davası açma süresi sona er­mişse açılacak davalarda,

15. 91 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra vuku bulacak el değiştirmelerde,

16. 111 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den önce yapılan sözleşmelerde de,[55]

17. 114, 115, 116, 126 ve 129 uncu maddelerinde değişiklik yapan hü­kümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ve ilân metni Kanu­nun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan Kurumuna henüz gönderilmemiş bu­lunan satışlarda,

18. 118, 119, 130 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hüküm­leri, Kanu­nun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak satışlarda,

19. 128 ve 128/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürür­lüğe girmesinden sonra yapılan kıymet takdirlerinde,

20. 134 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girme­sinden sonra yapılan ihalenin feshi taleplerinde,

21. 142/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe gir­mesin­den sonra düzenlenen sıra cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada der­dest bir şikâyet ve/veya itiraza konu teşkil etmiş olan sıra cet­vellerinde,

22. 143 üncü maddenin birinci fıkrasında değişiklik yapan hükmü ve 143 üncü maddeye bu Kanunla eklenen yedinci fıkra, Kanunun yürürlüğe gir­mesinden itibaren altı ay sonra, 143 üncü maddesinin altıncı fıkrasında deği­şiklik yapan hükmü, Kanu­nun yürürlüğe girmesinden itibaren,

23. 148/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe gir­mesin­den sonra akdedilecek ipotek sözleşmelerinin tapu siciline tescilinde,

24. 150/b ve 150/ı maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürür­lüğe girmesinden sonra başlatılacak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde,

25. 166 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra verilen iflâs kararlarında,

26. 168 ve 170/b maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürür­lüğe girmesinden sonra başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip­lerde,

27. 169/a maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest itiraz yargılamalarında,

28. 179 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girme­sinden sonra yapılacak iflâsın ertelenmesi taleplerinde,

29. 179/a ve 179/b maddeleri, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest iflâsın ertelenmesi taleplerinde,

30. 185 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanun yürürlüğe gir­diği sı­rada devam eden iflâs tasfiyelerinde,

31. 206 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra düzenlenecek sıra cetvellerinde,

32. 222 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra yapılacak ilk alacaklılar toplanmalarında,

33. 223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, bu Kanunun yürür­lüğe gir­mesinden sonra yapılacak iflâs idaresi toplantılarında,

34. 226 ncı maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra yapılacak sulh ve tahkimlerde,

35. 250 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesin­den sonra düzenlenen pay cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyete konu teşkil etmiş olan pay cetvellerinde,

36. 251 inci maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapan hükmü, yollama yaptığı 143 üncü maddenin birinci fıkrası ve yedinci fıkrası bakımın­dan Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay sonra, yollama yaptığı 143 üncü maddenin altıncı fıkrası bakımından Kanunun yürür­lüğe girmesinden itibaren; 251 inci maddenin ikinci fıkrasına eklenen dör­düncü cümlesi ise Kanunun yürürlüğe gir­mesinden itibaren,

37. 257, 258, 261, 264, 265 ve 268 inci maddelerinde değişiklik ya­pan hü­kümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde,

38. 280 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girme­sinden önce açılmış ve derdest olan iptal davalarında da,[56]

39. 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 296, 297, 298, 300, 301, 302, 303 ve 309 uncu maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile bu Kanunla getirilen 298/a ve 309/a ilâ 309/l maddeleri hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak konkordato taleplerinde,

40. 318, 323 ve 326 ncı maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile 329/a maddesi hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak fev­kalâde mühlet taleplerinde,

Uygulanır.

Meriyet zamanı

Madde 369.- Bu Kanunun meriyeti 4 Eylül 1932 tarihinden başlar.

Kanunu icraya memur olanlar

Madde 370.- Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti me­mur­dur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2004 SAYILI İCRA VE İFLÂS KANUNUNA

İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER

 

1. 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun geçici maddeleri

Geçici Madde 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte takip hangi safhada ise bu safhanın tamamlanmasına kadar eski kanun hükümleri uygula­nır.

Geçici Madde 2.- Alacaklının talebi ve ödeme emrinin tanzimi ile iti­raz ve iti­razın kaldırılması birinci safhayı; haciz ve haczi tamamlıyan mua­meleler ikinci saf­hayı; paraya çevirme son safhayı teşkil eder.

