|
T.C. ADALET BAKANLIĞI Hukuk İşleri
Genel Müdürlüğü Sayı :B030HİG0000003-158-2005 ..../..../2005 Konu : Evlenmekle yabancı kocasına soyadını
veren Türk vatandaşı kadının soyadının
nüfusa tescili ULUSLARARASI HUKUK VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE İlgi : 13.04.2005 tarihli ve 302279 sayılı yazınız. İlgi yazınız ekleri ve konu incelendi. İç hukukumuzda, evlenen kadının soyadına ilişkin esaslar öncelikle; 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 187. maddesinde belirlenmiş olup, buna göre; kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir. İçişleri Bakanlığınca çıkarılan “Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetlerine Ait Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönergesinin”, “Evlenmenin Aile Kütüklerine Tescil Edilmesi” kısmında yer alan “Evlenen kadının soyadına ilişkin esaslar” başlıklı 107. maddesinde de “Evlenen kadın kocasının soyadını alır. Kadın koca soyadı ile birlikte önceki soyadını da taşımak istediğini evlenme akdi sırasında yazılı olarak evlendirme memurluğuna, evlenme akdi sırasında müracaat etmemiş ise daha sonra nüfus müdürlüğüne başvurarak yazılı olarak talep edebilir. Bu tür müracaatlarda “İdarece kayıt düzeltme ve tamamlama formu düzenlenmek suretiyle tamamlama işlemi yapılır.....” denilmek suretiyle Medenî Kanunun yukarıda yazılı 187. maddesi tekrar olunmuştur. Somut olayda; Türk vatandaşı olan ............. isimli kişinin, bir Alman vatandaşı ile yetkili Alman makamları önünde yapmış olduğu evliliği ve Alman mevzuatına uygun olarak da, evlendiği kişinin, soyadını değiştirmek suretiyle .............soy ismini alması söz konusudur. Bu aşamada, yurt dışında mahalli makamlarca yapılan evlenme akitlerinin nüfusa tescili konusu gündeme gelmekle; konuya ilişkin 1587 sayılı Nüfus Kanununun 25.maddesinde yer alan düzenleme uyarınca; Taraflardan birisi veya ikisi Türk vatandaşı olan kimselerden evlenmelerine kanunî engel bulunmayanların yetkili mahalli makamlarca yapılan evlenmeleri konsoloslarımız tarafından tescil ettirilmek üzere İçişleri Bakanlığına bildirilir. Konsolosluğumuz bulunmayan yerlerde mahallî yetkili makamlarca yapılan evlenme akitlerinin nüfus idarelerine veya en yakın Türk Konsolosluğuna bildirilmesi ile koca, Türk kadının yabancı uyruklu erkekle evlenmesi halinde karı ödevlidir. Yine, yukarıda sözü edilen Yönerge’nin “Evlenme” konusunun düzenleyen bölümündeki, “Yabancı makamlar önünde yapılan evlenmelerde bildirim yükümlülüğü” başlıklı 109.maddesinde; “Yurt dışında yabancı yetkili makam önünde yapılan evlenmenin bildirimi, dış temsilciliklerimize eşlerden biri tarafından, evlenmeyi yapan yetkili makamlardan alınacak evlenme belgesinin konsolosluğumuza verilmesi ile yapılır. Evlenmenin yapıldığı yerde dış temsilciliğimiz bulunmadığı ya da herhangi bir nedenle dış temsilciliklerimize bildirimde bulunulmadığı takdirde, yabancı makamlardan alınan evlenme belgesi, Türkçe’ye çevrilip usulüne göre onanmış olmak şartıyla yurt içinde herhangi bir ilçe nüfus müdürlüğüne verilmek suretiyle de evlenme bildirimi yapılabilir. Bu belgeye dayanılarak evlenme aile kütüğüne tescil edilir.....”; “Türk vatandaşlarının yurtdışında yaptıkları evlenmelerin aile kütüklerine tescil edilmesi” başlıklı 110.maddesinde; “Vatandaşlarımızın