T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

 

SAYI    :B030HİG0000003-102-2003                                                                                        ANKARA

KONU  :Kanun yararına temyiz                                                                                                  ..../..../2004

 

 

YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 

 

              Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.05.2002 tarih ve 2001/308 Esas, 2002/120 Karar sayılı hükmünün kanun yararına temyiz edilmesi istenilmiş olup, istek yerinde görülmekle gereği için dosya ekte sunulmuştur.

 

              Davacı Mehmet Halit Yılıcak’ın 24.08.2001 tarihli dava dilekçesiyle Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, 20.09.1979 doğumlu kızı Fatma’nın doğum tarihinin 05.05.1984, 10.10.1981 doğumlu kızı Suzan’ın doğum tarihinin 05.05.1985, 10.10.1983 doğumlu kızı Durdane’nin doğum tarihinin 01.01.1988, 10.10.1985 doğumlu kızı Müjde’nin doğum tarihinin 01.01.1989, 18.05.1988 doğumlu kızı Yurdıhan’ın doğum tarihinin 01.01.1991, 18.05.1990 doğumlu kızı Büşra’nın doğum tarihinin 01.01.1992 olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece Fatma, Suzan ve Durdane için açılan davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine, Müjde, Yurdıhan ve Büşra yönünden taleplerin kabulü ile yaşlarının tashihine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

 

              Yaşının tashihi istenilen Müjde’nin doğum tarihi 01.01.1989 olarak düzeltilmiş ise de, incelenen dosyada mevcut nüfus kaydından Müjde’nin 01.10.1987 tarihinde nüfusa tescil edildiği anlaşılmıştır. Bir kimsenin doğmadan  önce nüfus kütüğüne tescili  mümkün değildir.

 

  Hakimin nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeksizin nüfus kayıtlarında çelişki yaratacak şekilde  hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

 

Diğer taraftan;

 

10.10.1983 doğumlu Durdane yargılama sırasında 18 yaşını bitirmek suretiyle reşit olmuştur. Bu durumda  Durdane’ye velayeten dava açan babanın kanuni temsilci sıfatı sona ermiş olup, kızını davada temsil etme olanağı kalmamıştır.

 

Mahkemece dava sırasında reşit olduğu anlaşılan Durdane’ye davetiye çıkarılarak onun huzuru ile davaya bakılması gerekirken, dava tarihi itibariyle reşit olmadığı halde adı geçen yönünden davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması da doğru bulunmamıştır.

 

SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle, Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararının kanun yararına temyiz edilerek, bozulması halinde yayımlanmak üzere Yargıtay kararından bir örneğin gönderilmesinin teminini arz ederim.

 

 

 

                                                                                              Fahri KASIRGA

                                                                                            Hakim

                                                                                             Bakan a.

                                                                                           Müsteşar

EK: Dosya