 İflâs yolu ile yapılan takiplerde iflâs kararının kesinleşmesine kadar geçen devre birinci safha; mütaakıp devre ikinci safha sayılır.

Geçici Madde 3.- Konkordato mühletinin bu Kanunun yürürlüğe girme­sinden önce verilmesi halinde kanunun eski 285 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygula­nır.

Geçici Madde 4.- İstihkak davaları haczin icrası tarihinde; iptal da­vaları da iptali istenen muamelelerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerine ta­bidir.

Geçici Madde 5.- 72 nci madde hükümleri bu Kanun yürürlüğe girdik­ten sonra haciz ve rehnin paraya çevrilmesi yoliyle yapılmış bütün takipler hakkında uygulanır.

Geçici Madde 6.- Adalet Bakanlığı 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında sözü geçen Resmi Kararlar Dergisinin en geç bu Kanunun yayınlanmasını takip eden bir sene içinde çıkarılmasını sağlar.

2. 6/6/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanunun geçici maddesi

Geçici Madde.- İcra ve İflas Kanununun bu Kanunla değiştirilen hü­kümleri kanunun yürürlüğe girmesinden önceki olay ve işlemler hakkında da uygulanır.

Şu kadar ki, bu Kanunun, İcra ve İflâs Kanununun;

a. 59, 62, 162 ve 168 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak takipler hakkında,

b. 68 ve 68/a maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yü­rürlüğün­den sonra yapılacak itirazlar hakkında,

c. 78 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak taksit sözleşmeleri hakkında,

d. 79 uncu maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak şikayetler hakkında,

e. 116, 129 ve 133 üncü maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Ka­nunun yü­rürlüğünden sonra vuku bulacak satış, talepleri üzerine yapılacak satışlar hakkında,

f. 135 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra kesinleşen satışlar hakkında,

g. 221 inci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak alacaklılar toplantısı hakkında,

h. 223 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğün­den sonra yapılacak iflâs idare memuru seçimleri ile tahakkuk ettirilecek ücretler hak­kında,

ı. 166, 219, 234, 240, 288, 292, 296 ve 300 üncü maddelerinde deği­şiklik ya­pan hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılacak ilanlar hak­kında,

j. 302 nci maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra verilecek kararlar hakkında,

k. 337, 338, 340, 341 ve 343 üncü maddelerinde değişiklik yapan hü­kümleri ile bu Kanunla getirilen 352/a maddesi hükmü, Kanunun yürürlüğün­den sonra işlene­cek suçlar hakkında,

l. 363 üncü maddesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğün­den sonra verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz talepleri hakkında,

Uygulanır.

3. 9/11/1988 tarihli ve 3494 sayılı Kanunun geçici maddesi

Geçici Madde.- Bu Kanunun, İcra ve İflâs Kanununun 195 ve 196 ncı maddele­rindeki değişiklik yapan faize dair hükümleri, bu Kanunun yürürlük tarihin­den itiba­ren uygulanır.

Ayrıca;

a. 67, 68, 68/a ve 169/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlü­ğünden sonra yapılan itiraz ve şikayetler hakkında,

b. 69, 72, 89, 97, 158, 160, 164, 165, 173, 177, 178, 269/b, 275 ve 345/b maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra açılan davalarda,

c. 83/c, 85, 91 ve 103 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yü­rürlüğünden sonra yapılan haciz işlemleri hakkında,

d. 150/d ve 170/a maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlü­ğünden önce yapılan takipler hakkında,

e. 116, 118, 124, 126, 129, 133 ve 134 üncü maddelerini değiştiren hü­kümleri, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan satışlar hakkında,

f. 221 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan ilk alacaklılar toplantısında,

g. 287 nci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan konkordato talepleri hakkında,

h. 227, 288 ve 363 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlük tarihinden sonra verilen kararlara karşı yapılan temyiz talepleri hakkında,

i. 111 inci maddesini değiştiren hükmü, Kanunun yürürlüğünden önce yapılan taksit sözleşmeleri hakkında,

j. 168 ve 170 inci maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlü­ğünden sonra yapılan takipleri hakkında,

k. 193 ve 194 üncü maddelerini değiştiren hükümleri, Kanunun yürürlü­ğünden sonra açılan iflaslar hakkında,

l. 208, 219, 232, 233, 235 ve 237 nci maddelerini değiştiren hüküm­leri, bu Kanunun yürürlüğünden önce açılan iflaslar hakkında,

m. 278, 279 ve 280 inci maddelerini değiştiren hükümleri, bu Kanunun yü­rürlüğe girmesinden sonra yapılan tasarruf ve şerhler hakkında,

n. 127, 128, 150/g ve 166 ncı maddelerini değiştiren hükümleri, Kanu­nun yü­rürlüğünden sonraki olay ve işlemler hakkında,

o. 68/b ve 150/ı maddelerini değiştiren hükümleri, 2 Mayıs 1985 tari­hinden sonra yapılan takipler hakkında,

Uygulanır.