yurt dışında yetkili makamlar önünde yaptıkları evlenmelere ait, ilgililerce verilen belgelere dayanarak dış temsilciliklerimizce iki örnek evlenme bildirimi düzenlenir. Bu bildirimlerin bir ay içerisinde erkeğin, erkek yabancı uyruklu ise kadının kayıtlı olduğu ilçe nüfus müdürlüğüne gönderilmesi zorunludur. Evlenme bildirimlerini alan ilçe nüfus müdürlüğünce, bu Yönergenin 106 ve 107 nci maddelerinde açıklandığı şekilde işlem yapılır.” hükmü mevcuttur. Atıfta bulunulan Yönergenin 106.maddesi, evlendirmenin aile kütüğüne tescili ile ilgili usulü işlemlere ilişkin olup; 107.maddede, evlenen kadının kocasının soyadını alacağı belirtildikten sonra kadının kocasının soyadı ile birlikte önceki soyadını taşımak istemesi durumunda yapılacak usulü işlemlere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Sonuç itibariyle, yukarıda sözü edilen düzenlemeler çerçevesinde usulü işlemlerde herhangi bir eksiklik yoksa, dış temsilciliklerce, Yönergenin 110.maddesinde belirtilen şekilde işlem yapılmak suretiyle evlenme bildiriminin ilgili ilçe nüfus müdürlüğüne gönderilmesi gereklidir. Ancak dış temsilciliğimiz tarafından, bu işlemin yapılıp yapılamayacağı hususunda Türk Medenî Kanununun 187.maddesi hükmü karşısında tereddüde düşüldüğü görülmektedir. Bu aşamada ise; uygulamanın nasıl yönlendiğine bakmak yerinde olacaktır. Soyadı değişikliği amaçlı bir nüfus kayıt düzeltilmesi davasının temyizen Yargıtay’a gelmesi sonucunda, Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin; yabancı uyruklu bir erkekle yurtdışında yetkili mahalli makamlar önünde evlenen ve evliliğin yapıldığı yer yasaları uyarınca Türk vatandaşı olan kadının soyadını kullanmayı tercih eden çiftin soyadlarının iç hukukumuzdaki durumuna yorum getiren 22.02.2005 tarihli ve 2004/10332 Esas, 2005/1151 Karar sayılı kararında “....davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin evli olup Alman eşinin soyadının “Gönenli” olmasına karşın Türkiye’de soyadının “Bohnes” olarak nüfusa kaydedildiğini ileri sürerek nüfus kütüğündeki “Bohnes” soyadının “Gönenli” olarak düzeltilmesini istemiştir. Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden soyadının değiştirilmesini isteyen ........... halen evli olduğu eşinin “Gönenli” soyadını taşıdığı anlaşılmaktadır. Türk Medenî Kanununun 187.maddesi hükmüne göre kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Somut olayda davacı kadının kızlık soyadı “Gönenli” dir. Alman uyruklu olan Ralf Joachim ile evlendiğinde de Alman yasaları uyarınca seçimlik hakkını kullanarak bu çift kadının soyadını almıştır. Dolayısıyla davacı ............ gerek kızlık soyadı gerekse evlendikten sonraki soyadı “Gönenli” olduğu gözönünde bulundurularak isteminin kabulü ile Türkiye’de (İzmir-Konak ilçesinde) nüfusa yazılı “Bohnes” olan soyadının “Gönenli” olarak değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,....” denildiği görülmektedir. Yargıtay 18.Hukuk Dairesine ait bu kararda yapılan yorum gözetildiğinde, yukarıda sözü edilen düzenlemeler çerçevesinde, usulü işlemlerde herhangi bir eksiklik yoksa, Karlsruhe Başkonsolosluğuna evliliğinin nüfus idaresine bildirilmesi için başvuran Fadime Anar isimli kişinin talebinin kabulünün gerektiği düşünülmektedir. Bilgilerinize arz ederim. Genel
Müdür |