4. 8/6/2000 tarihli ve 4578 sayılı Kanunun geçici maddesi

Geçici Madde 1.- 2004 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen hükmü, kanu­nun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak dava ve işlerde uygulanır.

5. 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi

Madde 104.- 2004 sayılı Kanunun 309/a ilâ 309/l maddelerinin uygu­lanma­sına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.

 

6. 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun geçici maddesi

Geçici Madde.- Bu Kanunda yer alan “icra tetkik mercii”, “tetkik mercii” ve “mercii” ibareleri “icra mahkemesi”; “icra mercii hâkimi” ve “mercii hâkimi” ibareleri “icra hâkimi” olarak değiştirilmiştir. Çeşitli mevzuatta icra tetkik mercii ve hâki­mine yapılmış bulunan atıflar icra mahkemesi ve hâkimine yapılmış sayılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İCRA VE İFLAS KANUNUNA

 EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN

 YÜRÜRLÜKTEN KALDIRDIĞI

 KANUN VE HÜKÜMLERİ GÖSTERİR LİSTE

 

Yürürlükten Kaldırılan                                                                                                                                                                  Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın

Kanun veya Kanun Hükümleri                     Tarihi          Sayısı  Md.

 

2004 sayılı Kanunun 45 ve 345 inci

maddelerinin son fıkraları                                    29/06/1956     6763                                  42

14 ve 109 uncu maddelerinin ikinci fıkraları          06/06/1985     3222          47

3182 sayılı Kanunun 90 ve 91 inci maddeleri         09/11/1988      3494          61

 

İCRA VE İFLAS KANUNUNA

EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN

YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE

 

2228                                                          -                                      31/05/1933

3890                                                          -                                                  09/09/1940

6763                                                          -                                                  01/01/1957

 51                                                              -                                                  01/06/1962

538                                                            -                                                  06/06/1965

1045                                                           -                                                  28/03/1968

1475                                                           -                                                  01/09/1971

                                      9 uncu bölümden yeralan ceza

                                      hükümleri dışında kalan hükümleri                                                                                                                                                                                                 

2494                                                          -                                                  18/08/1981

3222                                                          -                                                  15/07/1985

3494                                                          -                                                  25/11/1988

4301                                                           -                                                  09/08/1997

4358                                                          -                                                  04/04/1998

4578                                                          -                                                  13/06/2000

4949                                                          -                                                  30/07/2003

4949                              Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler

       hususunda geçici madde 5`e bakınız.

5092                                                          -                                     21/02/2004

 

 

 

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA

DEĞİŞEN UNVAN VE TERİMLERİ GÖSTERİR ÇİZELGE

 

  Değiştiren

kanun / md.        Eski İbare                               Yeni İbare    

 

             538            Cumhuriyet muddeiumumusi    Cumhuriyet savcısı
             538            İstida                                    Dilekçe
             538            İtirazın ref’i (ref’i itiraz)      İtirazın kaldırılması
             538            Kaza dairesi                          Yargı çevresi
             538            Muavin                                  Yardımcı
             538            Muhakame usulü                     Yargılama usulü
             538            Müruru zaman                        Zamanaşımı
             538            Salahiyet                               Yetki
             538            Temyiz Mahkemesi                 Yargıtay
             538            Zabıt (Varakası)                    Tutanak

            2661            Adliye başkatipi                           Yazı işleri müdürü

   3494 / 62            İcra Memuru                                            İcra müdürü

   3494 / 62            İcra Memur Yardımcısı                 İcra müdür Yardımcısı

   3494 / 62            İflâs memuru                         İflâs müdürü

  4949 / 105            İcra reisi                                                 İcra tetkik mercii hâkimi

  4949 / 105            İcra hâkim yardımcısı                   İcra tetkik mercii hâkimi

  4949 / 105            İcra hâkimliği                                          İcra tetkik mercii hâkimi

  4949 / 105            İkametgah                                                Yerleşim yeri

  4949 / 105            Menkul                                                                Taşınır

  4949 / 105            Gayrimenkul                                             Taşınmaz

  4949 / 105            Teferruat                                                Eklenti

    5092 / 11            İcra tetkik mercii                  İcra mahkemesi

    5092 / 11            Tetkik mercii                         İcra mahkemesi

    5092 / 11            Mercii                                   İcra mahkemesi

    5092 / 11            İcra mercii hâkimi                 İcra hâkimi

    5092 / 11            Mercii hâkimi                         İcra hâkimi

 


 

* Kanunda, değişen unvan ve terimler için 153’üncü  sayfadaki çizelgeye bakınız.

[1] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “takip tari­hindeki” ibaresi, “haczin yapıldığı tarihteki” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[2] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle “Bir işin yapılmasına dair olan ilamlar” olan madde başlığı “Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilam­lar” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[3] 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu maddede yer alan “ha­pis ile tazyik olunacağı ve” ibaresi, “hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulun­maz veya” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[4] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle ek yapılan fıkradan sonra gelen fıkralar sırasıyla teselsül ettirilerek madde metnine işlenmiştir.

[5] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle 67 nci maddenin üst baş­lığı “6. İtirazın iptali” iken, “6.İtirazın hükümden düşürülmesi”, madde başlığı “a. Mahke­meye başvurmak suretiyle” iken, “a. İtirazın iptali” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiş­tir.

 

[6] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle 68 inci maddenin başlığı “b. İtirazın kesin olarak kaldırılması suretiyle” olan madde başlığı “ 
b. İtirazın kesin olarak kaldırılması” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. 
 
 

[7] 17/07/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle “itirazın muvakkaten kaldı­rılması suretiyle” olan madde başlığı “itirazın geçici olarak kaldırılması” olarak değiş­tirilmiş ve metne işlenmiştir.

[8] 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “al­dığı” ibaresi, “gönderilen” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[9] 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “he­sap özetleri ile” ibaresinden sonra, “ihtarnameler ve” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

[10] 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “borçlu” kelimesinden sonra, “yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

[11] 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “borç­luyu” kelimesinden sonra, “yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları” iba­resi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

[12] 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle bu fıkrada üçüncü cümle olarak yer alan “Menkullerde başkasına devre mani tedbirler alır” cümlesi madde metnin­den çıkarılmıştır.

[13] 12/2/2004 tarih ve 5092 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yurt dü­zeyinde trajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi “tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[14] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “% 75 ini” ibaresi “yüzde altmışını” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[15] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle bu bentte yer alan “yüzde yetmişbeşini” ibaresi, “yüzde altmışını” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

 

[16] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yetmişbeşini” ibaresi “altmışını” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[17] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “yirmi günü” ibaresi “on günü” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[18] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 37 inci maddesiyle bu cümlede yer alan “ilk fıkrasına” ibaresi “aradığı şartlara” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[19] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 37 inci maddesiyle bu cümlede yer alan “mad­denin ikinci fıkrasındaki” ibaresi “maddedeki” olarak değiştirilmiş ve metne işlen­miştir.

[20] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “işti­rak edenler” ibaresinden sonra “yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

[21] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu maddede yer alan 3, 4, 5, 6 ve 7 nci fıkralar maddeye eklenen fıkralardan sonra gelmek üzere  tesessül ettirilmiştir.

[22] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “ka­rarı,” kelimesinden sonra “karar tarihinde,” ibaresi eklenmiş ve “trajı” kelimeleri “traji” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[23] 12/2/2004 tarih ve ve 5092 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkranın ikinci cümle­sinde yer alan “yurt düzeyinde trajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi  “traji ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden” olarak, üçüncü cümlesinde yer alan “en yüksek” ibaresi “ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan”  olarak değiştirilmiş ve metne işlenmişlerdir.

 

[24] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle “Anonim, limited, koope­ratif şirketlerinin iflası” olan madde başlığı, “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[25] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 53 üncü maddesiyle “İlk alacaklılar toplan­ması mümkün olmazlarsa” olan madde başlığı, “Toplantı veya karar nisabının oluşmaması” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[26] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 53 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “ikiyüzbin” ibaresi “ikimilyar” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[27] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 56 ncı maddesiyle “Toplanma mümkün ol­mazsa” olan bu madde başlığı “Toplantı ve karar nisabının oluşmaması” olarak değiştiril­miş ve metne işlenmiştir.

[28] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle “İhtiyatî haciz” olan madde başlığı “İhtiyatî haciz şartları” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[29] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “bor­cun” ibaresi, “para borcunun” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[30] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “ka­çarsa” ibaresi “kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa” olarak değiştirilmiş metne işlenmiştir.

[31] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 63 üncü maddesiyle “İhtiyati haciz kararına itiraz” olan madde başlığı “İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[32] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle “Diğer butlan halleri” olan madde başlığı “Zarar verme kastından dolayı iptal” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiş­tir.

[33] 12/2/2004 tarih ve ve 5092 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle “Konkortado”olan bap baş­lığı “Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Ya­pılandırılması” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[34] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle 285 inci maddenin başlığın­dan önce gelmek üzere “I. ADÎ KONKORDATO” üst başlığı eklenmiş ve metne işlenmiştir.

[35] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle 2 ve 3 üncü fıkralar 4 ve 5 inci fıkralar olarak teselsül ettirilmiştir.

[36] 12/2/2004 tarih ve ve 5092 sayılı Kanununun 5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi “trajı elbinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[37] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 71 inci maddesiyle “Mühletin neticeleri” olan madde başlığı “mühletin alacaklılar bakımından sonuçları” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[38] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 72 nci maddesiyle “Borçlunun tasarruf yetkisi­nin uzatılması” olan madde başlığı “Mühletin borçlu bakımından sonuçları” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[39] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle “Defter tutulması” olan madde başlığı “Defter tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[40] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 74 üncü maddesiyle “Alacaklıların bildiril­mesi” olan madde başlığı “Alacaklıları davet ve alacakların bildirilmesi” olarak değiştiril­miş ve metne işlenmiştir.

[41] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 75’inci maddesiyle “Konkordatonun mahke­mede tetkiki” olan madde başlığı “Konkordatonun mahkemede incelenmesi” olarak değişti­rilmiş ve metne işlenmiştir.

[42] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “yurt sathında trajı en yüksek beş gazeteden birinde” ibaresi, “Mühlet kararının yayımlandığı gazetede” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[43] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yedi” ibaresi “on” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[44] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 83 üncü maddesiyle “II. İFLASTAN SONRA KONKORDATO” ibaresi üst başlık olarak eklenmiş ve metne işlenmiştir.

[45] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 83 üncü maddesiyle “İflastan sonra konkor­dato”olan 309 uncu maddenin başlığı “Şartları ve hükümleri” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[46] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 84 üncü maddesiyle 309 uncu maddeden sonra gelmek üzere “III. MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATO” ibaresi üst başlık olarak eklenmiş ve metne işlenmiştir.

[47] 12/2/2004 tarih ve ve 5092 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle “yurt düzeyinde yayınla­nan tirajı en yüksek beş gaze­teden” ibaresi “traji ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düze­yinde dağıtımı yapılan gazetelerden” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[48] 12/2/2004 tarih ve  5092 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle 309/l maddesinden sonra gel­mek üzere “IV. SERMAYE ŞİRKETLERİ VE KOOPERATİFLERİN UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRILMASI” üst başlığı eklenmiş ve metne işlenmiştir.

[49] 12/2/2004 tarih ve 5092 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle “Konkordato yetkili kimse­leri hataya düşüren veya konkordato koşullarına uymayan borçlunun cezası” olan madde başlığı “Konkordatoda veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında yetkili kimseleri hataya düşüren ya da konkordato veya uz­laşma yoluyla yeniden yapılandırma koşullarına uymayan borçlunun cezası” olarak değişti­rilmiş ve metne işlenmiştir.

[50] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 95 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “bir se­neye” ibaresi, “altı aya” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[51] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 97 nci maddesiyle “Nafaka hükmüne uymuyanların cezası” olan madde başlığı “Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[52] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 98 inci maddesiyle bu fıkrada geçen “hapis” ibaresi, “hafif hapis” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[53] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 100 üncü maddesiyle, “352/a” olan bu madde­nin numarası, “352/b” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[54] 17/7/2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunun 101 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yüzmilyon” ibaresi “ikimilyar” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

[55] 12/2/2004  gün ve 5092 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “sözleş­melerde” ibaresinden sonra gelmek üzere “de” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiş­tir.

[56] 12/2/2004  gün ve 5092 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “davala­rında” ibaresinden sonra gelmek üzere “da” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.